8. Sınıf Türkçe

8. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Testleri

Sözcükte Anlam konusundaki soruları çözümlü testlerle pekiştir.

8. Sınıf Sözcükte Anlam Testleri

8. sınıf Türkçe Sözcükte Anlam testleri; gerçek, mecaz, yan ve terim anlamı, çok anlamlı sözcükleri, eş ve zıt anlam ilişkilerini, deyim ve atasözlerini pekiştirir. Sözcüğün anlamını belirlerken cümledeki kullanımına ve bağlama bakmak gerekir.

Anlam Türleri

Gerçek anlam sözcüğün temel anlamıdır; mecaz anlamda sözcük temel anlamından uzaklaşır. Yan anlam, temel anlamla ilişkili yeni kullanımdır. Terim anlam ise bilim, sanat, spor veya meslek alanına özgü kavramı karşılar.

Anlam İlişkileri ve Kalıplaşmış Sözler

Eş anlamlı, zıt anlamlı ve sesteş sözcükler cümle içinde değerlendirilmelidir. Deyimler kalıplaşmış ve çoğu zaman mecazlı söz gruplarıdır; atasözleri ise genel bir yargı veya öğüt bildirir.

18. Test

8. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Testleri

Sözcükte Anlam konusu 18. test.

Her soruda doğru seçeneği işaretle.

10 Soru
0/10 Soru0 %
Doğru 0
Yanlış 0
Boş 10
1. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye "alışılmışın dışında, şaşırtıcı" anlamı katmıştır? A) Bu kadar kısa sürede işi bitirmen gerçekten _ilginç_. B) Bu konuda _ilginç_ bir makale buldum, birlikte inceleyelim. C) Konuşurken _ilginç_ örnekler veriyor; bu yüzden herkes onu dinliyor. D) Bu dersin konusu _ilginç_ geldiği için notlarımı düzenledim.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

Önce altı çizili "ilginç" sözcüğünün cümlelerde hangi anlamda kullanıldığına bakmalıyız. "İlginç" sözcüğü hem "şaşırtıcı, beklenmedik" hem de "dikkat çekici, merak uyandıran" anlamlarında kullanılabilir. seçeneğiB204nde "Bu kadar kısa sürede işi bitirmen" ifadesi, normalde beklenmeyen bir hız ve sonuç bildirir. Buradaki "ilginç" sözcüğü, "alışılmışın dışında, şaşırtıcı" anlamındadır. B, C ve D seçeneklerinde ise "ilginç" sözcüğü daha çok "dikkat çekici, merak uyandıran" anlamıyla kullanılmıştır: makalenin/örneklerin/konunun insanın ilgisini çekmesi anlatılır; şaşırtıcılık vurgusu zorunlu değildir. Bu nedenle doğru cevap B614'dır.

  1. Çözüm: Önce altı çizili "ilginç" sözcüğünün cümlelerde hangi anlamda kullanıldığına bakmalıyız. "İlginç" sözcüğü hem "şaşırtıcı, beklenmedik" hem de "dikkat çekici, merak uyandıran" anlamlarında kullanılabilir. seçeneğiB204nde "Bu kadar kısa sürede işi bitirmen" ifadesi, normalde beklenmeyen bir hız ve sonuç bildirir. Buradaki "ilginç" sözcüğü, "alışılmışın dışında, şaşırtıcı" anlamındadır. B, C ve D seçeneklerinde ise "ilginç" sözcüğü daha çok "dikkat çekici, merak uyandıran" anlamıyla kullanılmıştır: makalenin/örneklerin/konunun insanın ilgisini çekmesi anlatılır; şaşırtıcılık vurgusu zorunlu değildir. Bu nedenle doğru cevap B614'dır.

Önce altı çizili "ilginç" sözcüğünün cümlelerde hangi anlamda kullanıldığına bakmalıyız. "İlginç" sözcüğü hem "şaşırtıcı, beklenmedik" hem de "dikkat çekici, merak uyandıran" anlamlarında kullanılabilir. seçeneğiB207nde "Bu kadar kısa sürede işi bitirmen" ifadesi, normalde beklenmeyen bir hız ve sonuç bildirir. Buradaki "ilginç" sözcüğü, "alışılmışın dışında, şaşırtıcı" anlamındadır. B, C ve D seçeneklerinde ise "ilginç" sözcüğü daha çok "dikkat çekici, merak uyandıran" anlamıyla kullanılmıştır: makalenin/örneklerin/konunun insanın ilgisini çekmesi anlatılır; şaşırtıcılık vurgusu zorunlu değildir. Bu nedenle doğru cevap B617'dır.

2. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır? A) Bu kadar sözü bir anda duyunca iyice *afalladı*. B) Yeni görevine başlayınca ilk günler biraz *afalladı*. C) Beklenmedik sorular karşısında kısa süreliğine *afalladı*. D) Kalabalığın içinde yönünü şaşırıp *afalladı*.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

“Afallamak” sözcüğü günlük kullanımda çoğunlukla “şaşırmak, ne yapacağını bilememek, bocalamak” anlamına gelir. A, B ve C seçeneklerinde “afallamak” bu temel anlamıyla kullanılmıştır: Kişi duyduğu sözler, yeni görev ya da beklenmedik sorular nedeniyle zihinsel olarak şaşırmakta ve kısa süreli bocalamaktadır. seçeneğiC310nde ise “kalabalığın içinde yönünü şaşırmak” ifadesi, daha çok fiziksel olarak yönünü kaybetme/şaşırma durumunu anlatır. Burada “afallamak” zihinsel bocalamadan çok “yönünü şaşırma” (mekânsal şaşırma) anlamına kaymıştır. Bu nedenle altı çizili sözcüğün diğerlerinden farklı anlamda kullanıldığı cümle D’dir.

  1. Çözüm: “Afallamak” sözcüğü günlük kullanımda çoğunlukla “şaşırmak, ne yapacağını bilememek, bocalamak” anlamına gelir. A, B ve C seçeneklerinde “afallamak” bu temel anlamıyla kullanılmıştır: Kişi duyduğu sözler, yeni görev ya da beklenmedik sorular nedeniyle zihinsel olarak şaşırmakta ve kısa süreli bocalamaktadır. seçeneğiC310nde ise “kalabalığın içinde yönünü şaşırmak” ifadesi, daha çok fiziksel olarak yönünü kaybetme/şaşırma durumunu anlatır. Burada “afallamak” zihinsel bocalamadan çok “yönünü şaşırma” (mekânsal şaşırma) anlamına kaymıştır. Bu nedenle altı çizili sözcüğün diğerlerinden farklı anlamda kullanıldığı cümle D’dir.

“Afallamak” sözcüğü günlük kullanımda çoğunlukla “şaşırmak, ne yapacağını bilememek, bocalamak” anlamına gelir. A, B ve C seçeneklerinde “afallamak” bu temel anlamıyla kullanılmıştır: Kişi duyduğu sözler, yeni görev ya da beklenmedik sorular nedeniyle zihinsel olarak şaşırmakta ve kısa süreli bocalamaktadır. seçeneğiC313nde ise “kalabalığın içinde yönünü şaşırmak” ifadesi, daha çok fiziksel olarak yönünü kaybetme/şaşırma durumunu anlatır. Burada “afallamak” zihinsel bocalamadan çok “yönünü şaşırma” (mekânsal şaşırma) anlamına kaymıştır. Bu nedenle altı çizili sözcüğün diğerlerinden farklı anlamda kullanıldığı cümle D’dir.

3. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümlede “alışılmadık, beklenmedik bir durumla karşılaşınca şaşırmak” anlamında kullanılmıştır? A) Bu kadar kısa sürede işi bitireceğini duyunca şaşırdım. B) Yeni taşındığı mahalledeki insanların sıcaklığı onu şaşırttı. C) Soruyu en zor yerinden sorması beni şaşırttı. D) Bu kadar emek verip de hiçbir şey öğrenmemene şaşıyorum.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

Soru, altı çizili sözcüğün “alışılmadık, beklenmedik bir durumla karşılaşınca şaşırmak” anlamında kullanıldığı cümleyi soruyor. Bu anlamda kişi, beklemediği bir bilgi ya da olay karşısında hayrete düşer. şıkkıD204nda “Bu kadar kısa sürede işi bitireceğini duyunca şaşırdım.” ifadesinde, beklenmedik bir hız/başarı haberi duyulunca hayrete düşme anlamı vardır. Sözcük, doğrudan “beklenmedik durum karşısında şaşırmak” anlamındadır. B ve C şıklarında “şaşırttı” fiili, birinin bir başkasını şaşırtması anlamındadır; yine beklenmedik bir durum vardır ancak soru “şaşırmak” (kişinin kendi şaşırması) anlamını aramaktadır. Bu iki cümlede özne bir kişiyi/şeyi şaşırtan etkendir, yani kullanım “şaşırtmak”tır. D şıkkında ise “şaşıyorum” sözcüğü, beklenmedik bir durumdan çok “kınama, yadırgama” anlamına kaymıştır. Kişi, muhatabın emek verip öğrenememesini hayretle birlikte eleştirel bir tutumla karşılar. Bu nedenle doğru cevap D909 şıkkıdır.

