8. Sınıf Türkçe

8. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Testleri

Sözcükte Anlam konusundaki soruları çözümlü testlerle pekiştir.

8. Sınıf Sözcükte Anlam Testleri

8. sınıf Türkçe Sözcükte Anlam testleri; gerçek, mecaz, yan ve terim anlamı, çok anlamlı sözcükleri, eş ve zıt anlam ilişkilerini, deyim ve atasözlerini pekiştirir. Sözcüğün anlamını belirlerken cümledeki kullanımına ve bağlama bakmak gerekir.

Anlam Türleri

Gerçek anlam sözcüğün temel anlamıdır; mecaz anlamda sözcük temel anlamından uzaklaşır. Yan anlam, temel anlamla ilişkili yeni kullanımdır. Terim anlam ise bilim, sanat, spor veya meslek alanına özgü kavramı karşılar.

Anlam İlişkileri ve Kalıplaşmış Sözler

Eş anlamlı, zıt anlamlı ve sesteş sözcükler cümle içinde değerlendirilmelidir. Deyimler kalıplaşmış ve çoğu zaman mecazlı söz gruplarıdır; atasözleri ise genel bir yargı veya öğüt bildirir.

19. Test

8. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Testleri

Sözcükte Anlam konusu 19. test.

Her soruda doğru seçeneği işaretle.

10 Soru
0/10 Soru0 %
Doğru 0
Yanlış 0
Boş 10
1. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “gizlice, belli etmeden” anlamı katmıştır? A) Toplantıda konuşulanları kimseye *sezdirmeden* not aldı. B) Yeni aldığı ayakkabıları yağmurda yürüyerek *eskitmiş*. C) Bu başarıyı tesadüfe bırakmayıp düzenli çalışarak *sağlamış*. D) Sınavdan önce bütün konuları tekrar edip kendini *hazırlamış*.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

şıkkıCnda “sezdirmeden” sözcüğü, “kimseye fark ettirmeden, belli etmeden” anlamındadır. Cümlede kişinin not alırken bunu çevresindekilere hissettirmediği, yani gizlice yaptığı anlatılır. B’de “eskitmek” sözcüğü “yıpratmak, eski hâle getirmek” anlamına gelir; gizlilik/belli etmeme anlamı yoktur. C’de “sağlamak” sözcüğü “gerçekleştirmek, elde etmek” anlamındadır; gizlice yapma anlamı taşımaz. D’de “hazırlamak” sözcüğü “bir işe uygun duruma getirmek” demektir; yine “gizlice, belli etmeden” anlamı bulunmaz. Bu nedenle doğru cevap C521’dır.

  1. Çözüm: şıkkıCnda “sezdirmeden” sözcüğü, “kimseye fark ettirmeden, belli etmeden” anlamındadır. Cümlede kişinin not alırken bunu çevresindekilere hissettirmediği, yani gizlice yaptığı anlatılır. B’de “eskitmek” sözcüğü “yıpratmak, eski hâle getirmek” anlamına gelir; gizlilik/belli etmeme anlamı yoktur. C’de “sağlamak” sözcüğü “gerçekleştirmek, elde etmek” anlamındadır; gizlice yapma anlamı taşımaz. D’de “hazırlamak” sözcüğü “bir işe uygun duruma getirmek” demektir; yine “gizlice, belli etmeden” anlamı bulunmaz. Bu nedenle doğru cevap C521’dır.

şıkkıC3nda “sezdirmeden” sözcüğü, “kimseye fark ettirmeden, belli etmeden” anlamındadır. Cümlede kişinin not alırken bunu çevresindekilere hissettirmediği, yani gizlice yaptığı anlatılır. B’de “eskitmek” sözcüğü “yıpratmak, eski hâle getirmek” anlamına gelir; gizlilik/belli etmeme anlamı yoktur. C’de “sağlamak” sözcüğü “gerçekleştirmek, elde etmek” anlamındadır; gizlice yapma anlamı taşımaz. D’de “hazırlamak” sözcüğü “bir işe uygun duruma getirmek” demektir; yine “gizlice, belli etmeden” anlamı bulunmaz. Bu nedenle doğru cevap C524’dır.

2. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla **mecaz** kullanılmıştır? A) Bu konuyu daha *açık* anlatırsan herkes anlayacak. B) Sabah *açık* havada yürüyüş yapmak iyi geldi. C) Kutunun ağzı *açık* kalınca içindekiler döküldü. D) Sorulara *açık* cevaplar vermekten özellikle kaçındı.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

“Açık” sözcüğü temel anlamıyla “kapalı olmayan, örtülü olmayan; aralığı bulunan” gibi somut bir durumu karşılar. Mecaz anlamda ise somutluk kaybolur; “net, gizlenmeyen, dolambaçsız” gibi soyut bir anlam kazanır. A seçeneğinde “açık anlatmak” ifadesi “anlaşılır, net” anlamındadır. Bu kullanım günlük dilde kalıplaşmış olsa da hâlâ “anlaşılır olma” durumunu bildirir ve doğrudan anlatımın niteliğini belirtir. B seçeneğinde “açık hava” ifadesi “bulutsuz, kapalı olmayan hava” anlamındadır; somut ve gerçek anlamdadır. C seçeneğinde “kutunun ağzı açık” ifadesi “kapalı değil, kapanmamış” anlamındadır; somut ve gerçek anlamdadır. D seçeneğinde ise “açık cevap” ifadesi, “net, doğrudan, saklamadan söylenen” anlamına gelir. Burada “açık” sözcüğü fiziksel bir açıklığı değil, soyut bir nitelik olan “dürüst/yalın/net olma” durumunu karşılar. Bu nedenle mecaz kullanım **D** seçeneğindedir.

  1. Çözüm: “Açık” sözcüğü temel anlamıyla “kapalı olmayan, örtülü olmayan; aralığı bulunan” gibi somut bir durumu karşılar. Mecaz anlamda ise somutluk kaybolur; “net, gizlenmeyen, dolambaçsız” gibi soyut bir anlam kazanır. A seçeneğinde “açık anlatmak” ifadesi “anlaşılır, net” anlamındadır. Bu kullanım günlük dilde kalıplaşmış olsa da hâlâ “anlaşılır olma” durumunu bildirir ve doğrudan anlatımın niteliğini belirtir. B seçeneğinde “açık hava” ifadesi “bulutsuz, kapalı olmayan hava” anlamındadır; somut ve gerçek anlamdadır. C seçeneğinde “kutunun ağzı açık” ifadesi “kapalı değil, kapanmamış” anlamındadır; somut ve gerçek anlamdadır. D seçeneğinde ise “açık cevap” ifadesi, “net, doğrudan, saklamadan söylenen” anlamına gelir. Burada “açık” sözcüğü fiziksel bir açıklığı değil, soyut bir nitelik olan “dürüst/yalın/net olma” durumunu karşılar. Bu nedenle mecaz kullanım **D** seçeneğindedir.

“Açık” sözcüğü temel anlamıyla “kapalı olmayan, örtülü olmayan; aralığı bulunan” gibi somut bir durumu karşılar. Mecaz anlamda ise somutluk kaybolur; “net, gizlenmeyen, dolambaçsız” gibi soyut bir anlam kazanır. A seçeneğinde “açık anlatmak” ifadesi “anlaşılır, net” anlamındadır. Bu kullanım günlük dilde kalıplaşmış olsa da hâlâ “anlaşılır olma” durumunu bildirir ve doğrudan anlatımın niteliğini belirtir. B seçeneğinde “açık hava” ifadesi “bulutsuz, kapalı olmayan hava” anlamındadır; somut ve gerçek anlamdadır. C seçeneğinde “kutunun ağzı açık” ifadesi “kapalı değil, kapanmamış” anlamındadır; somut ve gerçek anlamdadır. D seçeneğinde ise “açık cevap” ifadesi, “net, doğrudan, saklamadan söylenen” anlamına gelir. Burada “açık” sözcüğü fiziksel bir açıklığı değil, soyut bir nitelik olan “dürüst/yalın/net olma” durumunu karşılar. Bu nedenle mecaz kullanım **D** seçeneğindedir.

3. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla **gerçek (temel) anlamının dışında** kullanılmıştır? A) Bu işin **ucu** nereye varır, kimse kestiremiyor. B) Sabah erkenden kalkıp **ince** bir mont giydi. C) Kitabın **sayfalarını** tek tek kontrol etti. D) Yoldaki **taşları** kenara çekip yürümeyi kolaylaştırdı.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

A seçeneğinde altı çizili “ucu” sözcüğü, bir nesnenin “uç kısmı, sivri/son noktası” anlamında kullanılmamıştır. “Bu işin ucu nereye varır?” ifadesinde “ucu”, “işin varacağı sonuç, işin sonu” anlamında kullanılarak soyut bir durumu anlatır. Bu nedenle sözcük mecaz anlam kazanmıştır. B seçeneğinde “ince” sözcüğü, montun kalınlığının az olduğunu bildirir; bu, sözcüğün gerçek (temel) anlamıdır. C seçeneğinde “sayfalarını” sözcüğü, kitabın yapraklarını ifade eder; gerçek anlamdadır. D seçeneğinde “taşları” sözcüğü, yoldaki gerçek taş parçalarını anlatır; gerçek anlamdadır. Bu yüzden doğru cevap A’dır.

  1. Çözüm: A seçeneğinde altı çizili “ucu” sözcüğü, bir nesnenin “uç kısmı, sivri/son noktası” anlamında kullanılmamıştır. “Bu işin ucu nereye varır?” ifadesinde “ucu”, “işin varacağı sonuç, işin sonu” anlamında kullanılarak soyut bir durumu anlatır. Bu nedenle sözcük mecaz anlam kazanmıştır. B seçeneğinde “ince” sözcüğü, montun kalınlığının az olduğunu bildirir; bu, sözcüğün gerçek (temel) anlamıdır. C seçeneğinde “sayfalarını” sözcüğü, kitabın yapraklarını ifade eder; gerçek anlamdadır. D seçeneğinde “taşları” sözcüğü, yoldaki gerçek taş parçalarını anlatır; gerçek anlamdadır. Bu yüzden doğru cevap A’dır.

A seçeneğinde altı çizili “ucu” sözcüğü, bir nesnenin “uç kısmı, sivri/son noktası” anlamında kullanılmamıştır. “Bu işin ucu nereye varır?” ifadesinde “ucu”, “işin varacağı sonuç, işin sonu” anlamında kullanılarak soyut bir durumu anlatır. Bu nedenle sözcük mecaz anlam kazanmıştır. B seçeneğinde “ince” sözcüğü, montun kalınlığının az olduğunu bildirir; bu, sözcüğün gerçek (temel) anlamıdır. C seçeneğinde “sayfalarını” sözcüğü, kitabın yapraklarını ifade eder; gerçek anlamdadır. D seçeneğinde “taşları” sözcüğü, yoldaki gerçek taş parçalarını anlatır; gerçek anlamdadır. Bu yüzden doğru cevap A’dır.

4. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ağır" sözcüğü, diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

seçeneğiBnde "ağır" sözcüğü "tartısı fazla olan, kaldırılması/taşınması güç" anlamındadır. Yani sözcük somut bir ağırlığı (fiziksel kütleyi) belirtir. B seçeneğinde "ağır yorgunluk" ifadesi, yorgunluğun "şiddetli, yoğun" olduğunu anlatır; fiziksel ağırlık değil, derecelendirme anlamı vardır. C seçeneğinde "ağır eleştiri" sözü, eleştirinin "kırıcı, sert" olduğunu belirtir; yine mecaz anlamdadır. D seçeneğinde "ağır geçen şartlar" ifadesi, koşulların "çetin, zor" olduğunu anlatır. Bu da mecazdır. Dolayısıyla diğer üç cümlede "ağır" mecaz anlamda (yoğun/sert/çetin) kullanılırken, yalnız A'da gerçek (somut) anlamda kullanılmıştır.

