8. Sınıf Türkçe

8. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Testleri

Sözcükte Anlam konusundaki soruları çözümlü testlerle pekiştir.

8. Sınıf Sözcükte Anlam Testleri

8. sınıf Türkçe Sözcükte Anlam testleri; gerçek, mecaz, yan ve terim anlamı, çok anlamlı sözcükleri, eş ve zıt anlam ilişkilerini, deyim ve atasözlerini pekiştirir. Sözcüğün anlamını belirlerken cümledeki kullanımına ve bağlama bakmak gerekir.

Anlam Türleri

Gerçek anlam sözcüğün temel anlamıdır; mecaz anlamda sözcük temel anlamından uzaklaşır. Yan anlam, temel anlamla ilişkili yeni kullanımdır. Terim anlam ise bilim, sanat, spor veya meslek alanına özgü kavramı karşılar.

Anlam İlişkileri ve Kalıplaşmış Sözler

Eş anlamlı, zıt anlamlı ve sesteş sözcükler cümle içinde değerlendirilmelidir. Deyimler kalıplaşmış ve çoğu zaman mecazlı söz gruplarıdır; atasözleri ise genel bir yargı veya öğüt bildirir.

17. Test

8. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Testleri

Sözcükte Anlam konusu 17. test.

Her soruda doğru seçeneği işaretle.

10 Soru
0/10 Soru0 %
Doğru 0
Yanlış 0
Boş 10
1. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır? A) Bu konuyu *açmak* için doğru zamanı bekliyorum. B) Sınavdan sonra yeni bir sayfa *açmak* istedim. C) Pencereyi biraz *aç*, içerisi çok havasız. D) Toplantıda herkes fikrini rahatça *açtı*.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

A seçeneğinde “konuyu açmak”, bir meseleyi gündeme getirmek / konuşmaya başlamak anlamındadır. B seçeneğinde “yeni bir sayfa açmak”, yeni bir başlangıç yapmak anlamında mecaz bir kullanımdır. D seçeneğinde “fikrini açmak”, düşüncesini ortaya koymak, açıklamak anlamındadır; bu da mecazdır. C seçeneğinde ise “pencereyi açmak” sözü gerçek anlamdadır: kapalı olan pencereyi aralamak/kapalı durumdan açık duruma getirmek. Diğerlerinde “açmak” soyut bir durumu (konu, başlangıç, fikir) ortaya koymak anlamında kullanıldığı için farklı olan C’dir.

  1. Çözüm: A seçeneğinde “konuyu açmak”, bir meseleyi gündeme getirmek / konuşmaya başlamak anlamındadır. B seçeneğinde “yeni bir sayfa açmak”, yeni bir başlangıç yapmak anlamında mecaz bir kullanımdır. D seçeneğinde “fikrini açmak”, düşüncesini ortaya koymak, açıklamak anlamındadır; bu da mecazdır. C seçeneğinde ise “pencereyi açmak” sözü gerçek anlamdadır: kapalı olan pencereyi aralamak/kapalı durumdan açık duruma getirmek. Diğerlerinde “açmak” soyut bir durumu (konu, başlangıç, fikir) ortaya koymak anlamında kullanıldığı için farklı olan C’dir.

A seçeneğinde “konuyu açmak”, bir meseleyi gündeme getirmek / konuşmaya başlamak anlamındadır. B seçeneğinde “yeni bir sayfa açmak”, yeni bir başlangıç yapmak anlamında mecaz bir kullanımdır. D seçeneğinde “fikrini açmak”, düşüncesini ortaya koymak, açıklamak anlamındadır; bu da mecazdır. C seçeneğinde ise “pencereyi açmak” sözü gerçek anlamdadır: kapalı olan pencereyi aralamak/kapalı durumdan açık duruma getirmek. Diğerlerinde “açmak” soyut bir durumu (konu, başlangıç, fikir) ortaya koymak anlamında kullanıldığı için farklı olan C’dir.

2. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır? A) Bu işin altından tek başıma kalkamam; bana da biraz *el* ver. B) Uzun zamandır görüşmediğimiz için onu görünce ister istemez *elim* ayağım titredi. C) Bu kadar acele etme; daha *elimizde* yeterince zaman var. D) Toplantıda konuşurken sürekli *el* kol hareketleri yapıyordu.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

A şıkkında “el vermek” deyimi “yardım etmek, destek olmak” anlamındadır. B şıkkında “eli ayağı titremek” deyimi “çok heyecanlanmak ya da korkmak” anlamında kullanılmıştır. D şıkkında “el kol hareketleri” ifadesinde “el” gerçek anlamıyla, yani “kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan bölümü” anlamıyla kullanılmıştır. C şıkkında ise “elimizde zaman var” ifadesindeki “el” sözcüğü gerçek anlamda bir organı karşılamaz; “elde, mevcut, sahip olunan” anlamını verir. Yani “zamanımız var, zaman bakımından imkânımız var” demektir. Dolayısıyla altı çizili sözcüğün diğerlerinden farklı anlamda kullanıldığı seçenek C’dir.

