8. Sınıf Türkçe

8. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Testleri

Sözcükte Anlam konusundaki soruları çözümlü testlerle pekiştir.

8. Sınıf Sözcükte Anlam Testleri

8. sınıf Türkçe Sözcükte Anlam testleri; gerçek, mecaz, yan ve terim anlamı, çok anlamlı sözcükleri, eş ve zıt anlam ilişkilerini, deyim ve atasözlerini pekiştirir. Sözcüğün anlamını belirlerken cümledeki kullanımına ve bağlama bakmak gerekir.

Anlam Türleri

Gerçek anlam sözcüğün temel anlamıdır; mecaz anlamda sözcük temel anlamından uzaklaşır. Yan anlam, temel anlamla ilişkili yeni kullanımdır. Terim anlam ise bilim, sanat, spor veya meslek alanına özgü kavramı karşılar.

Anlam İlişkileri ve Kalıplaşmış Sözler

Eş anlamlı, zıt anlamlı ve sesteş sözcükler cümle içinde değerlendirilmelidir. Deyimler kalıplaşmış ve çoğu zaman mecazlı söz gruplarıdır; atasözleri ise genel bir yargı veya öğüt bildirir.

22. Test

8. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Testleri

Sözcükte Anlam konusu 22. test.

Her soruda doğru seçeneği işaretle.

10 Soru
0/10 Soru0 %
Doğru 0
Yanlış 0
Boş 10
1. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla **mecaz** (gerçek anlamından uzak) kullanılmıştır? A) Bu konuda daha *açık* konuşmalısın. B) Masanın üstündeki *açık* kitabı bana uzatır mısın? C) Pencereyi biraz *açık* bırakmışsın, içeri rüzgâr giriyor. D) Sınavda bir soruyu *açık* bırakmış, cevaplamamış.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

seçeneğiBnde “açık” sözcüğü, “net, anlaşılır, kapalı olmayan (ifade bakımından)” anlamında kullanılmıştır. Burada fiziksel bir “açma/kapama” durumu yoktur; sözcük, konuşmanın niteliğini anlatacak şekilde gerçek anlamından uzaklaşarak **mecaz anlam** kazanmıştır. B seçeneğinde “açık kitap” ifadesi, kitabın kapalı değil, sayfalarının açılmış olması durumunu bildirir; **gerçek anlam** vardır. C seçeneğinde “pencereyi açık bırakmak” fiziksel olarak pencerenin kapalı olmaması demektir; **gerçek anlam** vardır. D seçeneğinde “soruyu açık bırakmak” ifadesi, soruyu boş bırakmak/yanıtlamamak anlamına gelir ve bu kullanım, “açık” sözcüğünün “kapalı değil” temel anlamından doğrudan türeyen, sınav bağlamında yerleşmiş somut bir kullanımdır; mecaz değil, bağlama özgü **gerçek/temel anlama yakın** kullanımdır. Bu nedenle mecaz anlamlı kullanım yalnızca **A** seçeneğindedir.

  1. Çözüm: seçeneğiBnde “açık” sözcüğü, “net, anlaşılır, kapalı olmayan (ifade bakımından)” anlamında kullanılmıştır. Burada fiziksel bir “açma/kapama” durumu yoktur; sözcük, konuşmanın niteliğini anlatacak şekilde gerçek anlamından uzaklaşarak **mecaz anlam** kazanmıştır. B seçeneğinde “açık kitap” ifadesi, kitabın kapalı değil, sayfalarının açılmış olması durumunu bildirir; **gerçek anlam** vardır. C seçeneğinde “pencereyi açık bırakmak” fiziksel olarak pencerenin kapalı olmaması demektir; **gerçek anlam** vardır. D seçeneğinde “soruyu açık bırakmak” ifadesi, soruyu boş bırakmak/yanıtlamamak anlamına gelir ve bu kullanım, “açık” sözcüğünün “kapalı değil” temel anlamından doğrudan türeyen, sınav bağlamında yerleşmiş somut bir kullanımdır; mecaz değil, bağlama özgü **gerçek/temel anlama yakın** kullanımdır. Bu nedenle mecaz anlamlı kullanım yalnızca **A** seçeneğindedir.

