8. Sınıf Türkçe

8. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Testleri

Sözcükte Anlam konusundaki soruları çözümlü testlerle pekiştir.

8. Sınıf Sözcükte Anlam Testleri

8. sınıf Türkçe Sözcükte Anlam testleri; gerçek, mecaz, yan ve terim anlamı, çok anlamlı sözcükleri, eş ve zıt anlam ilişkilerini, deyim ve atasözlerini pekiştirir. Sözcüğün anlamını belirlerken cümledeki kullanımına ve bağlama bakmak gerekir.

Anlam Türleri

Gerçek anlam sözcüğün temel anlamıdır; mecaz anlamda sözcük temel anlamından uzaklaşır. Yan anlam, temel anlamla ilişkili yeni kullanımdır. Terim anlam ise bilim, sanat, spor veya meslek alanına özgü kavramı karşılar.

Anlam İlişkileri ve Kalıplaşmış Sözler

Eş anlamlı, zıt anlamlı ve sesteş sözcükler cümle içinde değerlendirilmelidir. Deyimler kalıplaşmış ve çoğu zaman mecazlı söz gruplarıdır; atasözleri ise genel bir yargı veya öğüt bildirir.

16. Test

8. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Testleri

Sözcükte Anlam konusu 16. test.

Her soruda doğru seçeneği işaretle.

10 Soru
0/10 Soru0 %
Doğru 0
Yanlış 0
Boş 10
1. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır? A) Bu işin *ince* bir yanı var; herkes fark etmeyebilir. B) Çaydanlığa *ince* bir tabaka kireç çökmüş. C) Ustaya göre bu kumaş *ince* olduğu için kolay yıpranır. D) Sabah *ince* bir yağmur başladı, öğlene doğru hızlandı.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

A şıkkında “ince” sözcüğü, “gizli, hassas, dikkat gerektiren; kolay fark edilmeyen ayrıntı” anlamında kullanılmıştır. “İnce bir yanı var” ifadesi, işin görünmeyen/ince düşünülmesi gereken yönünü anlatır. B şıkkında “ince”, “kalınlığı az olan, çok kalın olmayan” anlamındadır: “ince bir tabaka”. Burada fiziksel bir kalınlık söz konusudur. C şıkkında da “ince”, yine “kalınlığı az” anlamındadır: “kumaş ince”. Kumaşın fiziksel özelliği anlatılır. D şıkkında “ince”, yağmurun “şiddeti az, hafif” olduğunu belirtir. Bu kullanım da nicelik/yoğunluk bildiren somut bir niteleme olup A’daki mecaz (soyut) anlamdan farklıdır. Dolayısıyla diğerlerinden farklı anlamda kullanılan seçenek A’dır.

  1. Çözüm: A şıkkında “ince” sözcüğü, “gizli, hassas, dikkat gerektiren; kolay fark edilmeyen ayrıntı” anlamında kullanılmıştır. “İnce bir yanı var” ifadesi, işin görünmeyen/ince düşünülmesi gereken yönünü anlatır. B şıkkında “ince”, “kalınlığı az olan, çok kalın olmayan” anlamındadır: “ince bir tabaka”. Burada fiziksel bir kalınlık söz konusudur. C şıkkında da “ince”, yine “kalınlığı az” anlamındadır: “kumaş ince”. Kumaşın fiziksel özelliği anlatılır. D şıkkında “ince”, yağmurun “şiddeti az, hafif” olduğunu belirtir. Bu kullanım da nicelik/yoğunluk bildiren somut bir niteleme olup A’daki mecaz (soyut) anlamdan farklıdır. Dolayısıyla diğerlerinden farklı anlamda kullanılan seçenek A’dır.

A şıkkında “ince” sözcüğü, “gizli, hassas, dikkat gerektiren; kolay fark edilmeyen ayrıntı” anlamında kullanılmıştır. “İnce bir yanı var” ifadesi, işin görünmeyen/ince düşünülmesi gereken yönünü anlatır. B şıkkında “ince”, “kalınlığı az olan, çok kalın olmayan” anlamındadır: “ince bir tabaka”. Burada fiziksel bir kalınlık söz konusudur. C şıkkında da “ince”, yine “kalınlığı az” anlamındadır: “kumaş ince”. Kumaşın fiziksel özelliği anlatılır. D şıkkında “ince”, yağmurun “şiddeti az, hafif” olduğunu belirtir. Bu kullanım da nicelik/yoğunluk bildiren somut bir niteleme olup A’daki mecaz (soyut) anlamdan farklıdır. Dolayısıyla diğerlerinden farklı anlamda kullanılan seçenek A’dır.

2. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır? A) Bu konuda **ağır** bir sorumluluk taşıdığını biliyor. B) Kışın dağ yollarında ilerlemek **ağır** oluyor. C) Toplantıda ona yöneltilen eleştiriler **ağır** kaçtı. D) Koli o kadar **ağır**dı ki tek başıma kaldıramadım.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

Önce “ağır” sözcüğünün cümlelerde hangi anlamda kullanıldığına bakalım. A şıkkında “ağır sorumluluk” ifadesi, sorumluluğun “yüksek, ciddi, insanı zorlayan” niteliğini anlatır. Burada fiziksel ağırlık değil, mecaz anlam vardır. C şıkkında “eleştiriler ağır kaçtı” ifadesinde “ağır”, “kırıcı, sert, incitici” anlamındadır. Bu da mecaz bir kullanımdır. D şıkkında “koli ağırdı” cümlesinde “ağır” sözcüğü gerçek anlamıyla, yani “tartıda çok gelen, kaldırılması zor olan” fiziksel ağırlığı belirtir. B şıkkında ise “ilerlemek ağır oluyor” ifadesinde “ağır”, “yavaş” anlamındadır. Bu kullanım, ne ‘ciddi/kırıcı’ gibi nitelik bildiren mecaz anlamla ne de ‘tartıda çok gelen’ gerçek anlamla örtüşür; doğrudan “yavaşlık” bildirir. Bu nedenle diğerlerinden farklı anlamda kullanılan seçenek B’dir.

  1. Çözüm: Önce “ağır” sözcüğünün cümlelerde hangi anlamda kullanıldığına bakalım. A şıkkında “ağır sorumluluk” ifadesi, sorumluluğun “yüksek, ciddi, insanı zorlayan” niteliğini anlatır. Burada fiziksel ağırlık değil, mecaz anlam vardır. C şıkkında “eleştiriler ağır kaçtı” ifadesinde “ağır”, “kırıcı, sert, incitici” anlamındadır. Bu da mecaz bir kullanımdır. D şıkkında “koli ağırdı” cümlesinde “ağır” sözcüğü gerçek anlamıyla, yani “tartıda çok gelen, kaldırılması zor olan” fiziksel ağırlığı belirtir. B şıkkında ise “ilerlemek ağır oluyor” ifadesinde “ağır”, “yavaş” anlamındadır. Bu kullanım, ne ‘ciddi/kırıcı’ gibi nitelik bildiren mecaz anlamla ne de ‘tartıda çok gelen’ gerçek anlamla örtüşür; doğrudan “yavaşlık” bildirir. Bu nedenle diğerlerinden farklı anlamda kullanılan seçenek B’dir.

Önce “ağır” sözcüğünün cümlelerde hangi anlamda kullanıldığına bakalım. A şıkkında “ağır sorumluluk” ifadesi, sorumluluğun “yüksek, ciddi, insanı zorlayan” niteliğini anlatır. Burada fiziksel ağırlık değil, mecaz anlam vardır. C şıkkında “eleştiriler ağır kaçtı” ifadesinde “ağır”, “kırıcı, sert, incitici” anlamındadır. Bu da mecaz bir kullanımdır. D şıkkında “koli ağırdı” cümlesinde “ağır” sözcüğü gerçek anlamıyla, yani “tartıda çok gelen, kaldırılması zor olan” fiziksel ağırlığı belirtir. B şıkkında ise “ilerlemek ağır oluyor” ifadesinde “ağır”, “yavaş” anlamındadır. Bu kullanım, ne ‘ciddi/kırıcı’ gibi nitelik bildiren mecaz anlamla ne de ‘tartıda çok gelen’ gerçek anlamla örtüşür; doğrudan “yavaşlık” bildirir. Bu nedenle diğerlerinden farklı anlamda kullanılan seçenek B’dir.

3. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye "bir işin/şeyin gerçekleşmesini sağlayan temel etken" anlamı katmıştır? A) Bu başarıda öğretmeninin payı büyük. B) Eski defterleri karıştırınca bazı anılar canlandı. C) Bu sorunun çözümü sandığından daha kolay. D) Onun sözleri beni derinden etkiledi.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

Soruda altı çizili sözcüğün cümleye "bir işin/şeyin gerçekleşmesini sağlayan temel etken" anlamını katması isteniyor. Bu anlam, genellikle "neden olan, katkı sağlayan, rolü bulunan" düşüncesini verir. A seçeneğinde "Bu başarıda öğretmeninin payı büyük." cümlesinde "pay" sözcüğü (altı çizili olmasa da) başarıya katkı sağlayan etkeni ifade eder; altı çizili "büyük" ise bu katkının derecesini bildirir. Cümledeki temel anlam ilişkisi "başarıya neden olan/başarıyı sağlayan etkenlerden biri öğretmenidir" şeklindedir. Bu nedenle istenen anlamı karşılayan seçenek A'dır. B seçeneğinde "canlandı" sözcüğü "yeniden hatırlanır hâle geldi" anlamındadır; bir şeyin gerçekleşmesini sağlayan etken anlamı yoktur. C seçeneğinde "kolay" sözcüğü "zor olmayan" anlamındadır; neden/etken bildirmez. D seçeneğinde "etkiledi" sözcüğü "duygusal olarak iz bıraktı" anlamındadır; bir sonucun temel nedeni anlamını doğrudan karşılamaz, daha çok bir durumun kişi üzerindeki izlenimini anlatır. Bu yüzden doğru cevap A'dır.

