8. Sınıf Türkçe

8. Sınıf Türkçe 1. Dönem 1. Yazılı Testleri

8. sınıf Türkçe 1. dönem 1. yazılı için 10 soruluk online yazılı testleri, cevap anahtarlı sorular ve konu karması çalışma içerikleri.

8. Sınıf Türkçe 1. dönem 1. yazılı soruları, Türkçe dersinde 1. dönem 1. yazılı hazırlığını planlı yapmak isteyen öğrenciler için özgün bir tekrar alanı sunar. Bu sayfadaki içerik dönemin ilk ölçme noktasında öğrencinin başlangıç kazanımlarını ne kadar yerleştirdiğini görmeye odaklanır ve öğrencinin okuduğunu anlama, dil bilgisi kuralını fark etme ve metin içi ipuçlarını değerlendirme becerisini görünür hale getirir. Kapsam, dönem dağılımına uygun seçildiği için gereksiz konu kalabalığı oluşturmadan sınava yakın bir çalışma ritmi sağlar.

Bu yazılıda öne çıkan başlıklar Türkçe Sözcükte Anlam, Türkçe Cümlede Anlam, Türkçe Paragraf ve devamında Türkçe Paragraf, Türkçe Fiilimsiler, Türkçe Vatan Sevgisi konularıdır. Soruların karışık yapıda düşünülmesi, öğrencinin konular arasında geçiş yaparken dikkatini korumasına yardım eder. Böylece yalnızca tek bir test alışkanlığı oluşmaz; farklı kazanımlar aynı sınav içinde karşılaştırmalı biçimde tekrar edilmiş olur.

Türkçe yazılısına hazırlanırken önce ilgili kazanımları kısa notlarla gözden geçirmek, ardından sayfadaki soruları süre tutarak çözmek verimli olur. Türkçe çalışırken yanlış yapılan sorunun cümle mi paragraf mı yoksa kural bilgisi mi istediğini ayırmak önemlidir. Bu ayrım, tekrar süresini kısaltır ve sınavda benzer sorulara daha bilinçli yaklaşmayı sağlar. Bu yöntem, öğrencinin hangi konuyu bildiğini ve hangi başlıkta ek çalışmaya ihtiyaç duyduğunu daha net gösterir.

Sayfanın sonundaki ilgili konu testleri, yazılıdan sonra ayrıntılı tekrar yapmak için kullanılabilir. Türkçe Sözcükte Anlam ya da Türkçe Cümlede Anlam gibi başlıklarda hata yapan öğrenciler doğrudan konu testlerine geçerek aynı kazanımı farklı soru tipleriyle pekiştirebilir. Bu yapı, 8. sınıf yazılı hazırlığını tek bir deneme çözümünden çıkarıp düzenli, izlenebilir ve konu odaklı bir tekrar sürecine dönüştürür.

Türkçe sorularında metnin tonu, ana düşünce ve dil bilgisi ipuçları birlikte okunmalıdır. Acele yapılan okumalar doğru bilinen konularda bile puan kaybına yol açabilir.

Türkçe sorularında metnin tonu, ana düşünce ve dil bilgisi ipuçları birlikte okunmalıdır. Acele yapılan okumalar doğru bilinen konularda bile puan kaybına yol açabilir.

Türkçe sorularında metnin tonu, ana düşünce ve dil bilgisi ipuçları birlikte okunmalıdır. Acele yapılan okumalar doğru bilinen konularda bile puan kaybına yol açabilir.

10. Test

8. Sınıf Türkçe 1. Dönem 1. Yazılı Testleri

8. Sınıf Türkçe 1. Dönem 1. Yazılı Test 10 için 10 soruluk online yazılı testi.

Her soru için doğru seçeneği işaretleyin.