  1. Çözüm: seçeneğiBnde "ağır" sözcüğü "tartısı fazla olan, kaldırılması/taşınması güç" anlamındadır. Yani sözcük somut bir ağırlığı (fiziksel kütleyi) belirtir. B seçeneğinde "ağır yorgunluk" ifadesi, yorgunluğun "şiddetli, yoğun" olduğunu anlatır; fiziksel ağırlık değil, derecelendirme anlamı vardır. C seçeneğinde "ağır eleştiri" sözü, eleştirinin "kırıcı, sert" olduğunu belirtir; yine mecaz anlamdadır. D seçeneğinde "ağır geçen şartlar" ifadesi, koşulların "çetin, zor" olduğunu anlatır. Bu da mecazdır. Dolayısıyla diğer üç cümlede "ağır" mecaz anlamda (yoğun/sert/çetin) kullanılırken, yalnız A'da gerçek (somut) anlamda kullanılmıştır.

seçeneğiB3nde "ağır" sözcüğü "tartısı fazla olan, kaldırılması/taşınması güç" anlamındadır. Yani sözcük somut bir ağırlığı (fiziksel kütleyi) belirtir. B seçeneğinde "ağır yorgunluk" ifadesi, yorgunluğun "şiddetli, yoğun" olduğunu anlatır; fiziksel ağırlık değil, derecelendirme anlamı vardır. C seçeneğinde "ağır eleştiri" sözü, eleştirinin "kırıcı, sert" olduğunu belirtir; yine mecaz anlamdadır. D seçeneğinde "ağır geçen şartlar" ifadesi, koşulların "çetin, zor" olduğunu anlatır. Bu da mecazdır. Dolayısıyla diğer üç cümlede "ağır" mecaz anlamda (yoğun/sert/çetin) kullanılırken, yalnız A'da gerçek (somut) anlamda kullanılmıştır.

5. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır? A) Bu konuyu daha önce de *işlemiştik*; yine de kısa bir özet geçelim. B) Sınıfta kimse konuşmayınca öğretmen, yoklamayı hızla *işledi*. C) Usta, ahşabın yüzeyini zımparalayıp ince ince *işledi*. D) Şair, şiirinde ayrılık temasını derin bir duyarlılıkla *işlemiş*.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

A, C ve D seçeneklerinde “işlemek” sözcüğü; bir konuyu/temayı ele almak, üzerinde çalışıp ayrıntılandırmak ya da bir malzemeyi emek vererek biçimlendirmek anlamlarında kullanılmıştır. Yani ortak nokta, “bir şeyi üzerinde çalışarak ortaya koymak/derinleştirmek”tir. A’da “konuyu işlemek” = konuyu anlatıp ele almak; D’de “temayı işlemek” = temayı şiirde ele almak; C’de “ahşabı işlemek” = malzemeyi emekle biçimlendirmek. Üçünde de anlam, “çalışıp şekillendirme/ele alma” çizgisindedir. B’de ise “yoklamayı işlemek” ifadesi, okul dilinde “yoklamayı deftere/sisteme kaydetmek, giriş yapmak” anlamındadır. Bu, diğerlerindeki gibi bir konuyu ya da malzemeyi emekle ele alıp geliştirme değil; “kayıt altına alma” anlamıdır. Bu nedenle anlamı farklı olan seçenek C’dir.

  1. Çözüm: A, C ve D seçeneklerinde “işlemek” sözcüğü; bir konuyu/temayı ele almak, üzerinde çalışıp ayrıntılandırmak ya da bir malzemeyi emek vererek biçimlendirmek anlamlarında kullanılmıştır. Yani ortak nokta, “bir şeyi üzerinde çalışarak ortaya koymak/derinleştirmek”tir. A’da “konuyu işlemek” = konuyu anlatıp ele almak; D’de “temayı işlemek” = temayı şiirde ele almak; C’de “ahşabı işlemek” = malzemeyi emekle biçimlendirmek. Üçünde de anlam, “çalışıp şekillendirme/ele alma” çizgisindedir. B’de ise “yoklamayı işlemek” ifadesi, okul dilinde “yoklamayı deftere/sisteme kaydetmek, giriş yapmak” anlamındadır. Bu, diğerlerindeki gibi bir konuyu ya da malzemeyi emekle ele alıp geliştirme değil; “kayıt altına alma” anlamıdır. Bu nedenle anlamı farklı olan seçenek C’dir.