  1. Çözüm: Soruda altı çizili sözcüğün cümleye "bir işin/şeyin gerçekleşmesini sağlayan temel etken" anlamını katması isteniyor. Bu anlam, genellikle "neden olan, katkı sağlayan, rolü bulunan" düşüncesini verir. A seçeneğinde "Bu başarıda öğretmeninin payı büyük." cümlesinde "pay" sözcüğü (altı çizili olmasa da) başarıya katkı sağlayan etkeni ifade eder; altı çizili "büyük" ise bu katkının derecesini bildirir. Cümledeki temel anlam ilişkisi "başarıya neden olan/başarıyı sağlayan etkenlerden biri öğretmenidir" şeklindedir. Bu nedenle istenen anlamı karşılayan seçenek A'dır. B seçeneğinde "canlandı" sözcüğü "yeniden hatırlanır hâle geldi" anlamındadır; bir şeyin gerçekleşmesini sağlayan etken anlamı yoktur. C seçeneğinde "kolay" sözcüğü "zor olmayan" anlamındadır; neden/etken bildirmez. D seçeneğinde "etkiledi" sözcüğü "duygusal olarak iz bıraktı" anlamındadır; bir sonucun temel nedeni anlamını doğrudan karşılamaz, daha çok bir durumun kişi üzerindeki izlenimini anlatır. Bu yüzden doğru cevap A'dır.

Soruda altı çizili sözcüğün cümleye "bir işin/şeyin gerçekleşmesini sağlayan temel etken" anlamını katması isteniyor. Bu anlam, genellikle "neden olan, katkı sağlayan, rolü bulunan" düşüncesini verir. A seçeneğinde "Bu başarıda öğretmeninin payı büyük." cümlesinde "pay" sözcüğü (altı çizili olmasa da) başarıya katkı sağlayan etkeni ifade eder; altı çizili "büyük" ise bu katkının derecesini bildirir. Cümledeki temel anlam ilişkisi "başarıya neden olan/başarıyı sağlayan etkenlerden biri öğretmenidir" şeklindedir. Bu nedenle istenen anlamı karşılayan seçenek A'dır. B seçeneğinde "canlandı" sözcüğü "yeniden hatırlanır hâle geldi" anlamındadır; bir şeyin gerçekleşmesini sağlayan etken anlamı yoktur. C seçeneğinde "kolay" sözcüğü "zor olmayan" anlamındadır; neden/etken bildirmez. D seçeneğinde "etkiledi" sözcüğü "duygusal olarak iz bıraktı" anlamındadır; bir sonucun temel nedeni anlamını doğrudan karşılamaz, daha çok bir durumun kişi üzerindeki izlenimini anlatır. Bu yüzden doğru cevap A'dır.

4. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye "bir şeyi dolaylı yoldan, üstü kapalı biçimde anlatmak" anlamı katmıştır? A) Eleştirilerini doğrudan söylemek yerine hep ima eder. B) Bu kadar yoğunlukta çalışmak, bir süre sonra insanı yorar. C) Tartışma uzayınca konu bambaşka bir yere kaydı. D) Bu işi tek başına yapabileceğine kimse inanmadı.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

Soruda altı çizili sözcüğün cümleye "bir şeyi dolaylı yoldan, üstü kapalı biçimde anlatmak" anlamı katması isteniyor. A seçeneğinde "ima etmek"; açıkça söylemeden, üstü kapalı biçimde anlatmak demektir. Cümlede de eleştirilerin doğrudan söylenmeyip dolaylı biçimde ifade edildiği belirtilmiştir. Bu nedenle aranan anlam A’dadır. B’de "yormak" sözcüğü fiziksel/ruhsal olarak güçten düşürmek anlamındadır. C’de "kaymak" burada konunun yön değiştirmesi, başka bir noktaya geçmesi anlamında kullanılmıştır. D’de "inanmak" ise bir düşünceyi doğru kabul etmek anlamındadır. Bu seçeneklerin hiçbirinde "üstü kapalı anlatma" anlamı yoktur.