  1. Çözüm: Soru, altı çizili sözcüğün “alışılmadık, beklenmedik bir durumla karşılaşınca şaşırmak” anlamında kullanıldığı cümleyi soruyor. Bu anlamda kişi, beklemediği bir bilgi ya da olay karşısında hayrete düşer. şıkkıD204nda “Bu kadar kısa sürede işi bitireceğini duyunca şaşırdım.” ifadesinde, beklenmedik bir hız/başarı haberi duyulunca hayrete düşme anlamı vardır. Sözcük, doğrudan “beklenmedik durum karşısında şaşırmak” anlamındadır. B ve C şıklarında “şaşırttı” fiili, birinin bir başkasını şaşırtması anlamındadır; yine beklenmedik bir durum vardır ancak soru “şaşırmak” (kişinin kendi şaşırması) anlamını aramaktadır. Bu iki cümlede özne bir kişiyi/şeyi şaşırtan etkendir, yani kullanım “şaşırtmak”tır. D şıkkında ise “şaşıyorum” sözcüğü, beklenmedik bir durumdan çok “kınama, yadırgama” anlamına kaymıştır. Kişi, muhatabın emek verip öğrenememesini hayretle birlikte eleştirel bir tutumla karşılar. Bu nedenle doğru cevap D909 şıkkıdır.

Soru, altı çizili sözcüğün “alışılmadık, beklenmedik bir durumla karşılaşınca şaşırmak” anlamında kullanıldığı cümleyi soruyor. Bu anlamda kişi, beklemediği bir bilgi ya da olay karşısında hayrete düşer. şıkkıD207nda “Bu kadar kısa sürede işi bitireceğini duyunca şaşırdım.” ifadesinde, beklenmedik bir hız/başarı haberi duyulunca hayrete düşme anlamı vardır. Sözcük, doğrudan “beklenmedik durum karşısında şaşırmak” anlamındadır. B ve C şıklarında “şaşırttı” fiili, birinin bir başkasını şaşırtması anlamındadır; yine beklenmedik bir durum vardır ancak soru “şaşırmak” (kişinin kendi şaşırması) anlamını aramaktadır. Bu iki cümlede özne bir kişiyi/şeyi şaşırtan etkendir, yani kullanım “şaşırtmak”tır. D şıkkında ise “şaşıyorum” sözcüğü, beklenmedik bir durumdan çok “kınama, yadırgama” anlamına kaymıştır. Kişi, muhatabın emek verip öğrenememesini hayretle birlikte eleştirel bir tutumla karşılar. Bu nedenle doğru cevap D912 şıkkıdır.

4. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “önemsiz, küçük bir ayrıntı” anlamı katmıştır? A) Bu konuyu büyütme, sonuçta sadece _püf_ noktası. B) Sunumda _püf_ noktasını yakalayınca herkes ikna oldu. C) Bu işin _püf_ noktası, zamanı doğru planlamaktır. D) Tartışmanın _püf_ noktası, asıl sorun yerine ayrıntılara takılmalarıydı.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

“Püf noktası” ifadesi genellikle “bir işin en önemli, kritik noktası” anlamında kullanılır. B ve C seçeneklerinde bu kullanım açıkça vardır: Sunumun ikna edici olmasını sağlayan kritik nokta (B) ve işi doğru yapmayı sağlayan temel ilke (C) anlatılmıştır. D seçeneğinde de “tartışmanın püf noktası” denilerek tartışmanın kilit yönü/temel nedeni vurgulanır; yani yine “en önemli nokta” anlamı ağır basar. A seçeneğinde ise “Bu konuyu büyütme” ifadesi, konunun aslında çok da önemli olmadığını belirtir. Devamındaki “sonuçta sadece püf noktası” sözünde “püf noktası” alışılmış anlamının tersine, “önemsiz bir ayrıntı” gibi küçültme amacıyla kullanılmıştır. Bu nedenle doğru cevap A’dır.