seçeneğiB3nde “açık” sözcüğü, “net, anlaşılır, kapalı olmayan (ifade bakımından)” anlamında kullanılmıştır. Burada fiziksel bir “açma/kapama” durumu yoktur; sözcük, konuşmanın niteliğini anlatacak şekilde gerçek anlamından uzaklaşarak **mecaz anlam** kazanmıştır. B seçeneğinde “açık kitap” ifadesi, kitabın kapalı değil, sayfalarının açılmış olması durumunu bildirir; **gerçek anlam** vardır. C seçeneğinde “pencereyi açık bırakmak” fiziksel olarak pencerenin kapalı olmaması demektir; **gerçek anlam** vardır. D seçeneğinde “soruyu açık bırakmak” ifadesi, soruyu boş bırakmak/yanıtlamamak anlamına gelir ve bu kullanım, “açık” sözcüğünün “kapalı değil” temel anlamından doğrudan türeyen, sınav bağlamında yerleşmiş somut bir kullanımdır; mecaz değil, bağlama özgü **gerçek/temel anlama yakın** kullanımdır. Bu nedenle mecaz anlamlı kullanım yalnızca **A** seçeneğindedir.

2. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır? A) Bu konuda oldukça *ince* bir çalışma yapmış. B) Yağmurdan sonra yolların üstünde *ince* bir tabaka oluştu. C) Şakan *ince* ama biraz da kırıcıydı. D) Bu kumaş *ince* olduğu için kolay yırtılır.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

A, B ve D seçeneklerinde “ince” sözcüğü somut anlamda kullanılmıştır. A’da “ince çalışma” ifadesi, ayrıntılı ve titiz biçimde hazırlanmış bir çalışmayı anlatır; yani “ayrıntılarına kadar işlenmiş” anlamı vardır. B’de “ince tabaka” kalınlığı az olan bir katmanı belirtir. D’de de kumaşın “kalınlığı az” olduğu vurgulanır. C seçeneğinde ise “ince” sözcüğü somut bir kalınlık/ayrıntı anlamında değil, mecaz anlamda kullanılmıştır. “İnce şaka” ifadesi; zarif, nükteli, incelikli (duyarlılık gerektiren) bir şakayı anlatır. Bu nedenle anlam bakımından diğerlerinden farklı olan seçenek C’dir.

  1. Çözüm: A, B ve D seçeneklerinde “ince” sözcüğü somut anlamda kullanılmıştır. A’da “ince çalışma” ifadesi, ayrıntılı ve titiz biçimde hazırlanmış bir çalışmayı anlatır; yani “ayrıntılarına kadar işlenmiş” anlamı vardır. B’de “ince tabaka” kalınlığı az olan bir katmanı belirtir. D’de de kumaşın “kalınlığı az” olduğu vurgulanır. C seçeneğinde ise “ince” sözcüğü somut bir kalınlık/ayrıntı anlamında değil, mecaz anlamda kullanılmıştır. “İnce şaka” ifadesi; zarif, nükteli, incelikli (duyarlılık gerektiren) bir şakayı anlatır. Bu nedenle anlam bakımından diğerlerinden farklı olan seçenek C’dir.

A, B ve D seçeneklerinde “ince” sözcüğü somut anlamda kullanılmıştır. A’da “ince çalışma” ifadesi, ayrıntılı ve titiz biçimde hazırlanmış bir çalışmayı anlatır; yani “ayrıntılarına kadar işlenmiş” anlamı vardır. B’de “ince tabaka” kalınlığı az olan bir katmanı belirtir. D’de de kumaşın “kalınlığı az” olduğu vurgulanır. C seçeneğinde ise “ince” sözcüğü somut bir kalınlık/ayrıntı anlamında değil, mecaz anlamda kullanılmıştır. “İnce şaka” ifadesi; zarif, nükteli, incelikli (duyarlılık gerektiren) bir şakayı anlatır. Bu nedenle anlam bakımından diğerlerinden farklı olan seçenek C’dir.

3. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır? A) Bu konuyu daha sonra *ele alacağız*. B) Şikâyet dilekçesini bugün *ele aldı*. C) Projede çevre sorunlarını *ele aldık*. D) Toplantıda bütçe meselesini de *ele aldılar*.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

“Ele almak” birleşik fiili, bağlama göre iki farklı anlamda kullanılabilir: 1) “Bir konuyu incelemek, üzerinde durmak, değerlendirmek” anlamı: A, C ve D seçeneklerinde “konu / sorun / mesele” gibi soyut bir içerik üzerinde düşünme ve değerlendirme söz konusudur. Bu nedenle bu üç cümlede “ele almak” aynı anlamdadır. 2) “Eline almak, tutmak” anlamı: seçeneğiD350nde “dilekçe” somut bir nesnedir ve cümlede “dilekçeyi eline aldı (tuttu)” anlamı öne çıkar. Burada “incelemek” anlamı zorunlu değildir; fiziksel olarak alma anlamı baskındır. Bu yüzden anlamı diğerlerinden farklı olan seçenek D’dir.