  1. Çözüm: A şıkkında “el vermek” deyimi “yardım etmek, destek olmak” anlamındadır. B şıkkında “eli ayağı titremek” deyimi “çok heyecanlanmak ya da korkmak” anlamında kullanılmıştır. D şıkkında “el kol hareketleri” ifadesinde “el” gerçek anlamıyla, yani “kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan bölümü” anlamıyla kullanılmıştır. C şıkkında ise “elimizde zaman var” ifadesindeki “el” sözcüğü gerçek anlamda bir organı karşılamaz; “elde, mevcut, sahip olunan” anlamını verir. Yani “zamanımız var, zaman bakımından imkânımız var” demektir. Dolayısıyla altı çizili sözcüğün diğerlerinden farklı anlamda kullanıldığı seçenek C’dir.

A şıkkında “el vermek” deyimi “yardım etmek, destek olmak” anlamındadır. B şıkkında “eli ayağı titremek” deyimi “çok heyecanlanmak ya da korkmak” anlamında kullanılmıştır. D şıkkında “el kol hareketleri” ifadesinde “el” gerçek anlamıyla, yani “kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan bölümü” anlamıyla kullanılmıştır. C şıkkında ise “elimizde zaman var” ifadesindeki “el” sözcüğü gerçek anlamda bir organı karşılamaz; “elde, mevcut, sahip olunan” anlamını verir. Yani “zamanımız var, zaman bakımından imkânımız var” demektir. Dolayısıyla altı çizili sözcüğün diğerlerinden farklı anlamda kullanıldığı seçenek C’dir.

3. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla diğerlerinden farklıdır? A) Yeni açılan kütüphanenin çocuk bölümü oldukça *zengin*. B) Bu kadar *zengin* bir kaynakçaya sahip olmak araştırmayı kolaylaştırır. C) Yağışlar sayesinde bu yıl toprak *zengin* bir ürün verdi. D) Mahalledeki en *zengin* aile, ihtiyaç sahiplerine düzenli yardım yapıyor.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

A, B ve C seçeneklerinde “zengin” sözcüğü; “çeşit bakımından çok, bol, geniş içerikli” anlamında kullanılmıştır. A’da çocuk bölümündeki kitap/etkinlik çeşitliliğinin fazla olduğu anlatılır. B’de kaynakçanın kapsamlı ve bol olduğu vurgulanır. C’de ürünün bol ve bereketli olduğu ifade edilir. D’de ise “zengin” sözcüğü “parası, malı çok olan (varlıklı)” anlamındadır. Bu anlam diğerlerinden farklı olduğu için doğru cevap D’dir.

  1. Çözüm: A, B ve C seçeneklerinde “zengin” sözcüğü; “çeşit bakımından çok, bol, geniş içerikli” anlamında kullanılmıştır. A’da çocuk bölümündeki kitap/etkinlik çeşitliliğinin fazla olduğu anlatılır. B’de kaynakçanın kapsamlı ve bol olduğu vurgulanır. C’de ürünün bol ve bereketli olduğu ifade edilir. D’de ise “zengin” sözcüğü “parası, malı çok olan (varlıklı)” anlamındadır. Bu anlam diğerlerinden farklı olduğu için doğru cevap D’dir.

A, B ve C seçeneklerinde “zengin” sözcüğü; “çeşit bakımından çok, bol, geniş içerikli” anlamında kullanılmıştır. A’da çocuk bölümündeki kitap/etkinlik çeşitliliğinin fazla olduğu anlatılır. B’de kaynakçanın kapsamlı ve bol olduğu vurgulanır. C’de ürünün bol ve bereketli olduğu ifade edilir. D’de ise “zengin” sözcüğü “parası, malı çok olan (varlıklı)” anlamındadır. Bu anlam diğerlerinden farklı olduğu için doğru cevap D’dir.

4. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla **mecaz** (soyut) anlamda kullanılmıştır? A) Bu yılki hedeflerine ulaşmak için **yol** haritasını yeniden çizdi. B) Fırtınadan sonra kıyıya vuran **dalga** izleri hâlâ duruyordu. C) Kütüphanede **sessiz** bir köşe bulup ders çalıştı. D) Sabah erkenden kalkıp **soğuk** suyla yüzünü yıkadı.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

A seçeneğinde altı çizili “yol” sözcüğü, gerçek anlamıyla “üzerinde yürünülen yer” demek değildir. “Yol haritası” ifadesiyle kişinin hedeflerine ulaşmak için izleyeceği yöntem, plan ve strateji anlatılır. Bu, somut bir yol değil; soyut bir süreçtir. Bu nedenle “yol” sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır. B seçeneğinde “dalga”, denizde oluşan fiziksel hareketi ve onun bıraktığı izleri anlatır; somut ve gerçek anlamdadır. C seçeneğinde “sessiz”, ortamda ses olmamasını/az olmasını bildirir; gerçek anlamdadır. D seçeneğinde “soğuk”, suyun düşük sıcaklıkta olmasını ifade eder; gerçek anlamdadır. Bu yüzden doğru cevap A’dır.

  1. Çözüm: A seçeneğinde altı çizili “yol” sözcüğü, gerçek anlamıyla “üzerinde yürünülen yer” demek değildir. “Yol haritası” ifadesiyle kişinin hedeflerine ulaşmak için izleyeceği yöntem, plan ve strateji anlatılır. Bu, somut bir yol değil; soyut bir süreçtir. Bu nedenle “yol” sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır. B seçeneğinde “dalga”, denizde oluşan fiziksel hareketi ve onun bıraktığı izleri anlatır; somut ve gerçek anlamdadır. C seçeneğinde “sessiz”, ortamda ses olmamasını/az olmasını bildirir; gerçek anlamdadır. D seçeneğinde “soğuk”, suyun düşük sıcaklıkta olmasını ifade eder; gerçek anlamdadır. Bu yüzden doğru cevap A’dır.

A seçeneğinde altı çizili “yol” sözcüğü, gerçek anlamıyla “üzerinde yürünülen yer” demek değildir. “Yol haritası” ifadesiyle kişinin hedeflerine ulaşmak için izleyeceği yöntem, plan ve strateji anlatılır. Bu, somut bir yol değil; soyut bir süreçtir. Bu nedenle “yol” sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır. B seçeneğinde “dalga”, denizde oluşan fiziksel hareketi ve onun bıraktığı izleri anlatır; somut ve gerçek anlamdadır. C seçeneğinde “sessiz”, ortamda ses olmamasını/az olmasını bildirir; gerçek anlamdadır. D seçeneğinde “soğuk”, suyun düşük sıcaklıkta olmasını ifade eder; gerçek anlamdadır. Bu yüzden doğru cevap A’dır.

5. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye "bir işin/sonucun ortaya çıkmasına yol açmak" anlamı katmıştır? A) Yeni açılan kütüphane, mahallede okumaya olan ilgiyi _artırdı_. B) Bu kadar acele etmen, küçük bir hataya _neden oldu_. C) Uzun yürüyüşten sonra ayaklarındaki ağrı giderek _azaldı_. D) Yazar, romanında karakterin iç dünyasını _yansıttı_.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

Soruda altı çizili sözcüğün cümleye "bir işin/sonucun ortaya çıkmasına yol açmak" anlamı katması isteniyor. Bu anlam, doğrudan "sebep olmak" demektir. B seçeneğinde "acele etmen, küçük bir hataya neden oldu" ifadesi, acele etmenin sonucu olarak hatanın ortaya çıktığını bildirir. Yani "yol açmak / sebep olmak" anlamı açık ve kesindir. A seçeneğinde "artırdı" sözcüğü "çoğaltmak, yükseltmek" anlamındadır; bir sonuca yol açma anlamı değil, bir niceliğin düzeyini yükseltme anlamı taşır. C seçeneğinde "azaldı" "eksilmek" demektir; yine sebep olma değil, miktar/düzey değişimini bildirir. D seçeneğinde "yansıttı" "göstermek, ifade etmek" anlamındadır; bir şeyin ortaya çıkmasına yol açma anlamı yoktur. Bu nedenle doğru cevap B'dir.