  1. Çözüm: “Püf noktası” ifadesi genellikle “bir işin en önemli, kritik noktası” anlamında kullanılır. B ve C seçeneklerinde bu kullanım açıkça vardır: Sunumun ikna edici olmasını sağlayan kritik nokta (B) ve işi doğru yapmayı sağlayan temel ilke (C) anlatılmıştır. D seçeneğinde de “tartışmanın püf noktası” denilerek tartışmanın kilit yönü/temel nedeni vurgulanır; yani yine “en önemli nokta” anlamı ağır basar. A seçeneğinde ise “Bu konuyu büyütme” ifadesi, konunun aslında çok da önemli olmadığını belirtir. Devamındaki “sonuçta sadece püf noktası” sözünde “püf noktası” alışılmış anlamının tersine, “önemsiz bir ayrıntı” gibi küçültme amacıyla kullanılmıştır. Bu nedenle doğru cevap A’dır.

“Püf noktası” ifadesi genellikle “bir işin en önemli, kritik noktası” anlamında kullanılır. B ve C seçeneklerinde bu kullanım açıkça vardır: Sunumun ikna edici olmasını sağlayan kritik nokta (B) ve işi doğru yapmayı sağlayan temel ilke (C) anlatılmıştır. D seçeneğinde de “tartışmanın püf noktası” denilerek tartışmanın kilit yönü/temel nedeni vurgulanır; yani yine “en önemli nokta” anlamı ağır basar. A seçeneğinde ise “Bu konuyu büyütme” ifadesi, konunun aslında çok da önemli olmadığını belirtir. Devamındaki “sonuçta sadece püf noktası” sözünde “püf noktası” alışılmış anlamının tersine, “önemsiz bir ayrıntı” gibi küçültme amacıyla kullanılmıştır. Bu nedenle doğru cevap A’dır.

5. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır? A) Bu konu hakkında daha fazla ayrıntıya girmeyelim, iş uzamasın. B) Çocuk, kalabalıkta annesinin elini bırakınca bir anda kayboldu. C) Tartışma büyümeden konuyu burada bırakalım, sonra konuşuruz. D) Bu işi yarım bırakmak istemiyorum; mutlaka bugün bitireceğim.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

A şıkkında “ayrıntıya girmeyelim” ifadesi, “konuyu burada bırakalım” anlamına gelir. Yani “bırakmak” = “vazgeçmek / sürdürmemek”tir. C şıkkında da “konuyu burada bırakalım” denilerek konuşmayı sonlandırma, devam etmemeye karar verme anlamı vardır. Yani “bırakmak” = “sona erdirmek / durdurmak”tır. D şıkkında “yarım bırakmak” ifadesi, “tamamlamadan terk etmek” anlamındadır. Yani “bırakmak” = “bitirmeden vazgeçmek”tir. B şıkkında ise “annesinin elini bırakmak” fiziksel olarak “eli tutmayı kesmek, elden ayrılmak” anlamına gelir. Bu kullanım somut (dokunma-temas) anlamdadır. Diğer seçeneklerde “bırakmak” daha çok “bir işi/konuyu sürdürmemek, vazgeçmek, sonlandırmak” gibi soyut anlamlarda kullanılırken; B’de fiziksel temasın kesilmesi anlamı vardır. Bu nedenle doğru cevap B’dir.

  1. Çözüm: A şıkkında “ayrıntıya girmeyelim” ifadesi, “konuyu burada bırakalım” anlamına gelir. Yani “bırakmak” = “vazgeçmek / sürdürmemek”tir. C şıkkında da “konuyu burada bırakalım” denilerek konuşmayı sonlandırma, devam etmemeye karar verme anlamı vardır. Yani “bırakmak” = “sona erdirmek / durdurmak”tır. D şıkkında “yarım bırakmak” ifadesi, “tamamlamadan terk etmek” anlamındadır. Yani “bırakmak” = “bitirmeden vazgeçmek”tir. B şıkkında ise “annesinin elini bırakmak” fiziksel olarak “eli tutmayı kesmek, elden ayrılmak” anlamına gelir. Bu kullanım somut (dokunma-temas) anlamdadır. Diğer seçeneklerde “bırakmak” daha çok “bir işi/konuyu sürdürmemek, vazgeçmek, sonlandırmak” gibi soyut anlamlarda kullanılırken; B’de fiziksel temasın kesilmesi anlamı vardır. Bu nedenle doğru cevap B’dir.