  1. Çözüm: Soruda altı çizili sözcüğün cümleye "bir şeyi dolaylı yoldan, üstü kapalı biçimde anlatmak" anlamı katması isteniyor. A seçeneğinde "ima etmek"; açıkça söylemeden, üstü kapalı biçimde anlatmak demektir. Cümlede de eleştirilerin doğrudan söylenmeyip dolaylı biçimde ifade edildiği belirtilmiştir. Bu nedenle aranan anlam A’dadır. B’de "yormak" sözcüğü fiziksel/ruhsal olarak güçten düşürmek anlamındadır. C’de "kaymak" burada konunun yön değiştirmesi, başka bir noktaya geçmesi anlamında kullanılmıştır. D’de "inanmak" ise bir düşünceyi doğru kabul etmek anlamındadır. Bu seçeneklerin hiçbirinde "üstü kapalı anlatma" anlamı yoktur.

Soruda altı çizili sözcüğün cümleye "bir şeyi dolaylı yoldan, üstü kapalı biçimde anlatmak" anlamı katması isteniyor. A seçeneğinde "ima etmek"; açıkça söylemeden, üstü kapalı biçimde anlatmak demektir. Cümlede de eleştirilerin doğrudan söylenmeyip dolaylı biçimde ifade edildiği belirtilmiştir. Bu nedenle aranan anlam A’dadır. B’de "yormak" sözcüğü fiziksel/ruhsal olarak güçten düşürmek anlamındadır. C’de "kaymak" burada konunun yön değiştirmesi, başka bir noktaya geçmesi anlamında kullanılmıştır. D’de "inanmak" ise bir düşünceyi doğru kabul etmek anlamındadır. Bu seçeneklerin hiçbirinde "üstü kapalı anlatma" anlamı yoktur.

5. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümlede “yakıştırma (mecaz) anlam”da kullanılmıştır? A) Bu kadar kalabalığın içinde onu bulmak iğneyle kuyu kazmak gibiydi. B) Toplantıda herkesin gözü onun üzerindeydi; bir an bile rahat edemedi. C) Sınavdan sonra yüzü güldü; beklediğinden iyi bir sonuç almış. D) Bu işin yükünü tek başıma taşıyamam; biraz da siz el atın.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

Doğru cevap B’dir. “Yakıştırma (mecaz) anlam”, bir sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşıp benzetme yoluyla başka bir anlamda kullanılmasına denir. Bu kullanımda sözcük, gerçek anlamıyla düşünüldüğünde cümlede mantıklı bir karşılık bulmaz. B seçeneğinde “herkesin gözü onun üzerindeydi” ifadesinde “göz” sözcüğü gerçek anlamıyla (görme organı) kullanılmamıştır. Burada “göz” ile anlatılmak istenen “dikkat, ilgi, izleme”dir. Yani sözcük, gerçek anlamından uzaklaşıp mecaz (yakıştırma) anlam kazanmıştır. Diğer seçeneklerde ise altı çizili ifadeler ya deyim olarak kalıplaşmış bir anlatım (A) ya da cümlede doğrudan mecaz anlamı hedeflemeyen, farklı bir anlatım özelliği taşıyan kullanımlardır (C’de “yüzü gülmek” kalıplaşmış bir deyim; D’de “yük” sözcüğü işin sorumluluğunu anlatan yaygın mecaz olsa da “yakıştırma”yı doğrudan tek sözcük üzerinden, açık biçimde gösteren seçenek B’dir).

  1. Çözüm: Doğru cevap B’dir. “Yakıştırma (mecaz) anlam”, bir sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşıp benzetme yoluyla başka bir anlamda kullanılmasına denir. Bu kullanımda sözcük, gerçek anlamıyla düşünüldüğünde cümlede mantıklı bir karşılık bulmaz. B seçeneğinde “herkesin gözü onun üzerindeydi” ifadesinde “göz” sözcüğü gerçek anlamıyla (görme organı) kullanılmamıştır. Burada “göz” ile anlatılmak istenen “dikkat, ilgi, izleme”dir. Yani sözcük, gerçek anlamından uzaklaşıp mecaz (yakıştırma) anlam kazanmıştır. Diğer seçeneklerde ise altı çizili ifadeler ya deyim olarak kalıplaşmış bir anlatım (A) ya da cümlede doğrudan mecaz anlamı hedeflemeyen, farklı bir anlatım özelliği taşıyan kullanımlardır (C’de “yüzü gülmek” kalıplaşmış bir deyim; D’de “yük” sözcüğü işin sorumluluğunu anlatan yaygın mecaz olsa da “yakıştırma”yı doğrudan tek sözcük üzerinden, açık biçimde gösteren seçenek B’dir).