10 Soru
0/10 Soru0 %
Doğru 0
Yanlış 0
Boş 10
1. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi, bir isim tamlaması içinde sıfat-fiil olarak kullanılmıştır?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

Fiilimsiler; fiilden türeyip isim, sıfat ya da zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir. Soru, fiilimsinin **isim tamlaması içinde** ve **sıfat-fiil** görevinde kullanılmasını istiyor. Sıfat-fiiller, isimleri niteleyen fiilimsi türüdür (-(y)an, -dik, -ecek, -miş, -ar gibi eklerle yapılır). A) “hazırlanırken” zarf-fiildir (-(y)ken) ve “hazırlan-” eylemine zaman anlamı katar; isim tamlaması içinde sıfat görevinde değildir. B) “kapanması” isim-fiildir (-ma) ve “okulun kapanması” bir isim-fiil grubudur; sıfat-fiil değildir. C) “Okuduğum kitabın sonu…” ifadesinde “okuduğum” sözcüğü “oku-” fiilinden türemiş **-dik** ekiyle yapılmış bir **sıfat-fiildir** ve “kitap” ismini niteleyerek “okuduğum kitap” yapısını kurar. Bu yapı, devamında “kitabın sonu” şeklinde **isim tamlaması** içinde yer alır. İstenen özellik tam olarak budur. D) “Konuşarak” zarf-fiildir (-arak) ve eylemin nasıl yapıldığını bildirir; isim tamlaması içinde sıfat-fiil olarak kullanılmamıştır. Bu nedenle doğru cevap **C**’dir.

  1. Çözüm: Fiilimsiler; fiilden türeyip isim, sıfat ya da zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir. Soru, fiilimsinin **isim tamlaması içinde** ve **sıfat-fiil** görevinde kullanılmasını istiyor. Sıfat-fiiller, isimleri niteleyen fiilimsi türüdür (-(y)an, -dik, -ecek, -miş, -ar gibi eklerle yapılır). A) “hazırlanırken” zarf-fiildir (-(y)ken) ve “hazırlan-” eylemine zaman anlamı katar; isim tamlaması içinde sıfat görevinde değildir. B) “kapanması” isim-fiildir (-ma) ve “okulun kapanması” bir isim-fiil grubudur; sıfat-fiil değildir. C) “Okuduğum kitabın sonu…” ifadesinde “okuduğum” sözcüğü “oku-” fiilinden türemiş **-dik** ekiyle yapılmış bir **sıfat-fiildir** ve “kitap” ismini niteleyerek “okuduğum kitap” yapısını kurar. Bu yapı, devamında “kitabın sonu” şeklinde **isim tamlaması** içinde yer alır. İstenen özellik tam olarak budur. D) “Konuşarak” zarf-fiildir (-arak) ve eylemin nasıl yapıldığını bildirir; isim tamlaması içinde sıfat-fiil olarak kullanılmamıştır. Bu nedenle doğru cevap **C**’dir.

Fiilimsiler; fiilden türeyip isim, sıfat ya da zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir. Soru, fiilimsinin **isim tamlaması içinde** ve **sıfat-fiil** görevinde kullanılmasını istiyor. Sıfat-fiiller, isimleri niteleyen fiilimsi türüdür (-(y)an, -dik, -ecek, -miş, -ar gibi eklerle yapılır). A) “hazırlanırken” zarf-fiildir (-(y)ken) ve “hazırlan-” eylemine zaman anlamı katar; isim tamlaması içinde sıfat görevinde değildir. B) “kapanması” isim-fiildir (-ma) ve “okulun kapanması” bir isim-fiil grubudur; sıfat-fiil değildir. C) “Okuduğum kitabın sonu…” ifadesinde “okuduğum” sözcüğü “oku-” fiilinden türemiş **-dik** ekiyle yapılmış bir **sıfat-fiildir** ve “kitap” ismini niteleyerek “okuduğum kitap” yapısını kurar. Bu yapı, devamında “kitabın sonu” şeklinde **isim tamlaması** içinde yer alır. İstenen özellik tam olarak budur. D) “Konuşarak” zarf-fiildir (-arak) ve eylemin nasıl yapıldığını bildirir; isim tamlaması içinde sıfat-fiil olarak kullanılmamıştır. Bu nedenle doğru cevap **C**’dir.

2. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ince” sözcüğü “kibar, nazik” anlamında kullanılmıştır?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

“İnce” sözcüğü farklı anlamlarda kullanılabilir: “kalın karşıtı (ince ip, ince fırça)”, “yüksek ve zayıf ses (ince ses)” ya da “kibar, nazik (ince davranış)” gibi. A seçeneğinde “ince”, ipin kalınlığının az olduğunu belirtir (kalın karşıtı). C seçeneğinde de fırçanın kalınlığının az olması anlatılır. D seçeneğinde “ince ses” ifadesi, sesin tiz/ince çıkmasını belirtir. seçeneğiA371nde ise “ince davranışları” ifadesi, kişinin “kibar ve nazik” davranışlarını anlatır. Bu nedenle doğru cevap A478’dir.