A şıkkında “ayrıntıya girmeyelim” ifadesi, “konuyu burada bırakalım” anlamına gelir. Yani “bırakmak” = “vazgeçmek / sürdürmemek”tir. C şıkkında da “konuyu burada bırakalım” denilerek konuşmayı sonlandırma, devam etmemeye karar verme anlamı vardır. Yani “bırakmak” = “sona erdirmek / durdurmak”tır. D şıkkında “yarım bırakmak” ifadesi, “tamamlamadan terk etmek” anlamındadır. Yani “bırakmak” = “bitirmeden vazgeçmek”tir. B şıkkında ise “annesinin elini bırakmak” fiziksel olarak “eli tutmayı kesmek, elden ayrılmak” anlamına gelir. Bu kullanım somut (dokunma-temas) anlamdadır. Diğer seçeneklerde “bırakmak” daha çok “bir işi/konuyu sürdürmemek, vazgeçmek, sonlandırmak” gibi soyut anlamlarda kullanılırken; B’de fiziksel temasın kesilmesi anlamı vardır. Bu nedenle doğru cevap B’dir.

6. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla **mecaz** değildir? A) Bu kadar uyarıya rağmen aynı hatayı yapınca, öğretmenin sabrı **taştı**. B) Sınavdan önceki son hafta, konuları **sindirmek** için tekrar yaptı. C) Tartışmada bir anda **ipleri** eline aldı ve ortamı sakinleştirdi. D) Soğuk havaya rağmen ince giyinmişti; bu yüzden akşam **üşüttü**.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

A seçeneğinde “sabrı taştı” ifadesinde “taşmak” sözcüğü, bir sıvının kabından taşması anlamında değil; “tahammülü kalmamak” anlamında kullanılmıştır. Bu nedenle mecazdır. B seçeneğinde “konuları sindirmek” ifadesinde “sindirmek” sözcüğü, yiyeceği sindirmek anlamından uzaklaşıp “iyice anlamak, özümsemek” anlamında kullanılmıştır. Bu da mecazdır. C seçeneğinde “ipleri eline almak” ifadesinde “ip” gerçek anlamıyla bir nesne değildir; “kontrolü ele geçirmek, yönetimi devralmak” anlamı vardır. Sözcük mecaz anlamdadır. seçeneğiC519nde “üşüttü” sözcüğü, “soğuk almak, hasta olacak kadar üşümek” anlamında gerçek (temel) anlamına yakın biçimde kullanılmıştır; bir soyutlama ya da benzetmeyle başka bir anlama kaymamıştır. Bu yüzden mecaz değildir ve doğru cevap C746’dir.

  1. Çözüm: A seçeneğinde “sabrı taştı” ifadesinde “taşmak” sözcüğü, bir sıvının kabından taşması anlamında değil; “tahammülü kalmamak” anlamında kullanılmıştır. Bu nedenle mecazdır. B seçeneğinde “konuları sindirmek” ifadesinde “sindirmek” sözcüğü, yiyeceği sindirmek anlamından uzaklaşıp “iyice anlamak, özümsemek” anlamında kullanılmıştır. Bu da mecazdır. C seçeneğinde “ipleri eline almak” ifadesinde “ip” gerçek anlamıyla bir nesne değildir; “kontrolü ele geçirmek, yönetimi devralmak” anlamı vardır. Sözcük mecaz anlamdadır. seçeneğiC519nde “üşüttü” sözcüğü, “soğuk almak, hasta olacak kadar üşümek” anlamında gerçek (temel) anlamına yakın biçimde kullanılmıştır; bir soyutlama ya da benzetmeyle başka bir anlama kaymamıştır. Bu yüzden mecaz değildir ve doğru cevap C746’dir.

A seçeneğinde “sabrı taştı” ifadesinde “taşmak” sözcüğü, bir sıvının kabından taşması anlamında değil; “tahammülü kalmamak” anlamında kullanılmıştır. Bu nedenle mecazdır. B seçeneğinde “konuları sindirmek” ifadesinde “sindirmek” sözcüğü, yiyeceği sindirmek anlamından uzaklaşıp “iyice anlamak, özümsemek” anlamında kullanılmıştır. Bu da mecazdır. C seçeneğinde “ipleri eline almak” ifadesinde “ip” gerçek anlamıyla bir nesne değildir; “kontrolü ele geçirmek, yönetimi devralmak” anlamı vardır. Sözcük mecaz anlamdadır. seçeneğiC522nde “üşüttü” sözcüğü, “soğuk almak, hasta olacak kadar üşümek” anlamında gerçek (temel) anlamına yakın biçimde kullanılmıştır; bir soyutlama ya da benzetmeyle başka bir anlama kaymamıştır. Bu yüzden mecaz değildir ve doğru cevap C749’dir.

7. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “alışılmışın dışında, şaşırtıcı” anlamı katmıştır?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

seçeneğiDnde “tuhaf”, “alışılmışın dışında, şaşırtıcı” anlamındadır. “Bu kadar kısa sürede bitirmesi” beklenmedik bulunduğu için “gerçekten tuhaf geldi” ifadesi şaşkınlık bildirir. B seçeneğinde “tuhaf”, “garip/alışılmadık”tan çok “farklı türde, değişik” bir yiyeceği niteleyerek nesnenin niteliğini belirtir; şaşırma anlamı doğrudan cümleye yüklenmemiştir. C seçeneğinde “tuhaf”, kokunun “hoş olmayan/garip” oluşunu anlatır; burada vurgu şaşırtıcılıktan ziyade kokunun niteliğindedir. D seçeneğinde “tuhaf”, bakışın “acayip, yadırgayıcı” oluşunu belirtir; cümlede “şaşırtıcı-beklenmedik” anlamı değil, bakışın biçimi/ifadesi öne çıkar. Bu nedenle doğru cevap D649’dır.

  1. Çözüm: seçeneğiDnde “tuhaf”, “alışılmışın dışında, şaşırtıcı” anlamındadır. “Bu kadar kısa sürede bitirmesi” beklenmedik bulunduğu için “gerçekten tuhaf geldi” ifadesi şaşkınlık bildirir. B seçeneğinde “tuhaf”, “garip/alışılmadık”tan çok “farklı türde, değişik” bir yiyeceği niteleyerek nesnenin niteliğini belirtir; şaşırma anlamı doğrudan cümleye yüklenmemiştir. C seçeneğinde “tuhaf”, kokunun “hoş olmayan/garip” oluşunu anlatır; burada vurgu şaşırtıcılıktan ziyade kokunun niteliğindedir. D seçeneğinde “tuhaf”, bakışın “acayip, yadırgayıcı” oluşunu belirtir; cümlede “şaşırtıcı-beklenmedik” anlamı değil, bakışın biçimi/ifadesi öne çıkar. Bu nedenle doğru cevap D649’dır.

seçeneğiD3nde “tuhaf”, “alışılmışın dışında, şaşırtıcı” anlamındadır. “Bu kadar kısa sürede bitirmesi” beklenmedik bulunduğu için “gerçekten tuhaf geldi” ifadesi şaşkınlık bildirir. B seçeneğinde “tuhaf”, “garip/alışılmadık”tan çok “farklı türde, değişik” bir yiyeceği niteleyerek nesnenin niteliğini belirtir; şaşırma anlamı doğrudan cümleye yüklenmemiştir. C seçeneğinde “tuhaf”, kokunun “hoş olmayan/garip” oluşunu anlatır; burada vurgu şaşırtıcılıktan ziyade kokunun niteliğindedir. D seçeneğinde “tuhaf”, bakışın “acayip, yadırgayıcı” oluşunu belirtir; cümlede “şaşırtıcı-beklenmedik” anlamı değil, bakışın biçimi/ifadesi öne çıkar. Bu nedenle doğru cevap D652’dır.

8. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “önemsiz görme, küçümseme” anlamı katmıştır? A) Bu kadar kısa sürede işi bitireceğini söyleyince onu _hafife_ aldılar. B) Yeni kitabını tanıtırken eleştirileri _hafife_ almadığını özellikle vurguladı. C) Bu tür hataları _hafife_ almak, ileride daha büyük sorunlara yol açabilir. D) Başarıyı _hafife_ almayan sporcu, her antrenmana aynı ciddiyetle gider.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

“Hafife almak” deyimi, bağlama göre iki yakın anlama kayabilir: 1) “Önemsiz görmek, küçümsemek” (bir kişiyi/şeyi değersiz saymak) 2) “Ciddiye almamak, önemsememek” (bir durumu/uyarıyı gerektiği kadar önemsememek) A seçeneğinde “işi bitireceğini söyleyince onu hafife aldılar” ifadesinde “onu” zamiri kişiyi gösterir. Burada kişi, yapabileceği iş bakımından küçümsenmiştir; yani “yetersiz görme, küçük görme” anlamı vardır. B’de “eleştirileri hafife almadığını” demek, eleştirileri ciddiye aldığını belirtir; “küçümseme” değil “önemseme/önemsememe” eksenindedir. C’de “hataları hafife almak” ifadesi, hataları önemsememek/ciddiye almamak anlamındadır; doğrudan birini küçümseme yoktur. D’de “başarıyı hafife almayan” ifadesi de başarıyı küçümsememekten çok, başarıyı ciddiye alıp disiplinli olmayı anlatır. Bu nedenle “küçümseme” anlamının en net olduğu seçenek A’dır.