Doğru cevap B’dir. “Yakıştırma (mecaz) anlam”, bir sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşıp benzetme yoluyla başka bir anlamda kullanılmasına denir. Bu kullanımda sözcük, gerçek anlamıyla düşünüldüğünde cümlede mantıklı bir karşılık bulmaz. B seçeneğinde “herkesin gözü onun üzerindeydi” ifadesinde “göz” sözcüğü gerçek anlamıyla (görme organı) kullanılmamıştır. Burada “göz” ile anlatılmak istenen “dikkat, ilgi, izleme”dir. Yani sözcük, gerçek anlamından uzaklaşıp mecaz (yakıştırma) anlam kazanmıştır. Diğer seçeneklerde ise altı çizili ifadeler ya deyim olarak kalıplaşmış bir anlatım (A) ya da cümlede doğrudan mecaz anlamı hedeflemeyen, farklı bir anlatım özelliği taşıyan kullanımlardır (C’de “yüzü gülmek” kalıplaşmış bir deyim; D’de “yük” sözcüğü işin sorumluluğunu anlatan yaygın mecaz olsa da “yakıştırma”yı doğrudan tek sözcük üzerinden, açık biçimde gösteren seçenek B’dir).

6. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, diğerlerinden farklı anlamda kullanılmıştır? A) Bu konuyu *ince* ayrıntılarına kadar araştırdı. B) Kışın *ince* bir montla dışarı çıkma. C) Yaptığı espri *ince* bir zekânın ürünüydü. D) Cam bardak *ince* olduğu için hemen kırıldı.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

A seçeneğinde “ince” sözcüğü “ayrıntılı, derinlemesine (titiz) inceleme yapma” anlamındadır. Burada “ince” fiziksel bir özellik bildirmez; “ince ayrıntı” ifadesiyle soyut bir nitelik (detaylı olma) vurgulanır. B, C ve D seçeneklerinde ise “ince” sözcüğü ortak biçimde “kalın karşıtı, fiziksel olarak az kalınlıkta/zarif” anlamına yakındır: “ince mont” (kalın olmayan), “ince zekâ” (zarif, nükteli/latif), “ince bardak” (kalınlığı az). Bu üçünde de temel çağrışım ‘incelik/zariflik’ eksenindedir. Bu nedenle diğerlerinden farklı anlamda kullanılan seçenek A’dır.

  1. Çözüm: A seçeneğinde “ince” sözcüğü “ayrıntılı, derinlemesine (titiz) inceleme yapma” anlamındadır. Burada “ince” fiziksel bir özellik bildirmez; “ince ayrıntı” ifadesiyle soyut bir nitelik (detaylı olma) vurgulanır. B, C ve D seçeneklerinde ise “ince” sözcüğü ortak biçimde “kalın karşıtı, fiziksel olarak az kalınlıkta/zarif” anlamına yakındır: “ince mont” (kalın olmayan), “ince zekâ” (zarif, nükteli/latif), “ince bardak” (kalınlığı az). Bu üçünde de temel çağrışım ‘incelik/zariflik’ eksenindedir. Bu nedenle diğerlerinden farklı anlamda kullanılan seçenek A’dır.

A seçeneğinde “ince” sözcüğü “ayrıntılı, derinlemesine (titiz) inceleme yapma” anlamındadır. Burada “ince” fiziksel bir özellik bildirmez; “ince ayrıntı” ifadesiyle soyut bir nitelik (detaylı olma) vurgulanır. B, C ve D seçeneklerinde ise “ince” sözcüğü ortak biçimde “kalın karşıtı, fiziksel olarak az kalınlıkta/zarif” anlamına yakındır: “ince mont” (kalın olmayan), “ince zekâ” (zarif, nükteli/latif), “ince bardak” (kalınlığı az). Bu üçünde de temel çağrışım ‘incelik/zariflik’ eksenindedir. Bu nedenle diğerlerinden farklı anlamda kullanılan seçenek A’dır.

7. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla diğerlerinden farklıdır? A) Yeni yönetmelik, bazı maddeleriyle eski uygulamayı tamamen *askıya aldı*. B) Fırtına çıkınca kaptan, seferi güvenlik gerekçesiyle *askıya aldı*. C) Tartışma büyüyünce toplantıyı kısa süreliğine *askıya aldı*. D) Yoğunluk nedeniyle başvurular bir hafta boyunca *askıya alındı*.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

“Askıya almak” deyimi çoğu kullanımda “bir işi geçici olarak durdurmak/ertelemek” anlamına gelir. B seçeneğinde sefer, fırtına nedeniyle güvenlik için geçici olarak durdurulmuştur. Deyim “ertelemek” anlamındadır. C seçeneğinde toplantı, tartışma büyüdüğü için kısa süreliğine durdurulmuştur. Yine “geçici olarak durdurmak” anlamı vardır. D seçeneğinde başvurular, yoğunluk nedeniyle bir hafta boyunca durdurulmuştur. Bu da “geçici olarak durdurmak” anlamına gelir. A seçeneğinde ise “yeni yönetmelik, bazı maddeleriyle eski uygulamayı tamamen askıya aldı” ifadesinde “tamamen” sözcüğü anlamı değiştirir: Burada geçici bir durdurma değil, fiilen “yürürlükten kaldırma/işlevsiz hâle getirme” anlamı öne çıkar. Diğerlerinde geçici durdurma varken A’da kalıcı biçimde ortadan kaldırma anlamı vardır. Bu nedenle anlamı farklı olan seçenek A’dır.

