8. Sınıf Türkçe

8. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Testleri

Sözcükte Anlam konusundaki soruları çözümlü testlerle pekiştir.

8. Sınıf Sözcükte Anlam Testleri

8. sınıf Türkçe Sözcükte Anlam testleri; gerçek, mecaz, yan ve terim anlamı, çok anlamlı sözcükleri, eş ve zıt anlam ilişkilerini, deyim ve atasözlerini pekiştirir. Sözcüğün anlamını belirlerken cümledeki kullanımına ve bağlama bakmak gerekir.

Anlam Türleri

Gerçek anlam sözcüğün temel anlamıdır; mecaz anlamda sözcük temel anlamından uzaklaşır. Yan anlam, temel anlamla ilişkili yeni kullanımdır. Terim anlam ise bilim, sanat, spor veya meslek alanına özgü kavramı karşılar.

Anlam İlişkileri ve Kalıplaşmış Sözler

Eş anlamlı, zıt anlamlı ve sesteş sözcükler cümle içinde değerlendirilmelidir. Deyimler kalıplaşmış ve çoğu zaman mecazlı söz gruplarıdır; atasözleri ise genel bir yargı veya öğüt bildirir.

8. Test

8. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Testleri

Sözcükte Anlam konusu 8. test.

Her soruda doğru seçeneği işaretle.

10 Soru
0/10 Soru0 %
Doğru 0
Yanlış 0
Boş 10
1. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük “üzülmek, canı sıkılmak” anlamında kullanılmıştır? A) Bu sözleri duyunca çok kırıldı. B) Eski vazo düşüp kırıldı. C) Uzun yürüyüşten sonra ayağı kırıldı. D) Odunları küçük parçalara kırdı.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

seçeneğiDnde “kırıldı” sözcüğü, fiziksel olarak kırılma anlamında değil; kişinin duyduğu sözler yüzünden “incinmek, üzülmek, canı sıkılmak” anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. B seçeneğinde vazonun düşüp parçalanması, C seçeneğinde ayağın kemik olarak kırılması, D seçeneğinde ise odunların parçalanması anlatılır. Bunların hepsi gerçek (somut) anlamdır. Bu nedenle doğru cevap D370’dır.

  1. Çözüm: seçeneğiDnde “kırıldı” sözcüğü, fiziksel olarak kırılma anlamında değil; kişinin duyduğu sözler yüzünden “incinmek, üzülmek, canı sıkılmak” anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. B seçeneğinde vazonun düşüp parçalanması, C seçeneğinde ayağın kemik olarak kırılması, D seçeneğinde ise odunların parçalanması anlatılır. Bunların hepsi gerçek (somut) anlamdır. Bu nedenle doğru cevap D370’dır.

seçeneğiD3nde “kırıldı” sözcüğü, fiziksel olarak kırılma anlamında değil; kişinin duyduğu sözler yüzünden “incinmek, üzülmek, canı sıkılmak” anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. B seçeneğinde vazonun düşüp parçalanması, C seçeneğinde ayağın kemik olarak kırılması, D seçeneğinde ise odunların parçalanması anlatılır. Bunların hepsi gerçek (somut) anlamdır. Bu nedenle doğru cevap D373’dır.

2. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır? A) Bu işte onun eli var. B) Elini yıkayıp masaya oturdu. C) Çantayı eline alıp dışarı çıktı. D) Küçük çocuk annesinin elini tuttu.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

A seçeneğinde “eli var” ifadesi, “bir işte payı/etkisi bulunmak, karışmış olmak” anlamında kullanılmıştır. Burada “el” sözcüğü gerçek anlamıyla (organ) değil, “katkı/etki” anlamıyla kullanıldığı için mecaz anlamlıdır. B, C ve D seçeneklerinde “el” sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır: B’de yıkanan organ “el”dir, C’de çanta “ele” alınır, D’de çocuk annesinin elini (organını) tutar. Bu yüzden doğru cevap A’dır.