  1. Çözüm: Soruda altı çizili sözcüğün cümleye "bir işin/sonucun ortaya çıkmasına yol açmak" anlamı katması isteniyor. Bu anlam, doğrudan "sebep olmak" demektir. B seçeneğinde "acele etmen, küçük bir hataya neden oldu" ifadesi, acele etmenin sonucu olarak hatanın ortaya çıktığını bildirir. Yani "yol açmak / sebep olmak" anlamı açık ve kesindir. A seçeneğinde "artırdı" sözcüğü "çoğaltmak, yükseltmek" anlamındadır; bir sonuca yol açma anlamı değil, bir niceliğin düzeyini yükseltme anlamı taşır. C seçeneğinde "azaldı" "eksilmek" demektir; yine sebep olma değil, miktar/düzey değişimini bildirir. D seçeneğinde "yansıttı" "göstermek, ifade etmek" anlamındadır; bir şeyin ortaya çıkmasına yol açma anlamı yoktur. Bu nedenle doğru cevap B'dir.

Soruda altı çizili sözcüğün cümleye "bir işin/sonucun ortaya çıkmasına yol açmak" anlamı katması isteniyor. Bu anlam, doğrudan "sebep olmak" demektir. B seçeneğinde "acele etmen, küçük bir hataya neden oldu" ifadesi, acele etmenin sonucu olarak hatanın ortaya çıktığını bildirir. Yani "yol açmak / sebep olmak" anlamı açık ve kesindir. A seçeneğinde "artırdı" sözcüğü "çoğaltmak, yükseltmek" anlamındadır; bir sonuca yol açma anlamı değil, bir niceliğin düzeyini yükseltme anlamı taşır. C seçeneğinde "azaldı" "eksilmek" demektir; yine sebep olma değil, miktar/düzey değişimini bildirir. D seçeneğinde "yansıttı" "göstermek, ifade etmek" anlamındadır; bir şeyin ortaya çıkmasına yol açma anlamı yoktur. Bu nedenle doğru cevap B'dir.

6. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla "yakın zamanda, az önce" anlamında kullanılmıştır? A) Toplantıdan sonra *demin* anlattıklarını bir kez daha düşündüm. B) Bu sorunu *demin* çözeriz; önce diğerlerine bakalım. C) Sınavdan *demin* çıkınca seni ararım, merak etme. D) *Demin* günlerde yaşananlar, herkesin hafızasında tazeliğini koruyor.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

“Demin” sözcüğü Türkçede temel olarak “az önce, biraz önce” anlamında kullanılır. Soru, altı çizili sözcüğün bu anlamda kullanıldığı cümleyi soruyor. A seçeneğinde “Toplantıdan sonra *demin* anlattıklarını…” ifadesinde “demin”, konuşmanın çok kısa bir süre önce yapıldığını belirtir. Yani “az önce anlattıkların” anlamı vardır ve doğru kullanımdır. B seçeneğinde “*demin* çözeriz” ifadesi gelecek zamana yöneliktir; burada “az önce” anlamı mantıken olamaz. “Birazdan/sonra” anlamı kastedilmiş olsa da “demin” bu anlamda kullanılmaz. C seçeneğinde “Sınavdan *demin* çıkınca” yapısı da zaman açısından yanlıştır; “demin” geçmişe (az önceye) işaret eder, “çıkınca” ile gelecek zaman koşulu kurulduğunda anlam bozulur. Doğru ifade “Sınavdan çıkar çıkmaz” ya da “Sınavdan çıkınca” olurdu. D seçeneğinde “*demin* günler” ifadesi “yakın günler” gibi bir anlam kurmaya çalışır; ancak “demin” sözcüğü “günler” gibi geniş bir zaman dilimini nitelemek için kullanılmaz. Bu kullanım yanlıştır. Bu nedenle doğru cevap A’dır.

  1. Çözüm: “Demin” sözcüğü Türkçede temel olarak “az önce, biraz önce” anlamında kullanılır. Soru, altı çizili sözcüğün bu anlamda kullanıldığı cümleyi soruyor. A seçeneğinde “Toplantıdan sonra *demin* anlattıklarını…” ifadesinde “demin”, konuşmanın çok kısa bir süre önce yapıldığını belirtir. Yani “az önce anlattıkların” anlamı vardır ve doğru kullanımdır. B seçeneğinde “*demin* çözeriz” ifadesi gelecek zamana yöneliktir; burada “az önce” anlamı mantıken olamaz. “Birazdan/sonra” anlamı kastedilmiş olsa da “demin” bu anlamda kullanılmaz. C seçeneğinde “Sınavdan *demin* çıkınca” yapısı da zaman açısından yanlıştır; “demin” geçmişe (az önceye) işaret eder, “çıkınca” ile gelecek zaman koşulu kurulduğunda anlam bozulur. Doğru ifade “Sınavdan çıkar çıkmaz” ya da “Sınavdan çıkınca” olurdu. D seçeneğinde “*demin* günler” ifadesi “yakın günler” gibi bir anlam kurmaya çalışır; ancak “demin” sözcüğü “günler” gibi geniş bir zaman dilimini nitelemek için kullanılmaz. Bu kullanım yanlıştır. Bu nedenle doğru cevap A’dır.