  1. Çözüm: “Hafife almak” deyimi, bağlama göre iki yakın anlama kayabilir: 1) “Önemsiz görmek, küçümsemek” (bir kişiyi/şeyi değersiz saymak) 2) “Ciddiye almamak, önemsememek” (bir durumu/uyarıyı gerektiği kadar önemsememek) A seçeneğinde “işi bitireceğini söyleyince onu hafife aldılar” ifadesinde “onu” zamiri kişiyi gösterir. Burada kişi, yapabileceği iş bakımından küçümsenmiştir; yani “yetersiz görme, küçük görme” anlamı vardır. B’de “eleştirileri hafife almadığını” demek, eleştirileri ciddiye aldığını belirtir; “küçümseme” değil “önemseme/önemsememe” eksenindedir. C’de “hataları hafife almak” ifadesi, hataları önemsememek/ciddiye almamak anlamındadır; doğrudan birini küçümseme yoktur. D’de “başarıyı hafife almayan” ifadesi de başarıyı küçümsememekten çok, başarıyı ciddiye alıp disiplinli olmayı anlatır. Bu nedenle “küçümseme” anlamının en net olduğu seçenek A’dır.

“Hafife almak” deyimi, bağlama göre iki yakın anlama kayabilir: 1) “Önemsiz görmek, küçümsemek” (bir kişiyi/şeyi değersiz saymak) 2) “Ciddiye almamak, önemsememek” (bir durumu/uyarıyı gerektiği kadar önemsememek) A seçeneğinde “işi bitireceğini söyleyince onu hafife aldılar” ifadesinde “onu” zamiri kişiyi gösterir. Burada kişi, yapabileceği iş bakımından küçümsenmiştir; yani “yetersiz görme, küçük görme” anlamı vardır. B’de “eleştirileri hafife almadığını” demek, eleştirileri ciddiye aldığını belirtir; “küçümseme” değil “önemseme/önemsememe” eksenindedir. C’de “hataları hafife almak” ifadesi, hataları önemsememek/ciddiye almamak anlamındadır; doğrudan birini küçümseme yoktur. D’de “başarıyı hafife almayan” ifadesi de başarıyı küçümsememekten çok, başarıyı ciddiye alıp disiplinli olmayı anlatır. Bu nedenle “küçümseme” anlamının en net olduğu seçenek A’dır.

9. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır? A) Bu konuyu anlatırken *ince* ayrıntıları da atlamadı. B) Sabah erkenden kalkınca hava *serin* geldi. C) Yeni aldığımız koltuklar odaya çok *yakıştı*. D) Bu yılki sınav, geçen yıla göre daha *zor* olmuş.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

Mecaz anlam, bir sözcüğün gerçek (temel) anlamından uzaklaşıp benzetme ya da aktarım yoluyla başka bir anlamda kullanılmasıdır. seçeneğiB128nde “ince ayrıntılar” ifadesindeki *ince* sözcüğü, “kalın karşıtı, fiziksel olarak dar” anlamında değildir. Burada “çok küçük, hassas, gözden kaçması kolay” anlamında kullanıldığı için mecazdır. B’de *serin* sözcüğü havanın sıcaklık durumunu bildirir; gerçek anlamdadır. C’de *yakıştı* sözcüğü “uygun oldu, güzel durdu” anlamıyla gerçek/temel kullanımındadır. D’de *zor* sözcüğü “güç” derecesini bildirir; gerçek anlamdadır. Bu nedenle mecaz anlamlı kullanım yalnızca seçeneğiB606ndedir.

  1. Çözüm: Mecaz anlam, bir sözcüğün gerçek (temel) anlamından uzaklaşıp benzetme ya da aktarım yoluyla başka bir anlamda kullanılmasıdır. seçeneğiB128nde “ince ayrıntılar” ifadesindeki *ince* sözcüğü, “kalın karşıtı, fiziksel olarak dar” anlamında değildir. Burada “çok küçük, hassas, gözden kaçması kolay” anlamında kullanıldığı için mecazdır. B’de *serin* sözcüğü havanın sıcaklık durumunu bildirir; gerçek anlamdadır. C’de *yakıştı* sözcüğü “uygun oldu, güzel durdu” anlamıyla gerçek/temel kullanımındadır. D’de *zor* sözcüğü “güç” derecesini bildirir; gerçek anlamdadır. Bu nedenle mecaz anlamlı kullanım yalnızca seçeneğiB606ndedir.