  1. Çözüm: “İnce” sözcüğü farklı anlamlarda kullanılabilir: “kalın karşıtı (ince ip, ince fırça)”, “yüksek ve zayıf ses (ince ses)” ya da “kibar, nazik (ince davranış)” gibi. A seçeneğinde “ince”, ipin kalınlığının az olduğunu belirtir (kalın karşıtı). C seçeneğinde de fırçanın kalınlığının az olması anlatılır. D seçeneğinde “ince ses” ifadesi, sesin tiz/ince çıkmasını belirtir. seçeneğiA371nde ise “ince davranışları” ifadesi, kişinin “kibar ve nazik” davranışlarını anlatır. Bu nedenle doğru cevap A478’dir.

“İnce” sözcüğü farklı anlamlarda kullanılabilir: “kalın karşıtı (ince ip, ince fırça)”, “yüksek ve zayıf ses (ince ses)” ya da “kibar, nazik (ince davranış)” gibi. A seçeneğinde “ince”, ipin kalınlığının az olduğunu belirtir (kalın karşıtı). C seçeneğinde de fırçanın kalınlığının az olması anlatılır. D seçeneğinde “ince ses” ifadesi, sesin tiz/ince çıkmasını belirtir. seçeneğiA374nde ise “ince davranışları” ifadesi, kişinin “kibar ve nazik” davranışlarını anlatır. Bu nedenle doğru cevap A481’dir.

3. SoruÇoktan Seçmeli

Bir şehitliği ziyaret ederken saygılı davranmak hangi bilinçle ilgilidir?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

Şehitlik ziyareti geçmiş fedakârlıklara saygı ve anma bilinciyle ilgilidir.

  1. Değer ipucunu bul: Soruda vatan sevgisi, bağımsızlık, millî hafıza, sorumluluk, sembol ya da metin yorumu ile ilgili ipucunu belirle.
  2. Anlamla eşleştir: Seçenekleri metnin ana düşüncesi, değer vurgusu ve anlatım özelliğiyle karşılaştır.

Şehitlik ziyareti geçmiş fedakârlıklara saygı ve anma bilinciyle ilgilidir.

4. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki değerlendirmede doğru seçeneği işaretleyiniz: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili söz, cümleye "gerçekleşmesi beklenen bir durumun gerçekleşmemesi" anlamını katmıştır? A) Bu kadar emek verdikten sonra _bari_ bir teşekkür etseydin. B) Onca uyarıya rağmen _yine_ aynı hatayı yaptı. C) Söz verdiği hâlde _bir türlü_ zamanında gelemedi. D) Dosyayı sabaha kadar aradık, _meğer_ masanın çekmecesindeymiş.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

seçeneğiBnde altı çizili “bir türlü” sözü, beklenen sonucun gerçekleşmediğini vurgular. Cümlede kişi “zamanında gelmesi” beklenirken bu beklenti gerçekleşmemiş; “bir türlü” ifadesi de bu gerçekleşmeme durumunu ve bunun sürekliliğini/ısrarla olmamasını anlatmıştır. A seçeneğindeki “bari” daha çok sitemle birlikte “en azından” anlamı taşır; gerçekleşmesi beklenenin olmamasını doğrudan bildirmekten çok, asgari bir beklentiyi dile getirir. B seçeneğindeki “yine” tekrarlanan bir durumu anlatır; beklenenin gerçekleşmemesinden ziyade eylemin tekrarlandığını bildirir. D seçeneğindeki “meğer” sonradan anlaşılan, şaşırtıcı bir gerçeği ifade eder; beklentinin gerçekleşmemesi anlamı vermez.

  1. Çözüm: seçeneğiBnde altı çizili “bir türlü” sözü, beklenen sonucun gerçekleşmediğini vurgular. Cümlede kişi “zamanında gelmesi” beklenirken bu beklenti gerçekleşmemiş; “bir türlü” ifadesi de bu gerçekleşmeme durumunu ve bunun sürekliliğini/ısrarla olmamasını anlatmıştır. A seçeneğindeki “bari” daha çok sitemle birlikte “en azından” anlamı taşır; gerçekleşmesi beklenenin olmamasını doğrudan bildirmekten çok, asgari bir beklentiyi dile getirir. B seçeneğindeki “yine” tekrarlanan bir durumu anlatır; beklenenin gerçekleşmemesinden ziyade eylemin tekrarlandığını bildirir. D seçeneğindeki “meğer” sonradan anlaşılan, şaşırtıcı bir gerçeği ifade eder; beklentinin gerçekleşmemesi anlamı vermez.