“Demin” sözcüğü Türkçede temel olarak “az önce, biraz önce” anlamında kullanılır. Soru, altı çizili sözcüğün bu anlamda kullanıldığı cümleyi soruyor. A seçeneğinde “Toplantıdan sonra *demin* anlattıklarını…” ifadesinde “demin”, konuşmanın çok kısa bir süre önce yapıldığını belirtir. Yani “az önce anlattıkların” anlamı vardır ve doğru kullanımdır. B seçeneğinde “*demin* çözeriz” ifadesi gelecek zamana yöneliktir; burada “az önce” anlamı mantıken olamaz. “Birazdan/sonra” anlamı kastedilmiş olsa da “demin” bu anlamda kullanılmaz. C seçeneğinde “Sınavdan *demin* çıkınca” yapısı da zaman açısından yanlıştır; “demin” geçmişe (az önceye) işaret eder, “çıkınca” ile gelecek zaman koşulu kurulduğunda anlam bozulur. Doğru ifade “Sınavdan çıkar çıkmaz” ya da “Sınavdan çıkınca” olurdu. D seçeneğinde “*demin* günler” ifadesi “yakın günler” gibi bir anlam kurmaya çalışır; ancak “demin” sözcüğü “günler” gibi geniş bir zaman dilimini nitelemek için kullanılmaz. Bu kullanım yanlıştır. Bu nedenle doğru cevap A’dır.

7. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “alışılandan farklı, yadırgatıcı” anlamı katmıştır? A) Bu kadar kalabalığın içinde seni görmek bana çok __garip__ geldi. B) Bu __garip__ sesin nereden geldiğini bir türlü anlayamadık. C) Çocuk, mahalledeki en __garip__ oyuncakları bile hemen tamir ederdi. D) Onun __garip__ bir insan olduğunu herkes bilir; kimseyi umursamaz.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

“Garip” sözcüğü Türkçede farklı anlamlarda kullanılabilir: “tuhaf/yadırgatıcı”, “anlaşılması güç”, “acınacak durumda olan”, “kimsesiz” gibi. Soruda istenen anlam, “alışılandan farklı, yadırgatıcı”dır. A seçeneğinde “seni görmek bana çok garip geldi” ifadesi, beklenmedik bir durumla karşılaşmanın yarattığı şaşkınlık ve yadırgama anlamını verir. Kalabalıkta karşılaşmak olağan dışı bulunmuştur; “garip” burada doğrudan “tuhaf, yadırgatıcı”dır. B seçeneğinde “garip ses” ifadesi, daha çok “anlaşılması güç/neyin sesi olduğu belli olmayan” anlamına kayar; yadırgatma olsa da vurgu, sesin kaynağının çözülememesindedir. C seçeneğinde “garip oyuncaklar” ifadesi belirsizdir ve “alışılmadık” anlamına yaklaşsa da cümlenin ana amacı çocuğun tamir becerisini vurgulamaktır; “garip” burada nesnelerin türünün farklılığına dair genel bir niteleme gibi kalır. D seçeneğinde “garip bir insan” ifadesi, bağlamdaki “kimseyi umursamaz” açıklamasıyla birlikte “toplumca yadırganan davranışları olan, aykırı” gibi daha karakter özelliğine dayalı bir niteleme oluşturur; ancak sorudaki “alışılandan farklı, yadırgatıcı” anlamını en açık ve doğrudan taşıyan kullanım A’dadır.