  1. Çözüm: A seçeneğinde “eli var” ifadesi, “bir işte payı/etkisi bulunmak, karışmış olmak” anlamında kullanılmıştır. Burada “el” sözcüğü gerçek anlamıyla (organ) değil, “katkı/etki” anlamıyla kullanıldığı için mecaz anlamlıdır. B, C ve D seçeneklerinde “el” sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır: B’de yıkanan organ “el”dir, C’de çanta “ele” alınır, D’de çocuk annesinin elini (organını) tutar. Bu yüzden doğru cevap A’dır.

A seçeneğinde “eli var” ifadesi, “bir işte payı/etkisi bulunmak, karışmış olmak” anlamında kullanılmıştır. Burada “el” sözcüğü gerçek anlamıyla (organ) değil, “katkı/etki” anlamıyla kullanıldığı için mecaz anlamlıdır. B, C ve D seçeneklerinde “el” sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır: B’de yıkanan organ “el”dir, C’de çanta “ele” alınır, D’de çocuk annesinin elini (organını) tutar. Bu yüzden doğru cevap A’dır.

3. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır? A) Bu sorunun cevabı oldukça *açık*. B) Pencereden içeri *soğuk* hava giriyor. C) Dün akşam çok *tatlı* bir pasta yedik. D) Bugün deniz *sakin* görünüyor.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

seçeneğiBnde “açık” sözcüğü, “kapalı olmayan” anlamında değil; “anlaşılır, net” anlamında kullanılmıştır. Bu kullanım, sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşıp soyut bir anlam kazanmasıdır; yani mecaz anlamdır. B seçeneğinde “soğuk” hava sıcaklığını bildirir, gerçek anlamdadır. C seçeneğinde “tatlı” pastanın tadını bildirir, gerçek anlamdadır. D seçeneğinde “sakin” denizin dalgasız, durgun olma durumunu anlatır; bu da gerçek anlamdır. Bu nedenle doğru cevap B447’dır.

  1. Çözüm: seçeneğiBnde “açık” sözcüğü, “kapalı olmayan” anlamında değil; “anlaşılır, net” anlamında kullanılmıştır. Bu kullanım, sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşıp soyut bir anlam kazanmasıdır; yani mecaz anlamdır. B seçeneğinde “soğuk” hava sıcaklığını bildirir, gerçek anlamdadır. C seçeneğinde “tatlı” pastanın tadını bildirir, gerçek anlamdadır. D seçeneğinde “sakin” denizin dalgasız, durgun olma durumunu anlatır; bu da gerçek anlamdır. Bu nedenle doğru cevap B447’dır.

seçeneğiB3nde “açık” sözcüğü, “kapalı olmayan” anlamında değil; “anlaşılır, net” anlamında kullanılmıştır. Bu kullanım, sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşıp soyut bir anlam kazanmasıdır; yani mecaz anlamdır. B seçeneğinde “soğuk” hava sıcaklığını bildirir, gerçek anlamdadır. C seçeneğinde “tatlı” pastanın tadını bildirir, gerçek anlamdadır. D seçeneğinde “sakin” denizin dalgasız, durgun olma durumunu anlatır; bu da gerçek anlamdır. Bu nedenle doğru cevap B450’dır.

4. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “yaklaşık, aşağı yukarı” anlamı katmıştır? A) Bu işi bitirmek için _hemen_ yola çıkmalıyız. B) Toplantı _neredeyse_ iki saat sürdü. C) Soruyu _doğrudan_ cevapladı. D) Bu konuyu _büsbütün_ unuttum.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

“Yaklaşık, aşağı yukarı” anlamı; bir sürenin, miktarın ya da durumun kesin olmadığını, tahmini olduğunu bildirir. seçeneğiC114nde “Toplantı neredeyse iki saat sürdü.” cümlesindeki “neredeyse” sözcüğü “yaklaşık iki saat” anlamına gelir; süreyi kesinleştirmez, tahmini bir değer verir. Diğer seçeneklerdeki altı çizili sözcükler bu anlamı vermez: “hemen” (derhâl), “doğrudan” (dolaylı olmadan), “büsbütün” (tamamen) anlamındadır. Bu nedenle doğru cevap C437’dir.