  1. Çözüm: “Ele almak” birleşik fiili, bağlama göre iki farklı anlamda kullanılabilir: 1) “Bir konuyu incelemek, üzerinde durmak, değerlendirmek” anlamı: A, C ve D seçeneklerinde “konu / sorun / mesele” gibi soyut bir içerik üzerinde düşünme ve değerlendirme söz konusudur. Bu nedenle bu üç cümlede “ele almak” aynı anlamdadır. 2) “Eline almak, tutmak” anlamı: seçeneğiD350nde “dilekçe” somut bir nesnedir ve cümlede “dilekçeyi eline aldı (tuttu)” anlamı öne çıkar. Burada “incelemek” anlamı zorunlu değildir; fiziksel olarak alma anlamı baskındır. Bu yüzden anlamı diğerlerinden farklı olan seçenek D’dir.

“Ele almak” birleşik fiili, bağlama göre iki farklı anlamda kullanılabilir: 1) “Bir konuyu incelemek, üzerinde durmak, değerlendirmek” anlamı: A, C ve D seçeneklerinde “konu / sorun / mesele” gibi soyut bir içerik üzerinde düşünme ve değerlendirme söz konusudur. Bu nedenle bu üç cümlede “ele almak” aynı anlamdadır. 2) “Eline almak, tutmak” anlamı: seçeneğiD353nde “dilekçe” somut bir nesnedir ve cümlede “dilekçeyi eline aldı (tuttu)” anlamı öne çıkar. Burada “incelemek” anlamı zorunlu değildir; fiziksel olarak alma anlamı baskındır. Bu yüzden anlamı diğerlerinden farklı olan seçenek D’dir.

4. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla “bir işi gereğinden fazla uzatmak, sürüncemede bırakmak” anlamında kullanılmıştır? A) Toplantıda herkes konuşunca konu iyice _uzadı_. B) Bu işin böyle _uzaması_ kimseye fayda sağlamaz. C) Yağmur başlayınca yolculuğumuz _uzadı_. D) Sınav süresi _uzatılınca_ öğrenciler rahatladı.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

“Bir işi gereğinden fazla uzatmak, sürüncemede bırakmak” anlamında kullanımda, uzamanın nedeni genellikle bir durumun kasıtlı ya da gereksiz biçimde devam ettirilmesidir; sonuç olarak iş ilerlemez ve bekletilir. A seçeneğinde “konunun uzaması”, toplantının uzun sürmesi anlamındadır; sürüncemede bırakma değil, sürenin artması söz konusudur. seçeneğiA342nde “Bu işin böyle uzaması kimseye fayda sağlamaz.” ifadesi, işin gereksiz yere devam ettirilip sonuçlandırılmadığını, yani sürüncemede bırakıldığını anlatır. Deyimleşmiş anlam burada vardır. C seçeneğinde yolculuğun uzaması, yağmur gibi dış bir nedene bağlı olarak sürenin artmasıdır; sürüncemede bırakma anlamı yoktur. D seçeneğinde sınav süresinin uzatılması, bilinçli bir ek süre verme anlamındadır; bir işi oyalayıp sonuçlandırmama (sürüncemede bırakma) anlamı taşımaz. Bu nedenle doğru cevap A838’dir.

  1. Çözüm: “Bir işi gereğinden fazla uzatmak, sürüncemede bırakmak” anlamında kullanımda, uzamanın nedeni genellikle bir durumun kasıtlı ya da gereksiz biçimde devam ettirilmesidir; sonuç olarak iş ilerlemez ve bekletilir. A seçeneğinde “konunun uzaması”, toplantının uzun sürmesi anlamındadır; sürüncemede bırakma değil, sürenin artması söz konusudur. seçeneğiA342nde “Bu işin böyle uzaması kimseye fayda sağlamaz.” ifadesi, işin gereksiz yere devam ettirilip sonuçlandırılmadığını, yani sürüncemede bırakıldığını anlatır. Deyimleşmiş anlam burada vardır. C seçeneğinde yolculuğun uzaması, yağmur gibi dış bir nedene bağlı olarak sürenin artmasıdır; sürüncemede bırakma anlamı yoktur. D seçeneğinde sınav süresinin uzatılması, bilinçli bir ek süre verme anlamındadır; bir işi oyalayıp sonuçlandırmama (sürüncemede bırakma) anlamı taşımaz. Bu nedenle doğru cevap A838’dir.