  1. Çözüm: “Garip” sözcüğü Türkçede farklı anlamlarda kullanılabilir: “tuhaf/yadırgatıcı”, “anlaşılması güç”, “acınacak durumda olan”, “kimsesiz” gibi. Soruda istenen anlam, “alışılandan farklı, yadırgatıcı”dır. A seçeneğinde “seni görmek bana çok garip geldi” ifadesi, beklenmedik bir durumla karşılaşmanın yarattığı şaşkınlık ve yadırgama anlamını verir. Kalabalıkta karşılaşmak olağan dışı bulunmuştur; “garip” burada doğrudan “tuhaf, yadırgatıcı”dır. B seçeneğinde “garip ses” ifadesi, daha çok “anlaşılması güç/neyin sesi olduğu belli olmayan” anlamına kayar; yadırgatma olsa da vurgu, sesin kaynağının çözülememesindedir. C seçeneğinde “garip oyuncaklar” ifadesi belirsizdir ve “alışılmadık” anlamına yaklaşsa da cümlenin ana amacı çocuğun tamir becerisini vurgulamaktır; “garip” burada nesnelerin türünün farklılığına dair genel bir niteleme gibi kalır. D seçeneğinde “garip bir insan” ifadesi, bağlamdaki “kimseyi umursamaz” açıklamasıyla birlikte “toplumca yadırganan davranışları olan, aykırı” gibi daha karakter özelliğine dayalı bir niteleme oluşturur; ancak sorudaki “alışılandan farklı, yadırgatıcı” anlamını en açık ve doğrudan taşıyan kullanım A’dadır.

“Garip” sözcüğü Türkçede farklı anlamlarda kullanılabilir: “tuhaf/yadırgatıcı”, “anlaşılması güç”, “acınacak durumda olan”, “kimsesiz” gibi. Soruda istenen anlam, “alışılandan farklı, yadırgatıcı”dır. A seçeneğinde “seni görmek bana çok garip geldi” ifadesi, beklenmedik bir durumla karşılaşmanın yarattığı şaşkınlık ve yadırgama anlamını verir. Kalabalıkta karşılaşmak olağan dışı bulunmuştur; “garip” burada doğrudan “tuhaf, yadırgatıcı”dır. B seçeneğinde “garip ses” ifadesi, daha çok “anlaşılması güç/neyin sesi olduğu belli olmayan” anlamına kayar; yadırgatma olsa da vurgu, sesin kaynağının çözülememesindedir. C seçeneğinde “garip oyuncaklar” ifadesi belirsizdir ve “alışılmadık” anlamına yaklaşsa da cümlenin ana amacı çocuğun tamir becerisini vurgulamaktır; “garip” burada nesnelerin türünün farklılığına dair genel bir niteleme gibi kalır. D seçeneğinde “garip bir insan” ifadesi, bağlamdaki “kimseyi umursamaz” açıklamasıyla birlikte “toplumca yadırganan davranışları olan, aykırı” gibi daha karakter özelliğine dayalı bir niteleme oluşturur; ancak sorudaki “alışılandan farklı, yadırgatıcı” anlamını en açık ve doğrudan taşıyan kullanım A’dadır.

8. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “tahmin, olasılık” anlamı katmıştır? A) Bu işin altından tek başına kalkamazsın; birinin sana yardım etmesi *gerek*. B) Yarınki toplantıya *galiba* müdür de katılacak. C) Bu kadar kısa sürede işi bitirmen *mümkün* değil. D) Bu konuda konuşmak *sakıncalı* olabilir.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

A seçeneğinde “gerek” sözcüğü zorunluluk/ gereklilik bildirir; olasılık anlamı yoktur. B seçeneğinde “galiba” sözcüğü, konuşanın kesin bilgiye sahip olmadığını ve bir tahminde bulunduğunu gösterir. Bu nedenle cümleye “olasılık, tahmin” anlamı katar. C seçeneğinde “mümkün değil” ifadesi olasılık değil, imkânsızlık (kesin olumsuzluk) bildirir. D seçeneğinde “sakıncalı” sözcüğü “zarar doğurabilecek, uygun olmayan” anlamındadır. Cümlede “olabilir” geçse de altı çizili sözcük olasılık bildiren sözcük değildir; olasılığı bildiren unsur “olabilir”dir. Bu yüzden doğru cevap B’dir.

  1. Çözüm: A seçeneğinde “gerek” sözcüğü zorunluluk/ gereklilik bildirir; olasılık anlamı yoktur. B seçeneğinde “galiba” sözcüğü, konuşanın kesin bilgiye sahip olmadığını ve bir tahminde bulunduğunu gösterir. Bu nedenle cümleye “olasılık, tahmin” anlamı katar. C seçeneğinde “mümkün değil” ifadesi olasılık değil, imkânsızlık (kesin olumsuzluk) bildirir. D seçeneğinde “sakıncalı” sözcüğü “zarar doğurabilecek, uygun olmayan” anlamındadır. Cümlede “olabilir” geçse de altı çizili sözcük olasılık bildiren sözcük değildir; olasılığı bildiren unsur “olabilir”dir. Bu yüzden doğru cevap B’dir.