  1. Çözüm: “Yaklaşık, aşağı yukarı” anlamı; bir sürenin, miktarın ya da durumun kesin olmadığını, tahmini olduğunu bildirir. seçeneğiC114nde “Toplantı neredeyse iki saat sürdü.” cümlesindeki “neredeyse” sözcüğü “yaklaşık iki saat” anlamına gelir; süreyi kesinleştirmez, tahmini bir değer verir. Diğer seçeneklerdeki altı çizili sözcükler bu anlamı vermez: “hemen” (derhâl), “doğrudan” (dolaylı olmadan), “büsbütün” (tamamen) anlamındadır. Bu nedenle doğru cevap C437’dir.

“Yaklaşık, aşağı yukarı” anlamı; bir sürenin, miktarın ya da durumun kesin olmadığını, tahmini olduğunu bildirir. seçeneğiC117nde “Toplantı neredeyse iki saat sürdü.” cümlesindeki “neredeyse” sözcüğü “yaklaşık iki saat” anlamına gelir; süreyi kesinleştirmez, tahmini bir değer verir. Diğer seçeneklerdeki altı çizili sözcükler bu anlamı vermez: “hemen” (derhâl), “doğrudan” (dolaylı olmadan), “büsbütün” (tamamen) anlamındadır. Bu nedenle doğru cevap C440’dir.

5. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “yaklaşık, aşağı yukarı” anlamı katmıştır? A) Bu konuyu *hemen* çözmemiz gerekiyor. B) Yol *yaklaşık* iki saat sürer. C) Bu işi *tam* zamanında bitirdi. D) Soruyu *kesinlikle* yanlış anlamış.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

“Yaklaşık, aşağı yukarı” anlamı; sayının, sürenin ya da miktarın kesin olmadığını, tahmini bir değer verildiğini gösterir. seçeneğiD123nde “Yol yaklaşık iki saat sürer.” cümlesindeki *yaklaşık* sözcüğü, sürenin kesin 2 saat olmadığını; 2 saate yakın bir zaman olduğunu belirtir. Bu nedenle doğru cevap D288’dir. Diğer seçeneklerdeki sözcükler tahmin bildirmez: - A’daki *hemen* “derhal, gecikmeden” anlamındadır. - C’deki *tam* “eksiksiz, tam olarak” anlamı katar ve kesinlik bildirir. - D’deki *kesinlikle* “kuşkuya yer bırakmadan” anlamındadır ve yine kesinlik bildirir.

  1. Çözüm: “Yaklaşık, aşağı yukarı” anlamı; sayının, sürenin ya da miktarın kesin olmadığını, tahmini bir değer verildiğini gösterir. seçeneğiD123nde “Yol yaklaşık iki saat sürer.” cümlesindeki *yaklaşık* sözcüğü, sürenin kesin 2 saat olmadığını; 2 saate yakın bir zaman olduğunu belirtir. Bu nedenle doğru cevap D288’dir. Diğer seçeneklerdeki sözcükler tahmin bildirmez: - A’daki *hemen* “derhal, gecikmeden” anlamındadır. - C’deki *tam* “eksiksiz, tam olarak” anlamı katar ve kesinlik bildirir. - D’deki *kesinlikle* “kuşkuya yer bırakmadan” anlamındadır ve yine kesinlik bildirir.