A, C ve D seçeneklerinde “işlemek” sözcüğü; bir konuyu/temayı ele almak, üzerinde çalışıp ayrıntılandırmak ya da bir malzemeyi emek vererek biçimlendirmek anlamlarında kullanılmıştır. Yani ortak nokta, “bir şeyi üzerinde çalışarak ortaya koymak/derinleştirmek”tir. A’da “konuyu işlemek” = konuyu anlatıp ele almak; D’de “temayı işlemek” = temayı şiirde ele almak; C’de “ahşabı işlemek” = malzemeyi emekle biçimlendirmek. Üçünde de anlam, “çalışıp şekillendirme/ele alma” çizgisindedir. B’de ise “yoklamayı işlemek” ifadesi, okul dilinde “yoklamayı deftere/sisteme kaydetmek, giriş yapmak” anlamındadır. Bu, diğerlerindeki gibi bir konuyu ya da malzemeyi emekle ele alıp geliştirme değil; “kayıt altına alma” anlamıdır. Bu nedenle anlamı farklı olan seçenek C’dir.

6. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “beklenmedik bir anda ortaya çıkmak / ansızın belirmek” anlamı katmıştır? A) Uzun süredir konuşmadığı arkadaşı, kalabalığın içinden birden __çıkıverdi__. B) Bu kadar masrafın içinden nasıl __çıkacağız__, hiç bilmiyorum. C) Toplantıda herkes konuştu ama o yine sessizliğinden __çıkmadı__. D) Yeni kitabı çıkar çıkmaz, raflardan hemen __çıktı__.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

seçeneğiDnde “kalabalığın içinden birden çıkıverdi” ifadesi, kişinin beklenmedik bir anda ortaya çıkmasını anlatır. “Birden” zarfı ve “-iver-” tezlik eki, eylemin ansızın gerçekleştiğini güçlendirir. Bu nedenle aranan anlam A’dadır. B’de “içinden nasıl çıkacağız” sözü, “bir sorunu/işi çözmek, içinden sıyrılmak” anlamındadır; ortaya çıkmak değil, bir güçlüğü aşmak kastedilir. C’de “sessizliğinden çıkmadı” ifadesi, “tutumunu/halini değiştirmemek, konuşmaya başlamamak” anlamındadır. D’de “raf(lar)dan çıktı” ise “yayınlanmak / satışa sunulmak” ya da “piyasaya sürülmek” anlamına gelir; ansızın belirme anlamı yoktur.

  1. Çözüm: seçeneğiDnde “kalabalığın içinden birden çıkıverdi” ifadesi, kişinin beklenmedik bir anda ortaya çıkmasını anlatır. “Birden” zarfı ve “-iver-” tezlik eki, eylemin ansızın gerçekleştiğini güçlendirir. Bu nedenle aranan anlam A’dadır. B’de “içinden nasıl çıkacağız” sözü, “bir sorunu/işi çözmek, içinden sıyrılmak” anlamındadır; ortaya çıkmak değil, bir güçlüğü aşmak kastedilir. C’de “sessizliğinden çıkmadı” ifadesi, “tutumunu/halini değiştirmemek, konuşmaya başlamamak” anlamındadır. D’de “raf(lar)dan çıktı” ise “yayınlanmak / satışa sunulmak” ya da “piyasaya sürülmek” anlamına gelir; ansızın belirme anlamı yoktur.

seçeneğiD3nde “kalabalığın içinden birden çıkıverdi” ifadesi, kişinin beklenmedik bir anda ortaya çıkmasını anlatır. “Birden” zarfı ve “-iver-” tezlik eki, eylemin ansızın gerçekleştiğini güçlendirir. Bu nedenle aranan anlam A’dadır. B’de “içinden nasıl çıkacağız” sözü, “bir sorunu/işi çözmek, içinden sıyrılmak” anlamındadır; ortaya çıkmak değil, bir güçlüğü aşmak kastedilir. C’de “sessizliğinden çıkmadı” ifadesi, “tutumunu/halini değiştirmemek, konuşmaya başlamamak” anlamındadır. D’de “raf(lar)dan çıktı” ise “yayınlanmak / satışa sunulmak” ya da “piyasaya sürülmek” anlamına gelir; ansızın belirme anlamı yoktur.

7. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla **mecaz** olarak kullanılmıştır? A) Bu işin *püf* noktasını sonunda anlattı. B) *Püf* diye üfleyince mum hemen söndü. C) Çocuk, *püf* deyip balonu şişirdi. D) Rüzgârın *püf* sesi gece boyunca sürdü.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

“Püf” sözcüğü bazı cümlelerde gerçek anlamıyla (üfleme sesi/ünlemi) kullanılabilirken bazı cümlelerde “işin inceliği, en önemli ayrıntısı” anlamında mecazlaşabilir. A seçeneğinde “püf noktası” ifadesi, “bir işin en önemli ayrıntısı, inceliği” anlamındadır. Burada “püf” gerçek bir ses ya da üfleme eylemi değildir; soyut bir anlam kazanmıştır. Bu nedenle mecaz anlam vardır. B ve C seçeneklerinde “püf” doğrudan üfleme sesini/ünlemini karşılar; mumun sönmesi ve balonun şişmesi gerçek bir üfleme eylemiyle ilgilidir. D seçeneğinde de rüzgârın çıkardığı ses kastedildiği için sözcük yine gerçek anlamdadır. Doğru cevap: A.

  1. Çözüm: “Püf” sözcüğü bazı cümlelerde gerçek anlamıyla (üfleme sesi/ünlemi) kullanılabilirken bazı cümlelerde “işin inceliği, en önemli ayrıntısı” anlamında mecazlaşabilir. A seçeneğinde “püf noktası” ifadesi, “bir işin en önemli ayrıntısı, inceliği” anlamındadır. Burada “püf” gerçek bir ses ya da üfleme eylemi değildir; soyut bir anlam kazanmıştır. Bu nedenle mecaz anlam vardır. B ve C seçeneklerinde “püf” doğrudan üfleme sesini/ünlemini karşılar; mumun sönmesi ve balonun şişmesi gerçek bir üfleme eylemiyle ilgilidir. D seçeneğinde de rüzgârın çıkardığı ses kastedildiği için sözcük yine gerçek anlamdadır. Doğru cevap: A.

“Püf” sözcüğü bazı cümlelerde gerçek anlamıyla (üfleme sesi/ünlemi) kullanılabilirken bazı cümlelerde “işin inceliği, en önemli ayrıntısı” anlamında mecazlaşabilir. A seçeneğinde “püf noktası” ifadesi, “bir işin en önemli ayrıntısı, inceliği” anlamındadır. Burada “püf” gerçek bir ses ya da üfleme eylemi değildir; soyut bir anlam kazanmıştır. Bu nedenle mecaz anlam vardır. B ve C seçeneklerinde “püf” doğrudan üfleme sesini/ünlemini karşılar; mumun sönmesi ve balonun şişmesi gerçek bir üfleme eylemiyle ilgilidir. D seçeneğinde de rüzgârın çıkardığı ses kastedildiği için sözcük yine gerçek anlamdadır. Doğru cevap: A.

8. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “gizlice dinlemek / konuşulanı fark ettirmeden işitmek” anlamı katmıştır? A) Toplantıda söylenenleri köşeden köşeye dolaşıp *kulak kabarttı*. B) Çocuk, annesinin uyarılarına hiç *kulak asmıyordu*. C) Bu şarkıyı ilk duyduğumda hemen *kulağıma küpe* oldu. D) Yeni yönetmeliği duyunca herkes bir anda *kulak kesildi*.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

şıkkıBnda “kulak kabartmak” deyimi, bir konuşmayı fark ettirmeden dinlemek, gizlice işitmeye çalışmak anlamındadır. Cümlede de kişi, toplantıda söylenenleri “köşeden köşeye dolaşıp” dinlemeye çalıştığı için bu anlam tam karşılanır. B şıkkında “kulak asmak” bir söze önem vermek, dikkate almak demektir; gizlice dinlemek anlamı yoktur. C şıkkında “kulağıma küpe olmak” yaşanan bir olaydan ders almak, unutmayıp ibret almak anlamındadır. D şıkkında “kulak kesilmek” bir şeyi çok dikkatle dinlemek, tüm dikkatini vermek demektir. Bu, gizlice dinlemekten farklıdır; açıkça ve yoğun dikkatle dinlemeyi anlatır. Bu nedenle doğru cevap B618’dır.