  1. Çözüm: “Askıya almak” deyimi çoğu kullanımda “bir işi geçici olarak durdurmak/ertelemek” anlamına gelir. B seçeneğinde sefer, fırtına nedeniyle güvenlik için geçici olarak durdurulmuştur. Deyim “ertelemek” anlamındadır. C seçeneğinde toplantı, tartışma büyüdüğü için kısa süreliğine durdurulmuştur. Yine “geçici olarak durdurmak” anlamı vardır. D seçeneğinde başvurular, yoğunluk nedeniyle bir hafta boyunca durdurulmuştur. Bu da “geçici olarak durdurmak” anlamına gelir. A seçeneğinde ise “yeni yönetmelik, bazı maddeleriyle eski uygulamayı tamamen askıya aldı” ifadesinde “tamamen” sözcüğü anlamı değiştirir: Burada geçici bir durdurma değil, fiilen “yürürlükten kaldırma/işlevsiz hâle getirme” anlamı öne çıkar. Diğerlerinde geçici durdurma varken A’da kalıcı biçimde ortadan kaldırma anlamı vardır. Bu nedenle anlamı farklı olan seçenek A’dır.

“Askıya almak” deyimi çoğu kullanımda “bir işi geçici olarak durdurmak/ertelemek” anlamına gelir. B seçeneğinde sefer, fırtına nedeniyle güvenlik için geçici olarak durdurulmuştur. Deyim “ertelemek” anlamındadır. C seçeneğinde toplantı, tartışma büyüdüğü için kısa süreliğine durdurulmuştur. Yine “geçici olarak durdurmak” anlamı vardır. D seçeneğinde başvurular, yoğunluk nedeniyle bir hafta boyunca durdurulmuştur. Bu da “geçici olarak durdurmak” anlamına gelir. A seçeneğinde ise “yeni yönetmelik, bazı maddeleriyle eski uygulamayı tamamen askıya aldı” ifadesinde “tamamen” sözcüğü anlamı değiştirir: Burada geçici bir durdurma değil, fiilen “yürürlükten kaldırma/işlevsiz hâle getirme” anlamı öne çıkar. Diğerlerinde geçici durdurma varken A’da kalıcı biçimde ortadan kaldırma anlamı vardır. Bu nedenle anlamı farklı olan seçenek A’dır.

8. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır? A) Bu işin *ucunu* bir türlü yakalayamadık. B) İpin *ucu* kaçınca her şey daha da karıştı. C) Konuşmanın *ucu* yine aynı konuya dayandı. D) Masanın *ucu* duvara çarpınca çizildi.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

A seçeneğinde “ucu” sözcüğü mecaz anlamdadır: “Bir işin ucunu yakalamak” ifadesi, işin özünü/temel noktasını kavramak demektir. B seçeneğinde “ucu” gerçek anlamdadır: İpin fiziksel olarak “son kısmı” kastedilir. C seçeneğinde “ucu” mecaz anlamdadır: “Konuşmanın ucu bir yere dayanmak” ifadesi, konuşmanın sonunda bir konuya bağlanmak/varmak anlamına gelir. D seçeneğinde ise “ucu” gerçek anlamdadır ve bir eşyanın (masanın) fiziksel “köşe/son kısmı” anlatılır. Diğer seçeneklerde “ucu” ya bir durumun/konuşmanın “temel noktası, sonucu” gibi mecaz anlamlarda (A, C) ya da bir nesnenin “son kısmı” anlamında (B) kullanılırken; D’de somut bir eşyanın belirli bölümünü (masanın ucu) doğrudan fiziksel temasla ilişkilendirir. Bu kullanım bağlamı itibarıyla diğerlerinden farklıdır. Doğru cevap D’dir.