“Yaklaşık, aşağı yukarı” anlamı; sayının, sürenin ya da miktarın kesin olmadığını, tahmini bir değer verildiğini gösterir. seçeneğiD126nde “Yol yaklaşık iki saat sürer.” cümlesindeki *yaklaşık* sözcüğü, sürenin kesin 2 saat olmadığını; 2 saate yakın bir zaman olduğunu belirtir. Bu nedenle doğru cevap D291’dir. Diğer seçeneklerdeki sözcükler tahmin bildirmez: - A’daki *hemen* “derhal, gecikmeden” anlamındadır. - C’deki *tam* “eksiksiz, tam olarak” anlamı katar ve kesinlik bildirir. - D’deki *kesinlikle* “kuşkuya yer bırakmadan” anlamındadır ve yine kesinlik bildirir.

6. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

A şıkkında derin sözcüğü, “bir şeyin boyut olarak aşağı doğru çok olması” anlamında değil; “ayrıntılı, kapsamlı, üzerinde ciddi biçimde düşünülmüş” anlamında kullanılmıştır. Bu nedenle mecaz anlam taşır. B, C ve D şıklarında derin sözcüğü; kuyu, deniz ve gölet gibi somut varlıkların ölçülebilen fiziksel özelliğini (derinlik miktarını) belirtir. Bu kullanım gerçek (temel) anlamdır. Bu yüzden doğru cevap A’dır.

  1. Çözüm: A şıkkında derin sözcüğü, “bir şeyin boyut olarak aşağı doğru çok olması” anlamında değil; “ayrıntılı, kapsamlı, üzerinde ciddi biçimde düşünülmüş” anlamında kullanılmıştır. Bu nedenle mecaz anlam taşır. B, C ve D şıklarında derin sözcüğü; kuyu, deniz ve gölet gibi somut varlıkların ölçülebilen fiziksel özelliğini (derinlik miktarını) belirtir. Bu kullanım gerçek (temel) anlamdır. Bu yüzden doğru cevap A’dır.

A şıkkında derin sözcüğü, “bir şeyin boyut olarak aşağı doğru çok olması” anlamında değil; “ayrıntılı, kapsamlı, üzerinde ciddi biçimde düşünülmüş” anlamında kullanılmıştır. Bu nedenle mecaz anlam taşır. B, C ve D şıklarında derin sözcüğü; kuyu, deniz ve gölet gibi somut varlıkların ölçülebilen fiziksel özelliğini (derinlik miktarını) belirtir. Bu kullanım gerçek (temel) anlamdır. Bu yüzden doğru cevap A’dır.

7. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük “bir işin veya durumun olumsuz yönü, sakıncası” anlamında kullanılmıştır? A) Bu planın en büyük *yanı*, herkesin kolayca uygulayabilmesi. B) Bu yöntemin iyi *yanı* kadar kötü *yanı* da var. C) Masanın *yanı* boştu, oraya oturdum. D) Yolun *yanı* ağaçlarla kaplıydı.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

Soruda altı çizili “yan” sözcüğünün “bir işin veya durumun olumsuz yönü, sakıncası” anlamında kullanıldığı cümle isteniyor. A seçeneğinde “yan” sözcüğü “özellik, yön” anlamında olumlu bir nitelik bildiriyor: “en büyük yanı” (avantaj). B seçeneğinde “iyi yanı” ve “kötü yanı” ifadeleri karşılaştırılıyor. Buradaki “kötü yanı” tam olarak “olumsuz yönü, sakıncası” anlamındadır. C ve D seçeneklerinde ise “yan” sözcüğü “bir şeyin yanı, kenarı, yakın çevresi” anlamında kullanılmıştır (masanın yanı, yolun yanı). Bu nedenle doğru cevap B’dir.