“Bir işi gereğinden fazla uzatmak, sürüncemede bırakmak” anlamında kullanımda, uzamanın nedeni genellikle bir durumun kasıtlı ya da gereksiz biçimde devam ettirilmesidir; sonuç olarak iş ilerlemez ve bekletilir. A seçeneğinde “konunun uzaması”, toplantının uzun sürmesi anlamındadır; sürüncemede bırakma değil, sürenin artması söz konusudur. seçeneğiA345nde “Bu işin böyle uzaması kimseye fayda sağlamaz.” ifadesi, işin gereksiz yere devam ettirilip sonuçlandırılmadığını, yani sürüncemede bırakıldığını anlatır. Deyimleşmiş anlam burada vardır. C seçeneğinde yolculuğun uzaması, yağmur gibi dış bir nedene bağlı olarak sürenin artmasıdır; sürüncemede bırakma anlamı yoktur. D seçeneğinde sınav süresinin uzatılması, bilinçli bir ek süre verme anlamındadır; bir işi oyalayıp sonuçlandırmama (sürüncemede bırakma) anlamı taşımaz. Bu nedenle doğru cevap A841’dir.

5. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “önemsiz görme, küçümseme” anlamı katmıştır? A) Bu kadar emek verdikten sonra bir anda vazgeçmesini ben de **yadırgadım**. B) Toplantıda kimsenin fikrini **küçümseme**, herkesin söyleyeceği bir şey vardır. C) Bu kadar kısa sürede bu işi bitireceğini söylemesi bana **abartılı** geldi. D) Onun bu konudaki ısrarını önce **garipsedim**, sonra nedenini anladım.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

Soru, altı çizili sözcüğün cümleye “önemsiz görme, küçümseme” anlamı katıp katmadığını sorguluyor. Bu anlam; bir kişiyi, düşünceyi ya da durumu değersiz bulmak, önem vermemek demektir. B seçeneğinde “Toplantıda kimsenin fikrini **küçümseme**” ifadesi doğrudan “başkalarının fikirlerini önemsiz görme, değersiz bulma” anlamındadır. Bu nedenle aranan anlamı kesin ve tartışmasız biçimde karşılar. A’daki “**yadırgadım**” sözcüğü “alışık bulmamak, tuhaf karşılamak” anlamına gelir; küçümseme değildir. C’deki “**abartılı**” sözcüğü “olduğundan fazla gösterilmiş” demektir; küçümseme anlamı taşımaz. D’deki “**garipsedim**” sözcüğü de “şaşırmak, tuhaf bulmak” anlamındadır; yine küçümseme değildir. Bu yüzden doğru cevap B’dir.

  1. Çözüm: Soru, altı çizili sözcüğün cümleye “önemsiz görme, küçümseme” anlamı katıp katmadığını sorguluyor. Bu anlam; bir kişiyi, düşünceyi ya da durumu değersiz bulmak, önem vermemek demektir. B seçeneğinde “Toplantıda kimsenin fikrini **küçümseme**” ifadesi doğrudan “başkalarının fikirlerini önemsiz görme, değersiz bulma” anlamındadır. Bu nedenle aranan anlamı kesin ve tartışmasız biçimde karşılar. A’daki “**yadırgadım**” sözcüğü “alışık bulmamak, tuhaf karşılamak” anlamına gelir; küçümseme değildir. C’deki “**abartılı**” sözcüğü “olduğundan fazla gösterilmiş” demektir; küçümseme anlamı taşımaz. D’deki “**garipsedim**” sözcüğü de “şaşırmak, tuhaf bulmak” anlamındadır; yine küçümseme değildir. Bu yüzden doğru cevap B’dir.

Soru, altı çizili sözcüğün cümleye “önemsiz görme, küçümseme” anlamı katıp katmadığını sorguluyor. Bu anlam; bir kişiyi, düşünceyi ya da durumu değersiz bulmak, önem vermemek demektir. B seçeneğinde “Toplantıda kimsenin fikrini **küçümseme**” ifadesi doğrudan “başkalarının fikirlerini önemsiz görme, değersiz bulma” anlamındadır. Bu nedenle aranan anlamı kesin ve tartışmasız biçimde karşılar. A’daki “**yadırgadım**” sözcüğü “alışık bulmamak, tuhaf karşılamak” anlamına gelir; küçümseme değildir. C’deki “**abartılı**” sözcüğü “olduğundan fazla gösterilmiş” demektir; küçümseme anlamı taşımaz. D’deki “**garipsedim**” sözcüğü de “şaşırmak, tuhaf bulmak” anlamındadır; yine küçümseme değildir. Bu yüzden doğru cevap B’dir.

6. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla *mecaz* değildir?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

Seçeneklerde altı çizili sözcüklerin gerçek mi mecaz mı kullanıldığına bakılır. A seçeneğinde “dişini sıkmak” ifadesi “sabretmek, dayanmak” anlamında kullanılmıştır; gerçek anlamda diş sıkma eylemi kastedilmez. Bu nedenle mecazdır. B seçeneğinde “ağzından kaçırmak” ifadesi “istemeden söylemek” anlamındadır; sözcükler gerçek anlamıyla kullanılmamıştır. Mecazdır. C seçeneğinde “aksadı” sözcüğü, ayakkabının ayağı vurması sonucu kişinin yürüyüşünün bozulmasını, yani fiziksel olarak topallamayı anlatır. Bu kullanım gerçek (temel) anlamdadır, mecaz değildir. D seçeneğinde “rengi atmak” ifadesi “korkmak/heyecanlanmak sonucu benzi solmak” anlamında kalıplaşmış bir anlatımdır; sözcükler tek tek gerçek anlamıyla değil, deyimleşmiş biçimde kullanıldığı için mecaz kabul edilir. Bu nedenle doğru cevap C’dir.

  1. Çözüm: Seçeneklerde altı çizili sözcüklerin gerçek mi mecaz mı kullanıldığına bakılır. A seçeneğinde “dişini sıkmak” ifadesi “sabretmek, dayanmak” anlamında kullanılmıştır; gerçek anlamda diş sıkma eylemi kastedilmez. Bu nedenle mecazdır. B seçeneğinde “ağzından kaçırmak” ifadesi “istemeden söylemek” anlamındadır; sözcükler gerçek anlamıyla kullanılmamıştır. Mecazdır. C seçeneğinde “aksadı” sözcüğü, ayakkabının ayağı vurması sonucu kişinin yürüyüşünün bozulmasını, yani fiziksel olarak topallamayı anlatır. Bu kullanım gerçek (temel) anlamdadır, mecaz değildir. D seçeneğinde “rengi atmak” ifadesi “korkmak/heyecanlanmak sonucu benzi solmak” anlamında kalıplaşmış bir anlatımdır; sözcükler tek tek gerçek anlamıyla değil, deyimleşmiş biçimde kullanıldığı için mecaz kabul edilir. Bu nedenle doğru cevap C’dir.

Seçeneklerde altı çizili sözcüklerin gerçek mi mecaz mı kullanıldığına bakılır. A seçeneğinde “dişini sıkmak” ifadesi “sabretmek, dayanmak” anlamında kullanılmıştır; gerçek anlamda diş sıkma eylemi kastedilmez. Bu nedenle mecazdır. B seçeneğinde “ağzından kaçırmak” ifadesi “istemeden söylemek” anlamındadır; sözcükler gerçek anlamıyla kullanılmamıştır. Mecazdır. C seçeneğinde “aksadı” sözcüğü, ayakkabının ayağı vurması sonucu kişinin yürüyüşünün bozulmasını, yani fiziksel olarak topallamayı anlatır. Bu kullanım gerçek (temel) anlamdadır, mecaz değildir. D seçeneğinde “rengi atmak” ifadesi “korkmak/heyecanlanmak sonucu benzi solmak” anlamında kalıplaşmış bir anlatımdır; sözcükler tek tek gerçek anlamıyla değil, deyimleşmiş biçimde kullanıldığı için mecaz kabul edilir. Bu nedenle doğru cevap C’dir.

7. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır? A) Bu işin *ucunu* bir türlü yakalayamadı. B) İpin *ucu* kaçınca her şey karıştı. C) Masanın *ucu* duvara sürtünmüş. D) Konuşmanın *ucu* yine aynı yere çıktı.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

A, B ve D seçeneklerinde “uç” sözcüğü gerçek anlamıyla değil, mecaz/soyut anlamda kullanılmıştır. A’da “işin ucunu yakalamak” ifadesi, “bir işin püf noktasını, temel yönünü kavramak” anlamına gelir. B’de “ipin ucu kaçmak” deyimi, “işlerin denetimden çıkması, kontrolün kaybedilmesi” anlamındadır. D’de “konuşmanın ucu bir yere çıkmak” ifadesi, “konunun sonunda bir noktaya bağlanması/sonuçlanması” anlamında soyut bir kullanımdır. C’de ise “masanın ucu” ifadesinde “uç”, bir nesnenin fiziksel olarak “son kısmı/kenarı” anlamında, yani gerçek (somut) anlamda kullanılmıştır. Bu nedenle diğerlerinden farklı anlamda kullanılan seçenek D’dir.

