8. Sınıf Türkçe

8. Sınıf Türkçe 1. Dönem 1. Yazılı Testleri

8. sınıf Türkçe 1. dönem 1. yazılı için 10 soruluk online yazılı testleri, cevap anahtarlı sorular ve konu karması çalışma içerikleri.

8. Sınıf Türkçe 1. dönem 1. yazılı soruları, Türkçe dersinde 1. dönem 1. yazılı hazırlığını planlı yapmak isteyen öğrenciler için özgün bir tekrar alanı sunar. Bu sayfadaki içerik dönemin ilk ölçme noktasında öğrencinin başlangıç kazanımlarını ne kadar yerleştirdiğini görmeye odaklanır ve öğrencinin okuduğunu anlama, dil bilgisi kuralını fark etme ve metin içi ipuçlarını değerlendirme becerisini görünür hale getirir. Kapsam, dönem dağılımına uygun seçildiği için gereksiz konu kalabalığı oluşturmadan sınava yakın bir çalışma ritmi sağlar.

Bu yazılıda öne çıkan başlıklar Türkçe Sözcükte Anlam, Türkçe Cümlede Anlam, Türkçe Paragraf ve devamında Türkçe Paragraf, Türkçe Fiilimsiler, Türkçe Vatan Sevgisi konularıdır. Soruların karışık yapıda düşünülmesi, öğrencinin konular arasında geçiş yaparken dikkatini korumasına yardım eder. Böylece yalnızca tek bir test alışkanlığı oluşmaz; farklı kazanımlar aynı sınav içinde karşılaştırmalı biçimde tekrar edilmiş olur.

Türkçe yazılısına hazırlanırken önce ilgili kazanımları kısa notlarla gözden geçirmek, ardından sayfadaki soruları süre tutarak çözmek verimli olur. Türkçe çalışırken yanlış yapılan sorunun cümle mi paragraf mı yoksa kural bilgisi mi istediğini ayırmak önemlidir. Bu ayrım, tekrar süresini kısaltır ve sınavda benzer sorulara daha bilinçli yaklaşmayı sağlar. Bu yöntem, öğrencinin hangi konuyu bildiğini ve hangi başlıkta ek çalışmaya ihtiyaç duyduğunu daha net gösterir.

Sayfanın sonundaki ilgili konu testleri, yazılıdan sonra ayrıntılı tekrar yapmak için kullanılabilir. Türkçe Sözcükte Anlam ya da Türkçe Cümlede Anlam gibi başlıklarda hata yapan öğrenciler doğrudan konu testlerine geçerek aynı kazanımı farklı soru tipleriyle pekiştirebilir. Bu yapı, 8. sınıf yazılı hazırlığını tek bir deneme çözümünden çıkarıp düzenli, izlenebilir ve konu odaklı bir tekrar sürecine dönüştürür.

Türkçe sorularında metnin tonu, ana düşünce ve dil bilgisi ipuçları birlikte okunmalıdır. Acele yapılan okumalar doğru bilinen konularda bile puan kaybına yol açabilir.

Türkçe sorularında metnin tonu, ana düşünce ve dil bilgisi ipuçları birlikte okunmalıdır. Acele yapılan okumalar doğru bilinen konularda bile puan kaybına yol açabilir.

Türkçe sorularında metnin tonu, ana düşünce ve dil bilgisi ipuçları birlikte okunmalıdır. Acele yapılan okumalar doğru bilinen konularda bile puan kaybına yol açabilir.

12. Test

8. Sınıf Türkçe 1. Dönem 1. Yazılı Testleri

8. Sınıf Türkçe 1. Dönem 1. Yazılı Test 12 için 10 soruluk online yazılı testi.

Her soru için doğru seçeneği işaretleyin.