seçeneğiB3nde altı çizili “bir türlü” sözü, beklenen sonucun gerçekleşmediğini vurgular. Cümlede kişi “zamanında gelmesi” beklenirken bu beklenti gerçekleşmemiş; “bir türlü” ifadesi de bu gerçekleşmeme durumunu ve bunun sürekliliğini/ısrarla olmamasını anlatmıştır. A seçeneğindeki “bari” daha çok sitemle birlikte “en azından” anlamı taşır; gerçekleşmesi beklenenin olmamasını doğrudan bildirmekten çok, asgari bir beklentiyi dile getirir. B seçeneğindeki “yine” tekrarlanan bir durumu anlatır; beklenenin gerçekleşmemesinden ziyade eylemin tekrarlandığını bildirir. D seçeneğindeki “meğer” sonradan anlaşılan, şaşırtıcı bir gerçeği ifade eder; beklentinin gerçekleşmemesi anlamı vermez.

5. SoruÇoktan Seçmeli

Konuyla ilgili doğru açıklamayı seçiniz: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil vardır?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

“Gülerek” sözcüğü eylemin nasıl yapıldığını bildiren zarf-fiildir.

  1. Çözüm: “Gülerek” sözcüğü eylemin nasıl yapıldığını bildiren zarf-fiildir.

“Gülerek” sözcüğü eylemin nasıl yapıldığını bildiren zarf-fiildir.

6. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümledeki anlamıyla **mecaz** kullanılmıştır? A) Bu sorunun çözümünde en **ince** ayrıntıyı bile gözden kaçırmadı. B) Sabah erken kalkınca **serin** havada kısa bir yürüyüş yaptı. C) Kitabın **kalın** kapağı, çantada ezilmesini engelledi. D) Sınavdan önce **uzun** bir tekrar listesi hazırladı.

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

A seçeneğinde “ince” sözcüğü gerçek anlamıyla “kalınlığı az” demek değildir. “En ince ayrıntı” ifadesinde “ince”, “çok küçük, dikkat gerektiren, hassas” anlamında kullanılmıştır. Bu, somut bir nitelikten soyut bir anlama aktarıldığı için mecazdır. B’de “serin hava” gerçek anlamdadır; hava sıcaklığının düşük olması anlatılır. C’de “kalın kapak” gerçek anlamdadır; kapağın fiziksel kalınlığı belirtilir. D’de “uzun liste” gerçek anlamdadır; listenin fiziksel/ölçülebilir olarak çok maddeli, geniş olması kastedilir. Bu nedenle mecaz anlamlı kullanım yalnızca A’dadır.

  1. Çözüm: A seçeneğinde “ince” sözcüğü gerçek anlamıyla “kalınlığı az” demek değildir. “En ince ayrıntı” ifadesinde “ince”, “çok küçük, dikkat gerektiren, hassas” anlamında kullanılmıştır. Bu, somut bir nitelikten soyut bir anlama aktarıldığı için mecazdır. B’de “serin hava” gerçek anlamdadır; hava sıcaklığının düşük olması anlatılır. C’de “kalın kapak” gerçek anlamdadır; kapağın fiziksel kalınlığı belirtilir. D’de “uzun liste” gerçek anlamdadır; listenin fiziksel/ölçülebilir olarak çok maddeli, geniş olması kastedilir. Bu nedenle mecaz anlamlı kullanım yalnızca A’dadır.

A seçeneğinde “ince” sözcüğü gerçek anlamıyla “kalınlığı az” demek değildir. “En ince ayrıntı” ifadesinde “ince”, “çok küçük, dikkat gerektiren, hassas” anlamında kullanılmıştır. Bu, somut bir nitelikten soyut bir anlama aktarıldığı için mecazdır. B’de “serin hava” gerçek anlamdadır; hava sıcaklığının düşük olması anlatılır. C’de “kalın kapak” gerçek anlamdadır; kapağın fiziksel kalınlığı belirtilir. D’de “uzun liste” gerçek anlamdadır; listenin fiziksel/ölçülebilir olarak çok maddeli, geniş olması kastedilir. Bu nedenle mecaz anlamlı kullanım yalnızca A’dadır.