  1. Çözüm: A, B ve D seçeneklerinde “uç” sözcüğü gerçek anlamıyla değil, mecaz/soyut anlamda kullanılmıştır. A’da “işin ucunu yakalamak” ifadesi, “bir işin püf noktasını, temel yönünü kavramak” anlamına gelir. B’de “ipin ucu kaçmak” deyimi, “işlerin denetimden çıkması, kontrolün kaybedilmesi” anlamındadır. D’de “konuşmanın ucu bir yere çıkmak” ifadesi, “konunun sonunda bir noktaya bağlanması/sonuçlanması” anlamında soyut bir kullanımdır. C’de ise “masanın ucu” ifadesinde “uç”, bir nesnenin fiziksel olarak “son kısmı/kenarı” anlamında, yani gerçek (somut) anlamda kullanılmıştır. Bu nedenle diğerlerinden farklı anlamda kullanılan seçenek D’dir.

A, B ve D seçeneklerinde “uç” sözcüğü gerçek anlamıyla değil, mecaz/soyut anlamda kullanılmıştır. A’da “işin ucunu yakalamak” ifadesi, “bir işin püf noktasını, temel yönünü kavramak” anlamına gelir. B’de “ipin ucu kaçmak” deyimi, “işlerin denetimden çıkması, kontrolün kaybedilmesi” anlamındadır. D’de “konuşmanın ucu bir yere çıkmak” ifadesi, “konunun sonunda bir noktaya bağlanması/sonuçlanması” anlamında soyut bir kullanımdır. C’de ise “masanın ucu” ifadesinde “uç”, bir nesnenin fiziksel olarak “son kısmı/kenarı” anlamında, yani gerçek (somut) anlamda kullanılmıştır. Bu nedenle diğerlerinden farklı anlamda kullanılan seçenek D’dir.

8. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamına göre "görünürde olumlu olup aslında olumsuz sonuç doğuran" (örtük olumsuzluk içeren) bir durumu anlatmaktadır? A) Bu işin *inceliklerini* zamanla öğrenirsin. B) Onun *ince* bir alayla konuştuğunu herkes fark etti. C) Bu kadar *ince* düşünmene gerek yok, konu çok basit. D) Kumaşın *ince* olması yazın serin tutmasını sağlar.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

Soruda altı çizili sözcüğün, "görünüşte olumlu (ince, nazik) gibi durup aslında olumsuz bir anlam taşıması" isteniyor. Yani sözcük, cümlede alttan alta olumsuz bir tutumu/sonucu ima etmeli. A seçeneğinde "incelik" sözcüğü "bir işin ayrıntıları, püf noktaları" anlamındadır ve olumsuzluk ima etmez. seçeneğiA298nde "ince" sözcüğü "ince bir alay" tamlamasında kullanılmıştır. Buradaki "ince", alayın kaba değil "üstü kapalı, zarif görünümlü" olmasını anlatır; ancak sonuç olarak bu bir "alay"dır ve olumsuz bir tutum içerir. Yani sözcük, görünürde olumlu bir nitelik (ince/nazik) gibi dursa da cümlenin anlamı olumsuzdur. C seçeneğinde "ince" sözcüğü "ince düşünmek" (çok ayrıntılı düşünmek, fazla titizlenmek) anlamındadır; uyarı niteliği taşısa da doğrudan "görünürde olumlu olup aslında olumsuz" biçiminde örtük bir alay/olumsuzluk kurmaz. D seçeneğinde "ince" sözcüğü kumaşın fiziksel özelliğini belirtir ve tamamen gerçek (somut) anlamdadır; olumsuzluk yoktur. Bu nedenle doğru cevap A973'dir.

  1. Çözüm: Soruda altı çizili sözcüğün, "görünüşte olumlu (ince, nazik) gibi durup aslında olumsuz bir anlam taşıması" isteniyor. Yani sözcük, cümlede alttan alta olumsuz bir tutumu/sonucu ima etmeli. A seçeneğinde "incelik" sözcüğü "bir işin ayrıntıları, püf noktaları" anlamındadır ve olumsuzluk ima etmez. seçeneğiA298nde "ince" sözcüğü "ince bir alay" tamlamasında kullanılmıştır. Buradaki "ince", alayın kaba değil "üstü kapalı, zarif görünümlü" olmasını anlatır; ancak sonuç olarak bu bir "alay"dır ve olumsuz bir tutum içerir. Yani sözcük, görünürde olumlu bir nitelik (ince/nazik) gibi dursa da cümlenin anlamı olumsuzdur. C seçeneğinde "ince" sözcüğü "ince düşünmek" (çok ayrıntılı düşünmek, fazla titizlenmek) anlamındadır; uyarı niteliği taşısa da doğrudan "görünürde olumlu olup aslında olumsuz" biçiminde örtük bir alay/olumsuzluk kurmaz. D seçeneğinde "ince" sözcüğü kumaşın fiziksel özelliğini belirtir ve tamamen gerçek (somut) anlamdadır; olumsuzluk yoktur. Bu nedenle doğru cevap A973'dir.