10 Soru
0/10 Soru0 %
Doğru 0
Yanlış 0
Boş 10
1. SoruÇoktan Seçmeli

Bu konuyu temel alan aşağıdaki soruda doğru seçeneği bulun: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi (isim-fiil/sıfat-fiil/zarf-fiil) yanlış türde kullanıldığı için altı çizili sözcük fiilimsi değildir?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

A şıkkında altı çizili “konuşmak” sözcüğü “-mak” eki almıştır ve bir eylemi adlaştırır: “konuşmak” (isim-fiil). Cümlede “konuşmak istemediğim” ifadesinde isim gibi kullanıldığı için fiilimsidir. B şıkkında “dinlenmek” yine “-mek” ekiyle eylemi adlaştırmıştır: “dinlenmek” (isim-fiil). “Dinlenmek herkese iyi geldi.” cümlesinde özne görevindedir; fiilimsi olduğu kesindir. şıkkıA372nda “çalışan” sözcüğü ilk bakışta “-an” ekiyle sıfat-fiil gibi görünebilir; ancak burada “kütüphanede çalışan öğrenciler” ifadesinde “çalışan” sözcüğü bir kurum/iş yeri çalışanı anlamında kalıplaşmış bir isim olarak da kullanılabilir. Bu kullanımda “çalışan” artık fiilimsi değil, isimleşmiş bir sözcüktür (çalışan = personel). Soru kökü, fiilimsi olmadığı için türü yanlış anlaşılan seçeneği sorduğundan doğru cevap A784’dir. D şıkkında “çözerken” sözcüğü “-erken” ekiyle yapılmış zarf-fiildir. “Soruları çözerken” ifadesi, “ne zaman/durumda?” sorusuna cevap vererek eylemin gerçekleşme zamanını/durumunu bildirir; bu nedenle fiilimsidir.

  1. Çözüm: A şıkkında altı çizili “konuşmak” sözcüğü “-mak” eki almıştır ve bir eylemi adlaştırır: “konuşmak” (isim-fiil). Cümlede “konuşmak istemediğim” ifadesinde isim gibi kullanıldığı için fiilimsidir. B şıkkında “dinlenmek” yine “-mek” ekiyle eylemi adlaştırmıştır: “dinlenmek” (isim-fiil). “Dinlenmek herkese iyi geldi.” cümlesinde özne görevindedir; fiilimsi olduğu kesindir. şıkkıA372nda “çalışan” sözcüğü ilk bakışta “-an” ekiyle sıfat-fiil gibi görünebilir; ancak burada “kütüphanede çalışan öğrenciler” ifadesinde “çalışan” sözcüğü bir kurum/iş yeri çalışanı anlamında kalıplaşmış bir isim olarak da kullanılabilir. Bu kullanımda “çalışan” artık fiilimsi değil, isimleşmiş bir sözcüktür (çalışan = personel). Soru kökü, fiilimsi olmadığı için türü yanlış anlaşılan seçeneği sorduğundan doğru cevap A784’dir. D şıkkında “çözerken” sözcüğü “-erken” ekiyle yapılmış zarf-fiildir. “Soruları çözerken” ifadesi, “ne zaman/durumda?” sorusuna cevap vererek eylemin gerçekleşme zamanını/durumunu bildirir; bu nedenle fiilimsidir.

A şıkkında altı çizili “konuşmak” sözcüğü “-mak” eki almıştır ve bir eylemi adlaştırır: “konuşmak” (isim-fiil). Cümlede “konuşmak istemediğim” ifadesinde isim gibi kullanıldığı için fiilimsidir. B şıkkında “dinlenmek” yine “-mek” ekiyle eylemi adlaştırmıştır: “dinlenmek” (isim-fiil). “Dinlenmek herkese iyi geldi.” cümlesinde özne görevindedir; fiilimsi olduğu kesindir. şıkkıA375nda “çalışan” sözcüğü ilk bakışta “-an” ekiyle sıfat-fiil gibi görünebilir; ancak burada “kütüphanede çalışan öğrenciler” ifadesinde “çalışan” sözcüğü bir kurum/iş yeri çalışanı anlamında kalıplaşmış bir isim olarak da kullanılabilir. Bu kullanımda “çalışan” artık fiilimsi değil, isimleşmiş bir sözcüktür (çalışan = personel). Soru kökü, fiilimsi olmadığı için türü yanlış anlaşılan seçeneği sorduğundan doğru cevap A787’dir. D şıkkında “çözerken” sözcüğü “-erken” ekiyle yapılmış zarf-fiildir. “Soruları çözerken” ifadesi, “ne zaman/durumda?” sorusuna cevap vererek eylemin gerçekleşme zamanını/durumunu bildirir; bu nedenle fiilimsidir.

2. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ince” sözcüğü “kırılgan, kolay zarar gören” anlamında kullanılmıştır?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

“İnce” sözcüğü farklı cümlelerde farklı anlamlarda kullanılabilir. Soruda istenen anlam “kırılgan, kolay zarar gören”dir. A şıkkında “ince plan” ifadesi “ayrıntılı, detaylı” anlamındadır. şıkkıC188nda “ince cam bardaklar” denilerek camın narin olduğu, kolay kırılabileceği vurgulanır. Bu, “kırılgan, kolay zarar gören” anlamına uygundur. C şıkkında “ince ses” ifadesi “tiz, yüksek perdeden” anlamındadır. D şıkkında “ince davranış” ifadesi “nazik, düşünceli” anlamındadır. Bu nedenle doğru cevap C482’dir.

  1. Çözüm: “İnce” sözcüğü farklı cümlelerde farklı anlamlarda kullanılabilir. Soruda istenen anlam “kırılgan, kolay zarar gören”dir. A şıkkında “ince plan” ifadesi “ayrıntılı, detaylı” anlamındadır. şıkkıC188nda “ince cam bardaklar” denilerek camın narin olduğu, kolay kırılabileceği vurgulanır. Bu, “kırılgan, kolay zarar gören” anlamına uygundur. C şıkkında “ince ses” ifadesi “tiz, yüksek perdeden” anlamındadır. D şıkkında “ince davranış” ifadesi “nazik, düşünceli” anlamındadır. Bu nedenle doğru cevap C482’dir.

“İnce” sözcüğü farklı cümlelerde farklı anlamlarda kullanılabilir. Soruda istenen anlam “kırılgan, kolay zarar gören”dir. A şıkkında “ince plan” ifadesi “ayrıntılı, detaylı” anlamındadır. şıkkıC191nda “ince cam bardaklar” denilerek camın narin olduğu, kolay kırılabileceği vurgulanır. Bu, “kırılgan, kolay zarar gören” anlamına uygundur. C şıkkında “ince ses” ifadesi “tiz, yüksek perdeden” anlamındadır. D şıkkında “ince davranış” ifadesi “nazik, düşünceli” anlamındadır. Bu nedenle doğru cevap C485’dir.

3. SoruÇoktan Seçmeli

“Bir millet, bağımsızlığı için omuz omuza verdiğinde en zorlu yollar bile aşılır.” cümlesinde hangi düşünce öne çıkar?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

Cümlede birlik ve dayanışmanın zorlukları aşmadaki gücü vurgulanır.

  1. Temayı belirle: Soruda vatan sevgisi, bağımsızlık, fedakârlık, bayrak, millî birlik veya tarih bilinci kavramlarından hangisinin öne çıktığını bul.
  2. Metni yorumla: Cümlenin ya da paragrafın ana düşüncesiyle uyumlu, millî ve ahlaki değeri doğru yansıtan seçeneği işaretle.

Cümlede birlik ve dayanışmanın zorlukları aşmadaki gücü vurgulanır.

4. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "kesinlik" anlamı vardır?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

Cümlede kesinlik anlamı; işin gerçekleşeceğinin net ve tartışmasız biçimde bildirildiği durumlarda vardır. Bu anlamı veren ifadeler arasında “kesinlikle, mutlaka, elbette” gibi sözcükler bulunur. A seçeneğinde “yağabilir” olasılık bildirir; kesinlik yoktur. B seçeneğinde “sanırım” tahmin/şüphe bildirir; kesinlik yoktur. D seçeneğinde “belki” olasılık bildirir; kesinlik yoktur. seçeneğiB380nde “mutlaka” sözcüğü, aramanın kesin olarak yapılacağını bildirir. Bu nedenle doğru cevap B469’dir.

  1. Çözüm: Cümlede kesinlik anlamı; işin gerçekleşeceğinin net ve tartışmasız biçimde bildirildiği durumlarda vardır. Bu anlamı veren ifadeler arasında “kesinlikle, mutlaka, elbette” gibi sözcükler bulunur. A seçeneğinde “yağabilir” olasılık bildirir; kesinlik yoktur. B seçeneğinde “sanırım” tahmin/şüphe bildirir; kesinlik yoktur. D seçeneğinde “belki” olasılık bildirir; kesinlik yoktur. seçeneğiB380nde “mutlaka” sözcüğü, aramanın kesin olarak yapılacağını bildirir. Bu nedenle doğru cevap B469’dir.

Cümlede kesinlik anlamı; işin gerçekleşeceğinin net ve tartışmasız biçimde bildirildiği durumlarda vardır. Bu anlamı veren ifadeler arasında “kesinlikle, mutlaka, elbette” gibi sözcükler bulunur. A seçeneğinde “yağabilir” olasılık bildirir; kesinlik yoktur. B seçeneğinde “sanırım” tahmin/şüphe bildirir; kesinlik yoktur. D seçeneğinde “belki” olasılık bildirir; kesinlik yoktur. seçeneğiB383nde “mutlaka” sözcüğü, aramanın kesin olarak yapılacağını bildirir. Bu nedenle doğru cevap B472’dir.

5. SoruÇoktan Seçmeli

“Soruyu okuyup cevabı işaretledi.” cümlesinde zarf-fiil hangi sözcüktür?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

Okuyup sözcüğü -up ekiyle kurulmuş zarf-fiildir.

  1. Eki ve görevi belirle: Fiilimsi eki alan sözcüğün isim, sıfat ya da zarf görevinde kullanılıp kullanılmadığını kontrol et.
  2. Cümledeki görevle eşleştir: Sözcüğün cümledeki anlamını ve bağlı olduğu sözcükleri inceleyerek doğru türü seç.

Okuyup sözcüğü -up ekiyle kurulmuş zarf-fiildir.

6. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “kısa süreli ve geçici bir durum” anlamı katmıştır? A) Bu işi şimdilik askıya alalım, şartlar netleşince yeniden konuşuruz. B) Yeni yönetmelik, bazı maddeleriyle uygulamada aksaklık doğurdu. C) Onun bu tavrı, ekip içinde gereksiz bir gerginlik yarattı. D) Toplantıda söylenenler, konunun ne kadar karmaşık olduğunu gösterdi.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

seçeneğiBnde “askıya almak” deyimi, bir işi tamamen bırakmak değil; bir süreliğine durdurup daha sonra yeniden ele almak anlamına gelir. Bu da cümleye “geçici olarak erteleme / kısa süreli durdurma” anlamı katar. B’de “aksaklık” işleyişte bozulma, sorun çıkması demektir; geçicilik vurgusu zorunlu değildir. C’de “gerginlik” duygusal/psikolojik bir durumun oluşmasını anlatır, “kısa süreli” anlamı taşımaz. D’de “karmaşık” ise “anlaşılması güç, çok yönlü” anlamındadır; geçici bir durum bildirmez. Bu nedenle doğru cevap B510’dır.