A seçeneğinde “gerek” sözcüğü zorunluluk/ gereklilik bildirir; olasılık anlamı yoktur. B seçeneğinde “galiba” sözcüğü, konuşanın kesin bilgiye sahip olmadığını ve bir tahminde bulunduğunu gösterir. Bu nedenle cümleye “olasılık, tahmin” anlamı katar. C seçeneğinde “mümkün değil” ifadesi olasılık değil, imkânsızlık (kesin olumsuzluk) bildirir. D seçeneğinde “sakıncalı” sözcüğü “zarar doğurabilecek, uygun olmayan” anlamındadır. Cümlede “olabilir” geçse de altı çizili sözcük olasılık bildiren sözcük değildir; olasılığı bildiren unsur “olabilir”dir. Bu yüzden doğru cevap B’dir.

9. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “küçük bir ayrıntının büyük bir sonucu doğurması” anlamını katmıştır? A) Toplantıda konuşulanların çoğu, *ince* bir eleştiriden öteye geçmedi. B) Bu işteki *ince* hesap, kimsenin ilk anda fark edemeyeceği türdendi. C) Ustanın yaptığı *ince* dokunuş, eserin bütün havasını değiştirdi. D) Sınavda bir *ince* hata, bütün sorunun yanlış olmasına yol açtı.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

Soru, altı çizili “ince” sözcüğünün cümleye “küçük bir ayrıntının büyük bir sonucu doğurması” anlamını kattığı seçeneği soruyor. Burada “ince”, “küçük/ufak ama etkisi büyük olan” bir ayrıntıyı vurgulamalıdır. A seçeneğinde “ince eleştiri” ifadesi, “kırıcı olmayan, nazik, ölçülü” anlamındadır. Sonuç doğuran küçük ayrıntı vurgusu yoktur. B seçeneğinde “ince hesap”, “kurnazca, ayrıntılı ve gizli plan” anlamına gelir; fark edilmemesi vurgulanır ancak doğrudan “küçük bir ayrıntının büyük sonucu” anlamı kurulmaz. C seçeneğinde “ince dokunuş”, “ustaca ve hassas bir müdahale” demektir; eserin havasını değiştirmesi sonucu vardır fakat “küçük bir hata/ayrıntı yüzünden büyük olumsuz sonuç” anlamı net değildir, daha çok estetik bir incelik anlatılır. D seçeneğinde “ince hata”, “çok küçük bir yanlışlık” demektir ve devamında “bütün sorunun yanlış olmasına yol açtı” denilerek küçük bir ayrıntının büyük bir sonuca neden olduğu açıkça belirtilir. Bu nedenle doğru cevap D’dir.

  1. Çözüm: Soru, altı çizili “ince” sözcüğünün cümleye “küçük bir ayrıntının büyük bir sonucu doğurması” anlamını kattığı seçeneği soruyor. Burada “ince”, “küçük/ufak ama etkisi büyük olan” bir ayrıntıyı vurgulamalıdır. A seçeneğinde “ince eleştiri” ifadesi, “kırıcı olmayan, nazik, ölçülü” anlamındadır. Sonuç doğuran küçük ayrıntı vurgusu yoktur. B seçeneğinde “ince hesap”, “kurnazca, ayrıntılı ve gizli plan” anlamına gelir; fark edilmemesi vurgulanır ancak doğrudan “küçük bir ayrıntının büyük sonucu” anlamı kurulmaz. C seçeneğinde “ince dokunuş”, “ustaca ve hassas bir müdahale” demektir; eserin havasını değiştirmesi sonucu vardır fakat “küçük bir hata/ayrıntı yüzünden büyük olumsuz sonuç” anlamı net değildir, daha çok estetik bir incelik anlatılır. D seçeneğinde “ince hata”, “çok küçük bir yanlışlık” demektir ve devamında “bütün sorunun yanlış olmasına yol açtı” denilerek küçük bir ayrıntının büyük bir sonuca neden olduğu açıkça belirtilir. Bu nedenle doğru cevap D’dir.