7. SoruÇoktan Seçmeli

“Miras” sözcüğü “bağımsızlık bize bırakılmış bir mirastır” cümlesinde hangi anlamda kullanılmıştır?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

Bu cümlede miras, korunması gereken değer anlamında kullanılmıştır.

  1. Temayı belirle: Soruda vatan sevgisi, bağımsızlık, fedakârlık, bayrak, millî birlik veya tarih bilinci kavramlarından hangisinin öne çıktığını bul.
  2. Metni yorumla: Cümlenin ya da paragrafın ana düşüncesiyle uyumlu, millî ve ahlaki değeri doğru yansıtan seçeneği işaretle.

Bu cümlede miras, korunması gereken değer anlamında kullanılmıştır.

8. SoruÇoktan Seçmeli

Konuyla ilgili doğru açıklamayı seçiniz: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazar, yaptığı işin beklediği sonucu vermemesinin nedenini dolaylı biçimde (açıkça söylemeden) belirtmiştir?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

Soru, “beklenen sonucun alınamama nedeninin dolaylı biçimde” verilmesini istiyor. Dolaylı anlatımda neden, doğrudan bir açıklama kalıbıyla (ör. “çünkü”, “-den dolayı”) net biçimde söylenmez; ipucu verilir, okur neden-sonuç ilişkisini cümlenin anlamından çıkarır. A ve B seçeneklerinde neden açıkça “çünkü” ile belirtilmiştir: A’da başarısızlığın nedeni “konuyu ayrıntıya boğmak”, B’de ise “gerekli boşlukları bırakmamak”tır. Bu nedenle dolaylı değil, doğrudan gerekçelendirme vardır. D seçeneğinde ise başarısızlığın nedeni verilmez; sadece “sonradan fark ettim” denir. Bu, nedenin dolaylı verilmesi değil, nedenin hiç söylenmemesidir. C seçeneğinde “belli ki” ifadesiyle bir çıkarım yapılır ve neden doğrudan “çünkü” gibi bir bağlaçla açıklanmaz. Yazar, metnin etkisiz kalmasını “anlatmak istediğini doğrudan söylemenin metni yavanlaştırmasına” bağlar; bu ilişki çıkarım yoluyla kurdurulduğu için dolaylı anlatım vardır. Doğru cevap C’dir.

  1. Çözüm: Soru, “beklenen sonucun alınamama nedeninin dolaylı biçimde” verilmesini istiyor. Dolaylı anlatımda neden, doğrudan bir açıklama kalıbıyla (ör. “çünkü”, “-den dolayı”) net biçimde söylenmez; ipucu verilir, okur neden-sonuç ilişkisini cümlenin anlamından çıkarır. A ve B seçeneklerinde neden açıkça “çünkü” ile belirtilmiştir: A’da başarısızlığın nedeni “konuyu ayrıntıya boğmak”, B’de ise “gerekli boşlukları bırakmamak”tır. Bu nedenle dolaylı değil, doğrudan gerekçelendirme vardır. D seçeneğinde ise başarısızlığın nedeni verilmez; sadece “sonradan fark ettim” denir. Bu, nedenin dolaylı verilmesi değil, nedenin hiç söylenmemesidir. C seçeneğinde “belli ki” ifadesiyle bir çıkarım yapılır ve neden doğrudan “çünkü” gibi bir bağlaçla açıklanmaz. Yazar, metnin etkisiz kalmasını “anlatmak istediğini doğrudan söylemenin metni yavanlaştırmasına” bağlar; bu ilişki çıkarım yoluyla kurdurulduğu için dolaylı anlatım vardır. Doğru cevap C’dir.

Soru, “beklenen sonucun alınamama nedeninin dolaylı biçimde” verilmesini istiyor. Dolaylı anlatımda neden, doğrudan bir açıklama kalıbıyla (ör. “çünkü”, “-den dolayı”) net biçimde söylenmez; ipucu verilir, okur neden-sonuç ilişkisini cümlenin anlamından çıkarır. A ve B seçeneklerinde neden açıkça “çünkü” ile belirtilmiştir: A’da başarısızlığın nedeni “konuyu ayrıntıya boğmak”, B’de ise “gerekli boşlukları bırakmamak”tır. Bu nedenle dolaylı değil, doğrudan gerekçelendirme vardır. D seçeneğinde ise başarısızlığın nedeni verilmez; sadece “sonradan fark ettim” denir. Bu, nedenin dolaylı verilmesi değil, nedenin hiç söylenmemesidir. C seçeneğinde “belli ki” ifadesiyle bir çıkarım yapılır ve neden doğrudan “çünkü” gibi bir bağlaçla açıklanmaz. Yazar, metnin etkisiz kalmasını “anlatmak istediğini doğrudan söylemenin metni yavanlaştırmasına” bağlar; bu ilişki çıkarım yoluyla kurdurulduğu için dolaylı anlatım vardır. Doğru cevap C’dir.