Soruda altı çizili sözcüğün, "görünüşte olumlu (ince, nazik) gibi durup aslında olumsuz bir anlam taşıması" isteniyor. Yani sözcük, cümlede alttan alta olumsuz bir tutumu/sonucu ima etmeli. A seçeneğinde "incelik" sözcüğü "bir işin ayrıntıları, püf noktaları" anlamındadır ve olumsuzluk ima etmez. seçeneğiA301nde "ince" sözcüğü "ince bir alay" tamlamasında kullanılmıştır. Buradaki "ince", alayın kaba değil "üstü kapalı, zarif görünümlü" olmasını anlatır; ancak sonuç olarak bu bir "alay"dır ve olumsuz bir tutum içerir. Yani sözcük, görünürde olumlu bir nitelik (ince/nazik) gibi dursa da cümlenin anlamı olumsuzdur. C seçeneğinde "ince" sözcüğü "ince düşünmek" (çok ayrıntılı düşünmek, fazla titizlenmek) anlamındadır; uyarı niteliği taşısa da doğrudan "görünürde olumlu olup aslında olumsuz" biçiminde örtük bir alay/olumsuzluk kurmaz. D seçeneğinde "ince" sözcüğü kumaşın fiziksel özelliğini belirtir ve tamamen gerçek (somut) anlamdadır; olumsuzluk yoktur. Bu nedenle doğru cevap A976'dir.

9. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “kısa süreli ve geçici bir durum” anlamı katmıştır? A) Bu işi şimdilik askıya alalım, şartlar netleşince yeniden konuşuruz. B) Yeni yönetmelik, bazı maddeleriyle uygulamada aksaklık doğurdu. C) Onun bu tavrı, ekip içinde gereksiz bir gerginlik yarattı. D) Toplantıda söylenenler, konunun ne kadar karmaşık olduğunu gösterdi.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

seçeneğiBnde “askıya almak” deyimi, bir işi tamamen bırakmak değil; bir süreliğine durdurup daha sonra yeniden ele almak anlamına gelir. Bu da cümleye “geçici olarak erteleme / kısa süreli durdurma” anlamı katar. B’de “aksaklık” işleyişte bozulma, sorun çıkması demektir; geçicilik vurgusu zorunlu değildir. C’de “gerginlik” duygusal/psikolojik bir durumun oluşmasını anlatır, “kısa süreli” anlamı taşımaz. D’de “karmaşık” ise “anlaşılması güç, çok yönlü” anlamındadır; geçici bir durum bildirmez. Bu nedenle doğru cevap B510’dır.

  1. Çözüm: seçeneğiBnde “askıya almak” deyimi, bir işi tamamen bırakmak değil; bir süreliğine durdurup daha sonra yeniden ele almak anlamına gelir. Bu da cümleye “geçici olarak erteleme / kısa süreli durdurma” anlamı katar. B’de “aksaklık” işleyişte bozulma, sorun çıkması demektir; geçicilik vurgusu zorunlu değildir. C’de “gerginlik” duygusal/psikolojik bir durumun oluşmasını anlatır, “kısa süreli” anlamı taşımaz. D’de “karmaşık” ise “anlaşılması güç, çok yönlü” anlamındadır; geçici bir durum bildirmez. Bu nedenle doğru cevap B510’dır.

seçeneğiB3nde “askıya almak” deyimi, bir işi tamamen bırakmak değil; bir süreliğine durdurup daha sonra yeniden ele almak anlamına gelir. Bu da cümleye “geçici olarak erteleme / kısa süreli durdurma” anlamı katar. B’de “aksaklık” işleyişte bozulma, sorun çıkması demektir; geçicilik vurgusu zorunlu değildir. C’de “gerginlik” duygusal/psikolojik bir durumun oluşmasını anlatır, “kısa süreli” anlamı taşımaz. D’de “karmaşık” ise “anlaşılması güç, çok yönlü” anlamındadır; geçici bir durum bildirmez. Bu nedenle doğru cevap B513’dır.

10. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır? A) Bu işin altından kalkmak için önce ayrıntılara __inmeliyiz__. B) Yaşananları düşününce içime ağır bir __hüzün indi__. C) Tartışma uzayınca sesini bir anda __indirdi__. D) Eski evin bodrumuna merdivenle __indik__.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

şıkkıCnda “inmek” sözcüğü gerçek anlamıyla (yüksek bir yerden aşağıya doğru hareket etmek) kullanılmamıştır. “Ayrıntılara inmek” ifadesi, “konuyu daha derinlemesine ele almak, ayrıntı düzeyine geçmek” anlamında mecaz bir kullanımdır. B şıkkında “hüzün indi” ifadesinde “inmek”, duygunun kişiyi kaplaması/çökmesi anlamında mecaz olsa da, “üstten alta doğru gelme/çökme” çağrışımıyla bir durumun kişiye çökmeyi anlatır; temel olarak “üstten aşağıya gelme” yönlü anlam korunur. C şıkkında “sesini indirmek” ifadesi, ses düzeyini aşağı çekmek (azaltmak) anlamındadır. Burada da “aşağıya çekme/azaltma” yönlü anlam vardır. D şıkkında “indik” sözcüğü tamamen gerçek anlamıyla kullanılmıştır: bodruma merdivenle aşağıya doğru gitmek. Dolayısıyla diğer seçeneklerde “inmek/indirmek” sözcüğü ‘aşağıya doğru inme/azaltma/çökme’ yönlü anlamı korurken, A’da “ayrıntılara inmek” kalıplaşmış mecaz anlamıyla “detaya yönelmek” demektir. Doğru cevap C923’dır.

  1. Çözüm: şıkkıCnda “inmek” sözcüğü gerçek anlamıyla (yüksek bir yerden aşağıya doğru hareket etmek) kullanılmamıştır. “Ayrıntılara inmek” ifadesi, “konuyu daha derinlemesine ele almak, ayrıntı düzeyine geçmek” anlamında mecaz bir kullanımdır. B şıkkında “hüzün indi” ifadesinde “inmek”, duygunun kişiyi kaplaması/çökmesi anlamında mecaz olsa da, “üstten alta doğru gelme/çökme” çağrışımıyla bir durumun kişiye çökmeyi anlatır; temel olarak “üstten aşağıya gelme” yönlü anlam korunur. C şıkkında “sesini indirmek” ifadesi, ses düzeyini aşağı çekmek (azaltmak) anlamındadır. Burada da “aşağıya çekme/azaltma” yönlü anlam vardır. D şıkkında “indik” sözcüğü tamamen gerçek anlamıyla kullanılmıştır: bodruma merdivenle aşağıya doğru gitmek. Dolayısıyla diğer seçeneklerde “inmek/indirmek” sözcüğü ‘aşağıya doğru inme/azaltma/çökme’ yönlü anlamı korurken, A’da “ayrıntılara inmek” kalıplaşmış mecaz anlamıyla “detaya yönelmek” demektir. Doğru cevap C923’dır.

şıkkıC3nda “inmek” sözcüğü gerçek anlamıyla (yüksek bir yerden aşağıya doğru hareket etmek) kullanılmamıştır. “Ayrıntılara inmek” ifadesi, “konuyu daha derinlemesine ele almak, ayrıntı düzeyine geçmek” anlamında mecaz bir kullanımdır. B şıkkında “hüzün indi” ifadesinde “inmek”, duygunun kişiyi kaplaması/çökmesi anlamında mecaz olsa da, “üstten alta doğru gelme/çökme” çağrışımıyla bir durumun kişiye çökmeyi anlatır; temel olarak “üstten aşağıya gelme” yönlü anlam korunur. C şıkkında “sesini indirmek” ifadesi, ses düzeyini aşağı çekmek (azaltmak) anlamındadır. Burada da “aşağıya çekme/azaltma” yönlü anlam vardır. D şıkkında “indik” sözcüğü tamamen gerçek anlamıyla kullanılmıştır: bodruma merdivenle aşağıya doğru gitmek. Dolayısıyla diğer seçeneklerde “inmek/indirmek” sözcüğü ‘aşağıya doğru inme/azaltma/çökme’ yönlü anlamı korurken, A’da “ayrıntılara inmek” kalıplaşmış mecaz anlamıyla “detaya yönelmek” demektir. Doğru cevap C926’dır.

Sözcükte Anlam Testleri Hakkında Sık Sorulanlar

Sözcüğün anlamı nasıl belirlenir?

Sözcüğün cümledeki kullanımına, diğer sözcüklerle ilişkisine ve metnin bağlamına bakılır.

Deyim ile atasözü arasındaki fark nedir?

Deyim çoğunlukla mecazlı bir durumu anlatan kalıplaşmış söz grubudur; atasözü genel bir yargı veya öğüt bildirir.

Terim anlam nedir?

Bir bilim, sanat, spor veya meslek alanında özel bir kavramı karşılayan anlamdır.