Soru, altı çizili “ince” sözcüğünün cümleye “küçük bir ayrıntının büyük bir sonucu doğurması” anlamını kattığı seçeneği soruyor. Burada “ince”, “küçük/ufak ama etkisi büyük olan” bir ayrıntıyı vurgulamalıdır. A seçeneğinde “ince eleştiri” ifadesi, “kırıcı olmayan, nazik, ölçülü” anlamındadır. Sonuç doğuran küçük ayrıntı vurgusu yoktur. B seçeneğinde “ince hesap”, “kurnazca, ayrıntılı ve gizli plan” anlamına gelir; fark edilmemesi vurgulanır ancak doğrudan “küçük bir ayrıntının büyük sonucu” anlamı kurulmaz. C seçeneğinde “ince dokunuş”, “ustaca ve hassas bir müdahale” demektir; eserin havasını değiştirmesi sonucu vardır fakat “küçük bir hata/ayrıntı yüzünden büyük olumsuz sonuç” anlamı net değildir, daha çok estetik bir incelik anlatılır. D seçeneğinde “ince hata”, “çok küçük bir yanlışlık” demektir ve devamında “bütün sorunun yanlış olmasına yol açtı” denilerek küçük bir ayrıntının büyük bir sonuca neden olduğu açıkça belirtilir. Bu nedenle doğru cevap D’dir.

10. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla “abartısız, gösterişten uzak” anlamında kullanılmıştır? A) Bu konuda kimseyi kırmamak için oldukça _ince_ davrandı. B) Toplantıda _sade_ bir dille konuştu; kimseyi etkilemeye çalışmadı. C) Hava birden _açık_ olunca sahile inmeye karar verdik. D) Bu sorunun çözümü aslında _kolay_ ama dikkat istiyor.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

Soru, altı çizili sözcüğün cümlede “abartısız, gösterişten uzak” anlamında kullanıldığı seçeneği soruyor. Bu anlam, “sade” sözcüğünün temel anlamlarından biridir: süssüz, yalın, gösterişsiz. B seçeneğinde “Toplantıda sade bir dille konuştu; kimseyi etkilemeye çalışmadı.” denilerek konuşmanın süssüz, yalın ve gösterişten uzak olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle doğru cevap B’dir. A seçeneğinde “ince” sözcüğü “nazik, düşünceli” anlamındadır; gösterişten uzak olma anlamını karşılamaz. C seçeneğinde “açık” sözcüğü “bulutsuz, açık hava” anlamındadır. D seçeneğinde “kolay” sözcüğü “zor olmayan” anlamında kullanılmıştır. Bu da “abartısız, gösterişten uzak” anlamıyla ilgili değildir.

  1. Çözüm: Soru, altı çizili sözcüğün cümlede “abartısız, gösterişten uzak” anlamında kullanıldığı seçeneği soruyor. Bu anlam, “sade” sözcüğünün temel anlamlarından biridir: süssüz, yalın, gösterişsiz. B seçeneğinde “Toplantıda sade bir dille konuştu; kimseyi etkilemeye çalışmadı.” denilerek konuşmanın süssüz, yalın ve gösterişten uzak olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle doğru cevap B’dir. A seçeneğinde “ince” sözcüğü “nazik, düşünceli” anlamındadır; gösterişten uzak olma anlamını karşılamaz. C seçeneğinde “açık” sözcüğü “bulutsuz, açık hava” anlamındadır. D seçeneğinde “kolay” sözcüğü “zor olmayan” anlamında kullanılmıştır. Bu da “abartısız, gösterişten uzak” anlamıyla ilgili değildir.

Soru, altı çizili sözcüğün cümlede “abartısız, gösterişten uzak” anlamında kullanıldığı seçeneği soruyor. Bu anlam, “sade” sözcüğünün temel anlamlarından biridir: süssüz, yalın, gösterişsiz. B seçeneğinde “Toplantıda sade bir dille konuştu; kimseyi etkilemeye çalışmadı.” denilerek konuşmanın süssüz, yalın ve gösterişten uzak olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle doğru cevap B’dir. A seçeneğinde “ince” sözcüğü “nazik, düşünceli” anlamındadır; gösterişten uzak olma anlamını karşılamaz. C seçeneğinde “açık” sözcüğü “bulutsuz, açık hava” anlamındadır. D seçeneğinde “kolay” sözcüğü “zor olmayan” anlamında kullanılmıştır. Bu da “abartısız, gösterişten uzak” anlamıyla ilgili değildir.

Sözcükte Anlam Testleri Hakkında Sık Sorulanlar

Sözcüğün anlamı nasıl belirlenir?

Sözcüğün cümledeki kullanımına, diğer sözcüklerle ilişkisine ve metnin bağlamına bakılır.

Deyim ile atasözü arasındaki fark nedir?

Deyim çoğunlukla mecazlı bir durumu anlatan kalıplaşmış söz grubudur; atasözü genel bir yargı veya öğüt bildirir.

Terim anlam nedir?

Bir bilim, sanat, spor veya meslek alanında özel bir kavramı karşılayan anlamdır.