  1. Çözüm: seçeneğiBnde “askıya almak” deyimi, bir işi tamamen bırakmak değil; bir süreliğine durdurup daha sonra yeniden ele almak anlamına gelir. Bu da cümleye “geçici olarak erteleme / kısa süreli durdurma” anlamı katar. B’de “aksaklık” işleyişte bozulma, sorun çıkması demektir; geçicilik vurgusu zorunlu değildir. C’de “gerginlik” duygusal/psikolojik bir durumun oluşmasını anlatır, “kısa süreli” anlamı taşımaz. D’de “karmaşık” ise “anlaşılması güç, çok yönlü” anlamındadır; geçici bir durum bildirmez. Bu nedenle doğru cevap B510’dır.

seçeneğiB3nde “askıya almak” deyimi, bir işi tamamen bırakmak değil; bir süreliğine durdurup daha sonra yeniden ele almak anlamına gelir. Bu da cümleye “geçici olarak erteleme / kısa süreli durdurma” anlamı katar. B’de “aksaklık” işleyişte bozulma, sorun çıkması demektir; geçicilik vurgusu zorunlu değildir. C’de “gerginlik” duygusal/psikolojik bir durumun oluşmasını anlatır, “kısa süreli” anlamı taşımaz. D’de “karmaşık” ise “anlaşılması güç, çok yönlü” anlamındadır; geçici bir durum bildirmez. Bu nedenle doğru cevap B513’dır.

7. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki deyimlerden hangisi vatanı korumak için fedakârlık yapmayı çağrıştırır?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

“Canını ortaya koymak” büyük fedakârlık yapmayı çağrıştırır.

  1. Temayı belirle: Soruda vatan sevgisi, bağımsızlık, fedakârlık, bayrak, millî birlik veya tarih bilinci kavramlarından hangisinin öne çıktığını bul.
  2. Metni yorumla: Cümlenin ya da paragrafın ana düşüncesiyle uyumlu, millî ve ahlaki değeri doğru yansıtan seçeneği işaretle.

“Canını ortaya koymak” büyük fedakârlık yapmayı çağrıştırır.

8. SoruÇoktan Seçmeli

Bu konuyu temel alan aşağıdaki soruda doğru seçeneği bulun: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "tahmin" (olasılık) anlamı vardır?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

şıkkıDndaki "yağabilir" sözcüğü, işin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin kesin olmadığını bildirir. Bu nedenle cümlede olasılık/tahmin anlamı vardır. B şıkkında "yağdı" geçmişte gerçekleşmiş kesin bir durumu anlatır; tahmin yoktur. C şıkkında "yağacak" gelecek zaman bildirir; tek başına tahmin anlamı vermez, daha çok plan/gelecek zaman ifadesidir. D şıkkında "yağmalı" gereklilik (zorunluluk) bildirir; tahmin değil, yapılması gerektiğini ifade eder.

  1. Çözüm: şıkkıDndaki "yağabilir" sözcüğü, işin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin kesin olmadığını bildirir. Bu nedenle cümlede olasılık/tahmin anlamı vardır. B şıkkında "yağdı" geçmişte gerçekleşmiş kesin bir durumu anlatır; tahmin yoktur. C şıkkında "yağacak" gelecek zaman bildirir; tek başına tahmin anlamı vermez, daha çok plan/gelecek zaman ifadesidir. D şıkkında "yağmalı" gereklilik (zorunluluk) bildirir; tahmin değil, yapılması gerektiğini ifade eder.

şıkkıD3ndaki "yağabilir" sözcüğü, işin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin kesin olmadığını bildirir. Bu nedenle cümlede olasılık/tahmin anlamı vardır. B şıkkında "yağdı" geçmişte gerçekleşmiş kesin bir durumu anlatır; tahmin yoktur. C şıkkında "yağacak" gelecek zaman bildirir; tek başına tahmin anlamı vermez, daha çok plan/gelecek zaman ifadesidir. D şıkkında "yağmalı" gereklilik (zorunluluk) bildirir; tahmin değil, yapılması gerektiğini ifade eder.

9. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi, kendisinden sonra gelen sözcükle birlikte bir isim tamlaması oluşturarak cümlede özne görevinde kullanılmıştır?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

Önce fiilimsiyi ve görevini bulalım. Fiilimsi; fiil kökünden türeyip fiil anlamını koruyan, ancak cümlede isim/sıfat/zarf gibi görev yapan sözcüklerdir. A) “girecek” sözcüğü sıfat-fiildir ve “öğrenciler” ismini niteleyerek sıfat görevinde kullanılmıştır. Özne “öğrenciler”dir; fiilimsi + sözcük birlikte özne değildir. B) “okuduğun” sözcüğü sıfat-fiildir ve “kitap” ismini niteleyerek “okuduğun kitap” sıfat tamlamasını oluşturur. Cümlede asıl istenen nesne “özet”tir; özne görevinde değildir. C) “koşarak” sözcüğü zarf-fiildir; “gelen” ise sıfat-fiildir ve “çocuk” ismini niteleyerek sıfat görevindedir. Özne “çocuk”tur; fiilimsi grubunun tamamı özne değildir. D) “kalkmanın” sözcüğü isim-fiildir (kalk-ma) ve “erken” zarfıyla birlikte “erken kalkmanın” ifadesini oluşturur. Bu yapı, “faydası” sözcüğüyle isim tamlaması kurar: “erken kalkmanın faydası”. Cümlede “... anlarsın” yüklemine “neyi?” sorusu değil, “ne?” sorusu yöneltilince özne bulunur: “Erken kalkmanın faydası (özne)...”. Bu nedenle doğru cevap D’dir.

  1. Çözüm: Önce fiilimsiyi ve görevini bulalım. Fiilimsi; fiil kökünden türeyip fiil anlamını koruyan, ancak cümlede isim/sıfat/zarf gibi görev yapan sözcüklerdir. A) “girecek” sözcüğü sıfat-fiildir ve “öğrenciler” ismini niteleyerek sıfat görevinde kullanılmıştır. Özne “öğrenciler”dir; fiilimsi + sözcük birlikte özne değildir. B) “okuduğun” sözcüğü sıfat-fiildir ve “kitap” ismini niteleyerek “okuduğun kitap” sıfat tamlamasını oluşturur. Cümlede asıl istenen nesne “özet”tir; özne görevinde değildir. C) “koşarak” sözcüğü zarf-fiildir; “gelen” ise sıfat-fiildir ve “çocuk” ismini niteleyerek sıfat görevindedir. Özne “çocuk”tur; fiilimsi grubunun tamamı özne değildir. D) “kalkmanın” sözcüğü isim-fiildir (kalk-ma) ve “erken” zarfıyla birlikte “erken kalkmanın” ifadesini oluşturur. Bu yapı, “faydası” sözcüğüyle isim tamlaması kurar: “erken kalkmanın faydası”. Cümlede “... anlarsın” yüklemine “neyi?” sorusu değil, “ne?” sorusu yöneltilince özne bulunur: “Erken kalkmanın faydası (özne)...”. Bu nedenle doğru cevap D’dir.

Önce fiilimsiyi ve görevini bulalım. Fiilimsi; fiil kökünden türeyip fiil anlamını koruyan, ancak cümlede isim/sıfat/zarf gibi görev yapan sözcüklerdir. A) “girecek” sözcüğü sıfat-fiildir ve “öğrenciler” ismini niteleyerek sıfat görevinde kullanılmıştır. Özne “öğrenciler”dir; fiilimsi + sözcük birlikte özne değildir. B) “okuduğun” sözcüğü sıfat-fiildir ve “kitap” ismini niteleyerek “okuduğun kitap” sıfat tamlamasını oluşturur. Cümlede asıl istenen nesne “özet”tir; özne görevinde değildir. C) “koşarak” sözcüğü zarf-fiildir; “gelen” ise sıfat-fiildir ve “çocuk” ismini niteleyerek sıfat görevindedir. Özne “çocuk”tur; fiilimsi grubunun tamamı özne değildir. D) “kalkmanın” sözcüğü isim-fiildir (kalk-ma) ve “erken” zarfıyla birlikte “erken kalkmanın” ifadesini oluşturur. Bu yapı, “faydası” sözcüğüyle isim tamlaması kurar: “erken kalkmanın faydası”. Cümlede “... anlarsın” yüklemine “neyi?” sorusu değil, “ne?” sorusu yöneltilince özne bulunur: “Erken kalkmanın faydası (özne)...”. Bu nedenle doğru cevap D’dir.

10. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye “gereğinden fazla değer verip abartmak” anlamı katmıştır? A) Bu kadar küçük bir hatayı büyütmek kimseye fayda sağlamaz. B) Güneş doğunca odanın içi bir anda aydınlandı. C) Yeni açılan park, mahallenin havasını değiştirdi. D) Bu konuya biraz daha eğilmek gerekiyor.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

Soruda altı çizili sözcüğün “gereğinden fazla değer verip abartmak” anlamında kullanıldığı cümle isteniyor. seçeneğiC108nde “Bu kadar küçük bir hatayı büyütmek...” ifadesinde “büyütmek” sözcüğü gerçek anlamıyla “boyutça artırmak” değil, “küçük bir durumu abartıp önemli hâle getirmek” anlamındadır. Bu, soruda verilen anlamla birebir örtüşür. B seçeneğinde “aydınlandı” sözcüğü “ışıkla dolmak, aydınlık hâle gelmek” anlamında kullanılmıştır; abartma anlamı yoktur. C seçeneğinde “değiştirdi” sözcüğü “farklı hâle getirmek” anlamındadır; bir durumu gereğinden fazla önemseme/abartma anlamı taşımaz. D seçeneğinde “eğilmek” sözcüğü mecaz olarak “bir konu üzerinde durmak, incelemek” anlamındadır; ancak “abartmak” anlamı içermez. Bu nedenle doğru cevap C737’dır.

  1. Çözüm: Soruda altı çizili sözcüğün “gereğinden fazla değer verip abartmak” anlamında kullanıldığı cümle isteniyor. seçeneğiC108nde “Bu kadar küçük bir hatayı büyütmek...” ifadesinde “büyütmek” sözcüğü gerçek anlamıyla “boyutça artırmak” değil, “küçük bir durumu abartıp önemli hâle getirmek” anlamındadır. Bu, soruda verilen anlamla birebir örtüşür. B seçeneğinde “aydınlandı” sözcüğü “ışıkla dolmak, aydınlık hâle gelmek” anlamında kullanılmıştır; abartma anlamı yoktur. C seçeneğinde “değiştirdi” sözcüğü “farklı hâle getirmek” anlamındadır; bir durumu gereğinden fazla önemseme/abartma anlamı taşımaz. D seçeneğinde “eğilmek” sözcüğü mecaz olarak “bir konu üzerinde durmak, incelemek” anlamındadır; ancak “abartmak” anlamı içermez. Bu nedenle doğru cevap C737’dır.

Soruda altı çizili sözcüğün “gereğinden fazla değer verip abartmak” anlamında kullanıldığı cümle isteniyor. seçeneğiC111nde “Bu kadar küçük bir hatayı büyütmek...” ifadesinde “büyütmek” sözcüğü gerçek anlamıyla “boyutça artırmak” değil, “küçük bir durumu abartıp önemli hâle getirmek” anlamındadır. Bu, soruda verilen anlamla birebir örtüşür. B seçeneğinde “aydınlandı” sözcüğü “ışıkla dolmak, aydınlık hâle gelmek” anlamında kullanılmıştır; abartma anlamı yoktur. C seçeneğinde “değiştirdi” sözcüğü “farklı hâle getirmek” anlamındadır; bir durumu gereğinden fazla önemseme/abartma anlamı taşımaz. D seçeneğinde “eğilmek” sözcüğü mecaz olarak “bir konu üzerinde durmak, incelemek” anlamındadır; ancak “abartmak” anlamı içermez. Bu nedenle doğru cevap C740’dır.