9. SoruÇoktan Seçmeli

Bilginizi kullanarak aşağıdaki soruyu yanıtlayınız: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi grubu, kendisinden sonra gelen isimle birlikte sıfat tamlaması oluşturmuştur?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

B seçeneğinde “çalışmak isteyenler” ifadesi vardır. Burada “isteyen” sözcüğü fiilden türemiş bir sıfat-fiildir (iste- + -yen) ve “kim?” sorusuna cevap vererek “çalışmak” eylemini yapan kişileri nitelemektedir. Bu sıfat-fiil, kendisinden sonra gelen “-ler” çokluk ekiyle isimleşmiş “isteyenler” sözcüğü üzerinden bir niteleme kurar ve bütün ifade “çalışmak isteyenler” biçiminde bir sıfat tamlaması (niteleme grubu) oluşturur. A seçeneğinde “çıkınca” zarf-fiildir; “konuşacak” ise gelecek zaman sıfat-fiil gibi görünse de burada “hâl” ismini niteleyen bir fiilimsi grubu yoktur, “konuşacak hâlim” ifadesinde asıl yapı çekimli fiile dayalıdır ve aranan “fiilimsi grubu + isim” nitelemesi belirgin değildir. C seçeneğinde “duyduklarını” sözcüğünde “duyduk” sıfat-fiil eki (-dık) almış olsa da burada bir ismi nitelemekten çok “ne?” sorusuna cevap veren isimleşmiş bir yapı (duydukları = duyduğu şeyler) bulunur; ayrıca ardından gelen “unutmak” isim-fiildir ve bir ismi niteleyen sıfat tamlaması kurmaz. D seçeneğinde “kazanmak” isim-fiildir ve cümlede özne görevindedir (“Yarışmayı kazanmak... kazandırdı.”). Bir ismi niteleyen sıfat-fiil grubu oluşturmadığı için doğru cevap değildir.

  1. Çözüm: B seçeneğinde “çalışmak isteyenler” ifadesi vardır. Burada “isteyen” sözcüğü fiilden türemiş bir sıfat-fiildir (iste- + -yen) ve “kim?” sorusuna cevap vererek “çalışmak” eylemini yapan kişileri nitelemektedir. Bu sıfat-fiil, kendisinden sonra gelen “-ler” çokluk ekiyle isimleşmiş “isteyenler” sözcüğü üzerinden bir niteleme kurar ve bütün ifade “çalışmak isteyenler” biçiminde bir sıfat tamlaması (niteleme grubu) oluşturur. A seçeneğinde “çıkınca” zarf-fiildir; “konuşacak” ise gelecek zaman sıfat-fiil gibi görünse de burada “hâl” ismini niteleyen bir fiilimsi grubu yoktur, “konuşacak hâlim” ifadesinde asıl yapı çekimli fiile dayalıdır ve aranan “fiilimsi grubu + isim” nitelemesi belirgin değildir. C seçeneğinde “duyduklarını” sözcüğünde “duyduk” sıfat-fiil eki (-dık) almış olsa da burada bir ismi nitelemekten çok “ne?” sorusuna cevap veren isimleşmiş bir yapı (duydukları = duyduğu şeyler) bulunur; ayrıca ardından gelen “unutmak” isim-fiildir ve bir ismi niteleyen sıfat tamlaması kurmaz. D seçeneğinde “kazanmak” isim-fiildir ve cümlede özne görevindedir (“Yarışmayı kazanmak... kazandırdı.”). Bir ismi niteleyen sıfat-fiil grubu oluşturmadığı için doğru cevap değildir.