  1. Çözüm: A seçeneğinde “ucu” sözcüğü mecaz anlamdadır: “Bir işin ucunu yakalamak” ifadesi, işin özünü/temel noktasını kavramak demektir. B seçeneğinde “ucu” gerçek anlamdadır: İpin fiziksel olarak “son kısmı” kastedilir. C seçeneğinde “ucu” mecaz anlamdadır: “Konuşmanın ucu bir yere dayanmak” ifadesi, konuşmanın sonunda bir konuya bağlanmak/varmak anlamına gelir. D seçeneğinde ise “ucu” gerçek anlamdadır ve bir eşyanın (masanın) fiziksel “köşe/son kısmı” anlatılır. Diğer seçeneklerde “ucu” ya bir durumun/konuşmanın “temel noktası, sonucu” gibi mecaz anlamlarda (A, C) ya da bir nesnenin “son kısmı” anlamında (B) kullanılırken; D’de somut bir eşyanın belirli bölümünü (masanın ucu) doğrudan fiziksel temasla ilişkilendirir. Bu kullanım bağlamı itibarıyla diğerlerinden farklıdır. Doğru cevap D’dir.

A seçeneğinde “ucu” sözcüğü mecaz anlamdadır: “Bir işin ucunu yakalamak” ifadesi, işin özünü/temel noktasını kavramak demektir. B seçeneğinde “ucu” gerçek anlamdadır: İpin fiziksel olarak “son kısmı” kastedilir. C seçeneğinde “ucu” mecaz anlamdadır: “Konuşmanın ucu bir yere dayanmak” ifadesi, konuşmanın sonunda bir konuya bağlanmak/varmak anlamına gelir. D seçeneğinde ise “ucu” gerçek anlamdadır ve bir eşyanın (masanın) fiziksel “köşe/son kısmı” anlatılır. Diğer seçeneklerde “ucu” ya bir durumun/konuşmanın “temel noktası, sonucu” gibi mecaz anlamlarda (A, C) ya da bir nesnenin “son kısmı” anlamında (B) kullanılırken; D’de somut bir eşyanın belirli bölümünü (masanın ucu) doğrudan fiziksel temasla ilişkilendirir. Bu kullanım bağlamı itibarıyla diğerlerinden farklıdır. Doğru cevap D’dir.

9. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla **mecaz** anlamda kullanılmıştır? A) Bu konuyu daha iyi kavramak için birkaç örnek daha **verelim**. B) Onun bu sözleri, içimdeki umutları bir anda **söndürdü**. C) Yağmur başlayınca herkes kapalı alana doğru **koştu**. D) Sabah erkenden kalkıp bahçedeki çiçekleri **suladı**.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

Mecaz anlam; bir sözcüğün gerçek (temel) anlamından uzaklaşıp, benzetme ya da aktarma yoluyla soyut bir anlam kazanmasıdır. A seçeneğinde “vermek” sözcüğü “örnek sunmak” anlamında kullanılmıştır. Bu kullanım, dilde yerleşmiş olsa da gerçek anlamdan kopup soyut bir aktarım oluşturacak şekilde mecaz değildir; “sunmak/iletmek” anlamıyla doğrudan kullanımdır. B seçeneğinde “söndürmek” sözcüğünün gerçek anlamı “yanan bir şeyi (ateşi, ışığı) ortadan kaldırmak”tır. Cümlede ise “umutları söndürmek” ifadesi, umutların fiziksel olarak yanmadığı için gerçek anlamla açıklanamaz; “umudu yok etmek, umutsuz bırakmak” anlamında kullanılmıştır. Bu nedenle mecaz anlam vardır. C seçeneğinde “koşmak” sözcüğü gerçek anlamıyla (hızlı yürümek/koşmak eylemi) kullanılmıştır. D seçeneğinde “sulamak” sözcüğü gerçek anlamıyla (bitkilere su vermek) kullanılmıştır. Bu yüzden doğru cevap B’dir.

  1. Çözüm: Mecaz anlam; bir sözcüğün gerçek (temel) anlamından uzaklaşıp, benzetme ya da aktarma yoluyla soyut bir anlam kazanmasıdır. A seçeneğinde “vermek” sözcüğü “örnek sunmak” anlamında kullanılmıştır. Bu kullanım, dilde yerleşmiş olsa da gerçek anlamdan kopup soyut bir aktarım oluşturacak şekilde mecaz değildir; “sunmak/iletmek” anlamıyla doğrudan kullanımdır. B seçeneğinde “söndürmek” sözcüğünün gerçek anlamı “yanan bir şeyi (ateşi, ışığı) ortadan kaldırmak”tır. Cümlede ise “umutları söndürmek” ifadesi, umutların fiziksel olarak yanmadığı için gerçek anlamla açıklanamaz; “umudu yok etmek, umutsuz bırakmak” anlamında kullanılmıştır. Bu nedenle mecaz anlam vardır. C seçeneğinde “koşmak” sözcüğü gerçek anlamıyla (hızlı yürümek/koşmak eylemi) kullanılmıştır. D seçeneğinde “sulamak” sözcüğü gerçek anlamıyla (bitkilere su vermek) kullanılmıştır. Bu yüzden doğru cevap B’dir.