Mecaz anlam, bir sözcüğün gerçek (temel) anlamından uzaklaşıp benzetme ya da aktarım yoluyla başka bir anlamda kullanılmasıdır. seçeneğiB131nde “ince ayrıntılar” ifadesindeki *ince* sözcüğü, “kalın karşıtı, fiziksel olarak dar” anlamında değildir. Burada “çok küçük, hassas, gözden kaçması kolay” anlamında kullanıldığı için mecazdır. B’de *serin* sözcüğü havanın sıcaklık durumunu bildirir; gerçek anlamdadır. C’de *yakıştı* sözcüğü “uygun oldu, güzel durdu” anlamıyla gerçek/temel kullanımındadır. D’de *zor* sözcüğü “güç” derecesini bildirir; gerçek anlamdadır. Bu nedenle mecaz anlamlı kullanım yalnızca seçeneğiB609ndedir.

10. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır? A) Bu işin sonu hiç *iyi* görünmüyor. B) Sınavdan *iyi* bir puan aldı. C) Onunla *iyi* geçinmek zordur. D) *İyi* ki erken haber verdin.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

A, B ve C seçeneklerinde “iyi” sözcüğü; nitelik bildiren, “olumlu / kaliteli / uygun” anlamına gelecek şekilde kullanılmıştır. A’da “iyi görünmüyor” ifadesi “olumlu, hayırlı” anlamındadır. B’de “iyi bir puan” ifadesinde “yüksek, başarılı” anlamı vardır. C’de “iyi geçinmek” ifadesinde “uyumlu, sorunsuz” anlamı bulunur. D’de ise “İyi ki” kalıplaşmış bir ifadedir ve “ne iyi oldu, sevinilecek bir durum” anlamında kullanılır. Buradaki “iyi”, nitelik bildiren sıfat/zarf olmaktan çıkıp cümleye “memnuniyet, şükür” anlamı katan bir kalıp içinde yer almıştır. Bu nedenle anlamı diğerlerinden farklı olan seçenek C’dir.

  1. Çözüm: A, B ve C seçeneklerinde “iyi” sözcüğü; nitelik bildiren, “olumlu / kaliteli / uygun” anlamına gelecek şekilde kullanılmıştır. A’da “iyi görünmüyor” ifadesi “olumlu, hayırlı” anlamındadır. B’de “iyi bir puan” ifadesinde “yüksek, başarılı” anlamı vardır. C’de “iyi geçinmek” ifadesinde “uyumlu, sorunsuz” anlamı bulunur. D’de ise “İyi ki” kalıplaşmış bir ifadedir ve “ne iyi oldu, sevinilecek bir durum” anlamında kullanılır. Buradaki “iyi”, nitelik bildiren sıfat/zarf olmaktan çıkıp cümleye “memnuniyet, şükür” anlamı katan bir kalıp içinde yer almıştır. Bu nedenle anlamı diğerlerinden farklı olan seçenek C’dir.

A, B ve C seçeneklerinde “iyi” sözcüğü; nitelik bildiren, “olumlu / kaliteli / uygun” anlamına gelecek şekilde kullanılmıştır. A’da “iyi görünmüyor” ifadesi “olumlu, hayırlı” anlamındadır. B’de “iyi bir puan” ifadesinde “yüksek, başarılı” anlamı vardır. C’de “iyi geçinmek” ifadesinde “uyumlu, sorunsuz” anlamı bulunur. D’de ise “İyi ki” kalıplaşmış bir ifadedir ve “ne iyi oldu, sevinilecek bir durum” anlamında kullanılır. Buradaki “iyi”, nitelik bildiren sıfat/zarf olmaktan çıkıp cümleye “memnuniyet, şükür” anlamı katan bir kalıp içinde yer almıştır. Bu nedenle anlamı diğerlerinden farklı olan seçenek C’dir.

Sözcükte Anlam Testleri Hakkında Sık Sorulanlar

Sözcüğün anlamı nasıl belirlenir?

Sözcüğün cümledeki kullanımına, diğer sözcüklerle ilişkisine ve metnin bağlamına bakılır.

Deyim ile atasözü arasındaki fark nedir?

Deyim çoğunlukla mecazlı bir durumu anlatan kalıplaşmış söz grubudur; atasözü genel bir yargı veya öğüt bildirir.

Terim anlam nedir?

Bir bilim, sanat, spor veya meslek alanında özel bir kavramı karşılayan anlamdır.