B seçeneğinde “çalışmak isteyenler” ifadesi vardır. Burada “isteyen” sözcüğü fiilden türemiş bir sıfat-fiildir (iste- + -yen) ve “kim?” sorusuna cevap vererek “çalışmak” eylemini yapan kişileri nitelemektedir. Bu sıfat-fiil, kendisinden sonra gelen “-ler” çokluk ekiyle isimleşmiş “isteyenler” sözcüğü üzerinden bir niteleme kurar ve bütün ifade “çalışmak isteyenler” biçiminde bir sıfat tamlaması (niteleme grubu) oluşturur. A seçeneğinde “çıkınca” zarf-fiildir; “konuşacak” ise gelecek zaman sıfat-fiil gibi görünse de burada “hâl” ismini niteleyen bir fiilimsi grubu yoktur, “konuşacak hâlim” ifadesinde asıl yapı çekimli fiile dayalıdır ve aranan “fiilimsi grubu + isim” nitelemesi belirgin değildir. C seçeneğinde “duyduklarını” sözcüğünde “duyduk” sıfat-fiil eki (-dık) almış olsa da burada bir ismi nitelemekten çok “ne?” sorusuna cevap veren isimleşmiş bir yapı (duydukları = duyduğu şeyler) bulunur; ayrıca ardından gelen “unutmak” isim-fiildir ve bir ismi niteleyen sıfat tamlaması kurmaz. D seçeneğinde “kazanmak” isim-fiildir ve cümlede özne görevindedir (“Yarışmayı kazanmak... kazandırdı.”). Bir ismi niteleyen sıfat-fiil grubu oluşturmadığı için doğru cevap değildir.

10. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ince” sözcüğü “duygusal olarak kolay etkilenip kırılabilen” anlamında kullanılmıştır?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

“İnce” sözcüğü farklı anlamlarda kullanılabilir: “kalın karşıtı (dar/az kalın)”, “yüksek tonda (ince ses)”, “nazik, düşünceli” ya da “hassas, alıngan (kolay kırılan)”. A seçeneğinde “ince” sözcüğü ip için kullanılmıştır ve “kalın karşıtı” anlamındadır. C seçeneğinde “ince ses” ifadesi, sesin “yüksek tonda/ince” olmasını anlatır. D seçeneğinde “ince tabaka” ifadesi, karın “az kalınlıkta” olduğunu belirtir. B seçeneğinde ise “ince davranış” ifadesi, kişinin “nazik, düşünceli” oluşunu anlatır. Bu kullanım, insanın duygusal yönüyle ilgili bir nitelik olduğundan soruda istenen anlamla (duygusal olarak kolay etkilenip kırılabilen) en yakın ve doğru kullanım B’dir.

  1. Çözüm: “İnce” sözcüğü farklı anlamlarda kullanılabilir: “kalın karşıtı (dar/az kalın)”, “yüksek tonda (ince ses)”, “nazik, düşünceli” ya da “hassas, alıngan (kolay kırılan)”. A seçeneğinde “ince” sözcüğü ip için kullanılmıştır ve “kalın karşıtı” anlamındadır. C seçeneğinde “ince ses” ifadesi, sesin “yüksek tonda/ince” olmasını anlatır. D seçeneğinde “ince tabaka” ifadesi, karın “az kalınlıkta” olduğunu belirtir. B seçeneğinde ise “ince davranış” ifadesi, kişinin “nazik, düşünceli” oluşunu anlatır. Bu kullanım, insanın duygusal yönüyle ilgili bir nitelik olduğundan soruda istenen anlamla (duygusal olarak kolay etkilenip kırılabilen) en yakın ve doğru kullanım B’dir.

“İnce” sözcüğü farklı anlamlarda kullanılabilir: “kalın karşıtı (dar/az kalın)”, “yüksek tonda (ince ses)”, “nazik, düşünceli” ya da “hassas, alıngan (kolay kırılan)”. A seçeneğinde “ince” sözcüğü ip için kullanılmıştır ve “kalın karşıtı” anlamındadır. C seçeneğinde “ince ses” ifadesi, sesin “yüksek tonda/ince” olmasını anlatır. D seçeneğinde “ince tabaka” ifadesi, karın “az kalınlıkta” olduğunu belirtir. B seçeneğinde ise “ince davranış” ifadesi, kişinin “nazik, düşünceli” oluşunu anlatır. Bu kullanım, insanın duygusal yönüyle ilgili bir nitelik olduğundan soruda istenen anlamla (duygusal olarak kolay etkilenip kırılabilen) en yakın ve doğru kullanım B’dir.