  1. Çözüm: Soruda altı çizili “yan” sözcüğünün “bir işin veya durumun olumsuz yönü, sakıncası” anlamında kullanıldığı cümle isteniyor. A seçeneğinde “yan” sözcüğü “özellik, yön” anlamında olumlu bir nitelik bildiriyor: “en büyük yanı” (avantaj). B seçeneğinde “iyi yanı” ve “kötü yanı” ifadeleri karşılaştırılıyor. Buradaki “kötü yanı” tam olarak “olumsuz yönü, sakıncası” anlamındadır. C ve D seçeneklerinde ise “yan” sözcüğü “bir şeyin yanı, kenarı, yakın çevresi” anlamında kullanılmıştır (masanın yanı, yolun yanı). Bu nedenle doğru cevap B’dir.

Soruda altı çizili “yan” sözcüğünün “bir işin veya durumun olumsuz yönü, sakıncası” anlamında kullanıldığı cümle isteniyor. A seçeneğinde “yan” sözcüğü “özellik, yön” anlamında olumlu bir nitelik bildiriyor: “en büyük yanı” (avantaj). B seçeneğinde “iyi yanı” ve “kötü yanı” ifadeleri karşılaştırılıyor. Buradaki “kötü yanı” tam olarak “olumsuz yönü, sakıncası” anlamındadır. C ve D seçeneklerinde ise “yan” sözcüğü “bir şeyin yanı, kenarı, yakın çevresi” anlamında kullanılmıştır (masanın yanı, yolun yanı). Bu nedenle doğru cevap B’dir.

8. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük “yapmacık, içten olmayan” anlamında kullanılmıştır? A) Bu konudaki eleştirileri oldukça _sert_ buldu. B) Konuşurken takındığı _samimi_ tavır herkesi rahatlattı. C) Toplantıda söyledikleri çok _samimi_ geldi ama davranışları öyle değildi. D) Yaşananları _samimi_ bir dille anlattığı için herkes etkilendi.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

Soru, “samimi” sözcüğünün “yapmacık, içten olmayan” anlamına yakın bir şekilde kullanıldığı cümleyi soruyor. “Samimi” normalde “içten, doğal, candan” demektir; ancak bazı bağlamlarda sözcük, karşılaştırma/çelişki üzerinden “içten değilmiş gibi” anlamı düşündürebilir. B seçeneğinde “samimi tavır” ifadesi doğrudan “içten, candan” anlamındadır. D seçeneğinde de “samimi bir dille anlatmak” yine “içten, doğal” anlamına gelir. A seçeneğinde ise altı çizili sözcük “sert”tir; “samimi” ile ilgili değildir. C seçeneğinde “Söyledikleri çok samimi geldi ama davranışları öyle değildi.” denilerek bir çelişki kurulmuştur. Kişinin sözleri “samimi” (içten) gibi görünse de davranışlarının bunu desteklemediği belirtilir. Bu kullanım, sözcüğün bağlam içinde “gerçekten içten olmayan, yapmacık olma ihtimali bulunan” anlamını işaret eder. Bu nedenle doğru cevap C’dir.

  1. Çözüm: Soru, “samimi” sözcüğünün “yapmacık, içten olmayan” anlamına yakın bir şekilde kullanıldığı cümleyi soruyor. “Samimi” normalde “içten, doğal, candan” demektir; ancak bazı bağlamlarda sözcük, karşılaştırma/çelişki üzerinden “içten değilmiş gibi” anlamı düşündürebilir. B seçeneğinde “samimi tavır” ifadesi doğrudan “içten, candan” anlamındadır. D seçeneğinde de “samimi bir dille anlatmak” yine “içten, doğal” anlamına gelir. A seçeneğinde ise altı çizili sözcük “sert”tir; “samimi” ile ilgili değildir. C seçeneğinde “Söyledikleri çok samimi geldi ama davranışları öyle değildi.” denilerek bir çelişki kurulmuştur. Kişinin sözleri “samimi” (içten) gibi görünse de davranışlarının bunu desteklemediği belirtilir. Bu kullanım, sözcüğün bağlam içinde “gerçekten içten olmayan, yapmacık olma ihtimali bulunan” anlamını işaret eder. Bu nedenle doğru cevap C’dir.