Mecaz anlam; bir sözcüğün gerçek (temel) anlamından uzaklaşıp, benzetme ya da aktarma yoluyla soyut bir anlam kazanmasıdır. A seçeneğinde “vermek” sözcüğü “örnek sunmak” anlamında kullanılmıştır. Bu kullanım, dilde yerleşmiş olsa da gerçek anlamdan kopup soyut bir aktarım oluşturacak şekilde mecaz değildir; “sunmak/iletmek” anlamıyla doğrudan kullanımdır. B seçeneğinde “söndürmek” sözcüğünün gerçek anlamı “yanan bir şeyi (ateşi, ışığı) ortadan kaldırmak”tır. Cümlede ise “umutları söndürmek” ifadesi, umutların fiziksel olarak yanmadığı için gerçek anlamla açıklanamaz; “umudu yok etmek, umutsuz bırakmak” anlamında kullanılmıştır. Bu nedenle mecaz anlam vardır. C seçeneğinde “koşmak” sözcüğü gerçek anlamıyla (hızlı yürümek/koşmak eylemi) kullanılmıştır. D seçeneğinde “sulamak” sözcüğü gerçek anlamıyla (bitkilere su vermek) kullanılmıştır. Bu yüzden doğru cevap B’dir.

10. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “alışılmışın dışında, kendine özgü (tuhaf/garip)” anlamı katmıştır? A) Bu konuyu daha önce de *acayip* bir biçimde anlatmıştı. B) Yağmur bir anda bastırınca *acayip* üşüdüm. C) Sınavdan sonra *acayip* sevindim. D) Bu işi *acayip* hızlı bitirdin.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

“Acayip” sözcüğü günlük dilde iki temel anlamda kullanılabilir: 1) “Garip, tuhaf, alışılmışın dışında” (nitelik bildirir). 2) “Çok, aşırı derecede” (derece/ölçü bildirir). A seçeneğinde “acayip bir biçimde” ifadesi, anlatma tarzının alışılmışın dışında ve kendine özgü olduğunu belirtir. Burada “acayip” nitelik bildirerek “tuhaf/garip” anlamını karşılar. B, C ve D seçeneklerinde ise “acayip” sözcüğü sırasıyla “üşümek”, “sevinmek” ve “hızlı” sözcüklerini derecelendirir; yani “çok üşüdüm”, “çok sevindim”, “çok hızlı” anlamına gelir. Bu nedenle doğru cevap A’dır.

  1. Çözüm: “Acayip” sözcüğü günlük dilde iki temel anlamda kullanılabilir: 1) “Garip, tuhaf, alışılmışın dışında” (nitelik bildirir). 2) “Çok, aşırı derecede” (derece/ölçü bildirir). A seçeneğinde “acayip bir biçimde” ifadesi, anlatma tarzının alışılmışın dışında ve kendine özgü olduğunu belirtir. Burada “acayip” nitelik bildirerek “tuhaf/garip” anlamını karşılar. B, C ve D seçeneklerinde ise “acayip” sözcüğü sırasıyla “üşümek”, “sevinmek” ve “hızlı” sözcüklerini derecelendirir; yani “çok üşüdüm”, “çok sevindim”, “çok hızlı” anlamına gelir. Bu nedenle doğru cevap A’dır.

“Acayip” sözcüğü günlük dilde iki temel anlamda kullanılabilir: 1) “Garip, tuhaf, alışılmışın dışında” (nitelik bildirir). 2) “Çok, aşırı derecede” (derece/ölçü bildirir). A seçeneğinde “acayip bir biçimde” ifadesi, anlatma tarzının alışılmışın dışında ve kendine özgü olduğunu belirtir. Burada “acayip” nitelik bildirerek “tuhaf/garip” anlamını karşılar. B, C ve D seçeneklerinde ise “acayip” sözcüğü sırasıyla “üşümek”, “sevinmek” ve “hızlı” sözcüklerini derecelendirir; yani “çok üşüdüm”, “çok sevindim”, “çok hızlı” anlamına gelir. Bu nedenle doğru cevap A’dır.

Sözcükte Anlam Testleri Hakkında Sık Sorulanlar

Sözcüğün anlamı nasıl belirlenir?

Sözcüğün cümledeki kullanımına, diğer sözcüklerle ilişkisine ve metnin bağlamına bakılır.

Deyim ile atasözü arasındaki fark nedir?

Deyim çoğunlukla mecazlı bir durumu anlatan kalıplaşmış söz grubudur; atasözü genel bir yargı veya öğüt bildirir.

Terim anlam nedir?

Bir bilim, sanat, spor veya meslek alanında özel bir kavramı karşılayan anlamdır.