  1. Çözüm: şıkkıBnda “kulak kabartmak” deyimi, bir konuşmayı fark ettirmeden dinlemek, gizlice işitmeye çalışmak anlamındadır. Cümlede de kişi, toplantıda söylenenleri “köşeden köşeye dolaşıp” dinlemeye çalıştığı için bu anlam tam karşılanır. B şıkkında “kulak asmak” bir söze önem vermek, dikkate almak demektir; gizlice dinlemek anlamı yoktur. C şıkkında “kulağıma küpe olmak” yaşanan bir olaydan ders almak, unutmayıp ibret almak anlamındadır. D şıkkında “kulak kesilmek” bir şeyi çok dikkatle dinlemek, tüm dikkatini vermek demektir. Bu, gizlice dinlemekten farklıdır; açıkça ve yoğun dikkatle dinlemeyi anlatır. Bu nedenle doğru cevap B618’dır.

şıkkıB3nda “kulak kabartmak” deyimi, bir konuşmayı fark ettirmeden dinlemek, gizlice işitmeye çalışmak anlamındadır. Cümlede de kişi, toplantıda söylenenleri “köşeden köşeye dolaşıp” dinlemeye çalıştığı için bu anlam tam karşılanır. B şıkkında “kulak asmak” bir söze önem vermek, dikkate almak demektir; gizlice dinlemek anlamı yoktur. C şıkkında “kulağıma küpe olmak” yaşanan bir olaydan ders almak, unutmayıp ibret almak anlamındadır. D şıkkında “kulak kesilmek” bir şeyi çok dikkatle dinlemek, tüm dikkatini vermek demektir. Bu, gizlice dinlemekten farklıdır; açıkça ve yoğun dikkatle dinlemeyi anlatır. Bu nedenle doğru cevap B621’dır.

9. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “gereğinden fazla değer verip abartmak” anlamı katmıştır? A) Bu kadar küçük bir hatayı büyütmek kimseye fayda sağlamaz. B) Güneş doğunca odanın içi bir anda aydınlandı. C) Yeni açılan park, mahallenin havasını değiştirdi. D) Bu konuya biraz daha eğilmek gerekiyor.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

Soruda altı çizili sözcüğün “gereğinden fazla değer verip abartmak” anlamında kullanıldığı cümle isteniyor. seçeneğiC108nde “Bu kadar küçük bir hatayı büyütmek...” ifadesinde “büyütmek” sözcüğü gerçek anlamıyla “boyutça artırmak” değil, “küçük bir durumu abartıp önemli hâle getirmek” anlamındadır. Bu, soruda verilen anlamla birebir örtüşür. B seçeneğinde “aydınlandı” sözcüğü “ışıkla dolmak, aydınlık hâle gelmek” anlamında kullanılmıştır; abartma anlamı yoktur. C seçeneğinde “değiştirdi” sözcüğü “farklı hâle getirmek” anlamındadır; bir durumu gereğinden fazla önemseme/abartma anlamı taşımaz. D seçeneğinde “eğilmek” sözcüğü mecaz olarak “bir konu üzerinde durmak, incelemek” anlamındadır; ancak “abartmak” anlamı içermez. Bu nedenle doğru cevap C737’dır.

  1. Çözüm: Soruda altı çizili sözcüğün “gereğinden fazla değer verip abartmak” anlamında kullanıldığı cümle isteniyor. seçeneğiC108nde “Bu kadar küçük bir hatayı büyütmek...” ifadesinde “büyütmek” sözcüğü gerçek anlamıyla “boyutça artırmak” değil, “küçük bir durumu abartıp önemli hâle getirmek” anlamındadır. Bu, soruda verilen anlamla birebir örtüşür. B seçeneğinde “aydınlandı” sözcüğü “ışıkla dolmak, aydınlık hâle gelmek” anlamında kullanılmıştır; abartma anlamı yoktur. C seçeneğinde “değiştirdi” sözcüğü “farklı hâle getirmek” anlamındadır; bir durumu gereğinden fazla önemseme/abartma anlamı taşımaz. D seçeneğinde “eğilmek” sözcüğü mecaz olarak “bir konu üzerinde durmak, incelemek” anlamındadır; ancak “abartmak” anlamı içermez. Bu nedenle doğru cevap C737’dır.