Soru, “samimi” sözcüğünün “yapmacık, içten olmayan” anlamına yakın bir şekilde kullanıldığı cümleyi soruyor. “Samimi” normalde “içten, doğal, candan” demektir; ancak bazı bağlamlarda sözcük, karşılaştırma/çelişki üzerinden “içten değilmiş gibi” anlamı düşündürebilir. B seçeneğinde “samimi tavır” ifadesi doğrudan “içten, candan” anlamındadır. D seçeneğinde de “samimi bir dille anlatmak” yine “içten, doğal” anlamına gelir. A seçeneğinde ise altı çizili sözcük “sert”tir; “samimi” ile ilgili değildir. C seçeneğinde “Söyledikleri çok samimi geldi ama davranışları öyle değildi.” denilerek bir çelişki kurulmuştur. Kişinin sözleri “samimi” (içten) gibi görünse de davranışlarının bunu desteklemediği belirtilir. Bu kullanım, sözcüğün bağlam içinde “gerçekten içten olmayan, yapmacık olma ihtimali bulunan” anlamını işaret eder. Bu nedenle doğru cevap C’dir.

9. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük “gerçek anlamının dışında, mecaz anlamda” kullanılmıştır? A) Bu işin temeli sağlam olursa ileride sorun çıkmaz. B) Sabah soğuk hava yüzünden montumu giydim. C) Yolda yürürken ayağıma küçük bir taş takıldı. D) Masanın üzerindeki cam bardak kırılmış.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

“Mecaz anlam”, bir sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşıp benzetme ya da aktarma yoluyla yeni bir anlam kazanmasıdır. seçeneğiD116nde “temel” sözcüğü gerçek anlamıyla “bir yapının en alttaki taşıyıcı bölümü” demektir. Ancak cümlede “işin temeli” ifadesiyle “işin dayandığı ana unsur, esas, başlangıç” kastedilmiştir. Bu kullanım gerçek anlamdan uzaklaştığı için mecazdır. B’de “soğuk hava” ifadesi havanın düşük sıcaklıkta olmasıdır; gerçek anlamdır. C’de “taş” ayağa takılan gerçek bir nesnedir; gerçek anlamdır. D’de “cam bardak” ifadesi bardak malzemesini belirtir; gerçek anlamdır. Bu nedenle doğru cevap D593’dır.

  1. Çözüm: “Mecaz anlam”, bir sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşıp benzetme ya da aktarma yoluyla yeni bir anlam kazanmasıdır. seçeneğiD116nde “temel” sözcüğü gerçek anlamıyla “bir yapının en alttaki taşıyıcı bölümü” demektir. Ancak cümlede “işin temeli” ifadesiyle “işin dayandığı ana unsur, esas, başlangıç” kastedilmiştir. Bu kullanım gerçek anlamdan uzaklaştığı için mecazdır. B’de “soğuk hava” ifadesi havanın düşük sıcaklıkta olmasıdır; gerçek anlamdır. C’de “taş” ayağa takılan gerçek bir nesnedir; gerçek anlamdır. D’de “cam bardak” ifadesi bardak malzemesini belirtir; gerçek anlamdır. Bu nedenle doğru cevap D593’dır.

“Mecaz anlam”, bir sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşıp benzetme ya da aktarma yoluyla yeni bir anlam kazanmasıdır. seçeneğiD119nde “temel” sözcüğü gerçek anlamıyla “bir yapının en alttaki taşıyıcı bölümü” demektir. Ancak cümlede “işin temeli” ifadesiyle “işin dayandığı ana unsur, esas, başlangıç” kastedilmiştir. Bu kullanım gerçek anlamdan uzaklaştığı için mecazdır. B’de “soğuk hava” ifadesi havanın düşük sıcaklıkta olmasıdır; gerçek anlamdır. C’de “taş” ayağa takılan gerçek bir nesnedir; gerçek anlamdır. D’de “cam bardak” ifadesi bardak malzemesini belirtir; gerçek anlamdır. Bu nedenle doğru cevap D596’dır.

10. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük “görevinden kendi isteğiyle ayrılmak” anlamında kullanılmıştır? A) Müdür, toplantının sonunda bazı konularda geri adım attı. B) Yoğun tempoya daha fazla dayanamayınca görevinden _çekildi_. C) Yağmur başlayınca herkes saçak altına _çekildi_. D) Fotoğrafı daha net olsun diye perdeyi biraz _çekti_.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

Soru, “çekilmek” sözcüğünün “görevinden kendi isteğiyle ayrılmak (istifa etmek)” anlamında kullanıldığı cümleyi soruyor. seçeneğiA121nde “görevinden çekildi” ifadesi, kişinin görevini bırakması/istifa etmesi anlamındadır. Bu kullanım doğrudan “görevden ayrılmak” anlamını verir. Diğer seçeneklerde “çekilmek/çekmek” farklı anlamlarda kullanılmıştır: A’da “geri adım atmak” bir düşünceden/karardan vazgeçmek anlamındadır, görevden ayrılmak değildir. C’de “saçak altına çekilmek” bir yere sığınmak, bir noktaya doğru gitmek anlamındadır. D’de “perdeyi çekmek” nesneyi kendine doğru hareket ettirmek anlamındadır. Bu nedenle doğru cevap A620’dir.

  1. Çözüm: Soru, “çekilmek” sözcüğünün “görevinden kendi isteğiyle ayrılmak (istifa etmek)” anlamında kullanıldığı cümleyi soruyor. seçeneğiA121nde “görevinden çekildi” ifadesi, kişinin görevini bırakması/istifa etmesi anlamındadır. Bu kullanım doğrudan “görevden ayrılmak” anlamını verir. Diğer seçeneklerde “çekilmek/çekmek” farklı anlamlarda kullanılmıştır: A’da “geri adım atmak” bir düşünceden/karardan vazgeçmek anlamındadır, görevden ayrılmak değildir. C’de “saçak altına çekilmek” bir yere sığınmak, bir noktaya doğru gitmek anlamındadır. D’de “perdeyi çekmek” nesneyi kendine doğru hareket ettirmek anlamındadır. Bu nedenle doğru cevap A620’dir.

Soru, “çekilmek” sözcüğünün “görevinden kendi isteğiyle ayrılmak (istifa etmek)” anlamında kullanıldığı cümleyi soruyor. seçeneğiA124nde “görevinden çekildi” ifadesi, kişinin görevini bırakması/istifa etmesi anlamındadır. Bu kullanım doğrudan “görevden ayrılmak” anlamını verir. Diğer seçeneklerde “çekilmek/çekmek” farklı anlamlarda kullanılmıştır: A’da “geri adım atmak” bir düşünceden/karardan vazgeçmek anlamındadır, görevden ayrılmak değildir. C’de “saçak altına çekilmek” bir yere sığınmak, bir noktaya doğru gitmek anlamındadır. D’de “perdeyi çekmek” nesneyi kendine doğru hareket ettirmek anlamındadır. Bu nedenle doğru cevap A623’dir.

Sözcükte Anlam Testleri Hakkında Sık Sorulanlar

Sözcüğün anlamı nasıl belirlenir?

Sözcüğün cümledeki kullanımına, diğer sözcüklerle ilişkisine ve metnin bağlamına bakılır.

Deyim ile atasözü arasındaki fark nedir?

Deyim çoğunlukla mecazlı bir durumu anlatan kalıplaşmış söz grubudur; atasözü genel bir yargı veya öğüt bildirir.

Terim anlam nedir?

Bir bilim, sanat, spor veya meslek alanında özel bir kavramı karşılayan anlamdır.