Soruda altı çizili sözcüğün “gereğinden fazla değer verip abartmak” anlamında kullanıldığı cümle isteniyor. seçeneğiC111nde “Bu kadar küçük bir hatayı büyütmek...” ifadesinde “büyütmek” sözcüğü gerçek anlamıyla “boyutça artırmak” değil, “küçük bir durumu abartıp önemli hâle getirmek” anlamındadır. Bu, soruda verilen anlamla birebir örtüşür. B seçeneğinde “aydınlandı” sözcüğü “ışıkla dolmak, aydınlık hâle gelmek” anlamında kullanılmıştır; abartma anlamı yoktur. C seçeneğinde “değiştirdi” sözcüğü “farklı hâle getirmek” anlamındadır; bir durumu gereğinden fazla önemseme/abartma anlamı taşımaz. D seçeneğinde “eğilmek” sözcüğü mecaz olarak “bir konu üzerinde durmak, incelemek” anlamındadır; ancak “abartmak” anlamı içermez. Bu nedenle doğru cevap C740’dır.

10. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla **gerçek anlamından uzaklaşıp mecaz anlam** kazanmıştır? A) Bu işin *köküne* inmeden kalıcı bir çözüm bulamayız. B) Yağmur başlayınca herkes *sığınağa* koştu. C) Masanın *köşesi* kırılmış, tamir etmek gerekir. D) Çantanın *ağzı* açık kalmış, eşyalar dökülmüş.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

şıkkıDnda “kök” sözcüğü, bitkinin topraktaki kısmını (gerçek anlam) ifade etmez. “Bir işin köküne inmek” deyimleşmiş bir kullanımdır ve “işin asıl nedenine/temeline inmek” anlamında kullanılır. Bu nedenle sözcük mecaz anlam kazanmıştır. B şıkkındaki “sığınak”, tehlikeden korunmak için girilen yer anlamıyla gerçek anlamdadır. C şıkkındaki “köşe”, masanın köşe kısmını belirtir; somut ve gerçek anlamlıdır. D şıkkındaki “ağız”, çantanın açılan kısmı için Türkçede yerleşik bir adlandırmadır; nesnenin açıklığını/boğaz kısmını karşılar ve bu kullanım gerçek anlam çerçevesinde değerlendirilir. Bu yüzden doğru cevap D604’dır.

  1. Çözüm: şıkkıDnda “kök” sözcüğü, bitkinin topraktaki kısmını (gerçek anlam) ifade etmez. “Bir işin köküne inmek” deyimleşmiş bir kullanımdır ve “işin asıl nedenine/temeline inmek” anlamında kullanılır. Bu nedenle sözcük mecaz anlam kazanmıştır. B şıkkındaki “sığınak”, tehlikeden korunmak için girilen yer anlamıyla gerçek anlamdadır. C şıkkındaki “köşe”, masanın köşe kısmını belirtir; somut ve gerçek anlamlıdır. D şıkkındaki “ağız”, çantanın açılan kısmı için Türkçede yerleşik bir adlandırmadır; nesnenin açıklığını/boğaz kısmını karşılar ve bu kullanım gerçek anlam çerçevesinde değerlendirilir. Bu yüzden doğru cevap D604’dır.

şıkkıD3nda “kök” sözcüğü, bitkinin topraktaki kısmını (gerçek anlam) ifade etmez. “Bir işin köküne inmek” deyimleşmiş bir kullanımdır ve “işin asıl nedenine/temeline inmek” anlamında kullanılır. Bu nedenle sözcük mecaz anlam kazanmıştır. B şıkkındaki “sığınak”, tehlikeden korunmak için girilen yer anlamıyla gerçek anlamdadır. C şıkkındaki “köşe”, masanın köşe kısmını belirtir; somut ve gerçek anlamlıdır. D şıkkındaki “ağız”, çantanın açılan kısmı için Türkçede yerleşik bir adlandırmadır; nesnenin açıklığını/boğaz kısmını karşılar ve bu kullanım gerçek anlam çerçevesinde değerlendirilir. Bu yüzden doğru cevap D607’dır.

Sözcükte Anlam Testleri Hakkında Sık Sorulanlar

Sözcüğün anlamı nasıl belirlenir?

Sözcüğün cümledeki kullanımına, diğer sözcüklerle ilişkisine ve metnin bağlamına bakılır.

Deyim ile atasözü arasındaki fark nedir?

Deyim çoğunlukla mecazlı bir durumu anlatan kalıplaşmış söz grubudur; atasözü genel bir yargı veya öğüt bildirir.

Terim anlam nedir?

Bir bilim, sanat, spor veya meslek alanında özel bir kavramı karşılayan anlamdır.