Sayı problemlerinde en önemli beceri nedir?
Problem cümlesini doğru denklem veya ilişkiye çevirmek en önemli beceridir.
DGS Sayı Problemleri konu anlatımı; özet anlatım, önemli noktalar ve konuya bağlı testlerle DGS hazırlığını tamamla.
DGS Sayı Problemleri, temel kavramlar bilgisini problem cümlesi içinde kullanmayı gerektirir. Tek-çift sayılar, ardışık sayılar, basamak çözümleme, bölme-kalan ilişkisi ve sayıların birbirine göre durumları bu başlığın temel parçalarıdır. Bu konuda başarı, yalnızca işlem bilmekten değil, metindeki ilişkiyi doğru matematik diline çevirmekten gelir.
DGS’de sayı problemleri kısa cümlelerle verilebilir ama çoğu zaman birden fazla küçük bilgi içerir. Adayın önce bilinmeyeni doğru seçmesi, sonra verilenleri sırasıyla denklem veya tabloya dönüştürmesi gerekir. Soruyu hızlı çözmeye çalışırken “istenen sayı” ile “yardımcı bilinmeyen” karışırsa çözüm doğru ilerlemez.
Bu sayfayı çalışırken problem metnini parçalara bölerek oku. Her cümleyi bir işlem ya da denklem satırına çevirmek, özellikle basamak ve ardışık sayı sorularında büyük kolaylık sağlar. Sayı Problemleri, DGS matematikte temel işlem becerisini gerçek soru diline taşıyan ana konulardan biridir.
Temel kavramları tekrar ederek başla. Tek-çift, pozitif-negatif, ardışık sayı ve basamak değeri bilgileri sayı problemlerinin temelidir.
Bilinmeyeni seçmeden işlem yapma. Soru neyi soruyorsa onu veya çözümü kolaylaştıracak ana değeri x ile temsil et.
Basamak sorularında sayıyı rakamlarıyla çözümle. İki basamaklı ab sayısının 10a+b olduğunu görmek birçok soruyu açar.
Yanlışlarını problem türüne göre sınıflandır. Ardışık sayı, basamak, kalan veya tek-çift hatası yaptığını bilmek tekrar planını netleştirir.
Problem cümlesini doğru denklem veya ilişkiye çevirmek en önemli beceridir.
Sayı rakamlarına ayrılır ve basamak değeriyle yazılır. Örneğin iki basamaklı ab sayısı 10a+b şeklinde ifade edilir.
Ardışık sayıların kaçar kaçar arttığına dikkat edilmelidir; ardışık tek veya çift sayılar ikişer artar.
Klasik kalıpları tanımak, bilinmeyeni doğru seçmek ve gereksiz uzun işlemden kaçınmak hız kazandırır.
Temel kavramlar, bölünebilme, denklemler ve oran-orantı sayı problemlerinin temelini destekler.
Kesir problemlerinde amaç, “parça–bütün” ilişkisini doğru kurup ifadeyi sade bir denkleme dönüştürmektir. Bu sayfada kesirlerin anlamını, problem cümlesini matematik diline çevirmenin yöntemlerini ve en sık yapılan hataları netleştireceğiz.
Sonucun mantığına bak: Kesir 1’den küçükse “parça” bütünden küçük olmalı. Kesir 1’den büyükse sonuç bütünden büyük çıkabilir (bileşik kesir etkisi).
Bir miktar paranın önce ’ü harcanıyor, sonra kalan paranın ’ü harcanıyor. Geriye 30 TL kalıyor. Başta kaç TL vardı?
Başlangıç parası x olsun. Önce harcanırsa kalan, “bütünün” ’üdür.
Sonra kalan paranın ’ü harcanırsa, geriye “kalanın” ’ü kalır.
Burada ile çarpılırsa eder.
Başlangıç para 120 TL.
“Kalanın ’ü” ifadesinde “bütün” artık ilk bütünü değil, kalan miktarıdır.
“Bir sayının ’i 24” demek, 24’ü ile çarpmak değildir; asıl sayı daha büyüktür.
Negatif kesirlerde eksi işareti kesrin dışında olmalıdır:
Kesir problemlerinde en kritik kalıp olan “bir sayının kesri”, “kalanın kesri” ve “art arda kesir uygulama” örneklerini daha hızlı çözecek pratik tekniklere geçeceğiz; özellikle sadeleştirme ve oran mantığını güçlendireceğiz.
Kesir problemlerinde en temel yapı “bir sayının kesri” ifadesidir. Bu yapı hem kesri bulma hem de bütünü bulma şeklinde iki farklı soru tipinin temelini oluşturur.
Bir sayının kesrini bulmak için sayı ile kesir çarpılır.
Bu ifade, x sayısının kadarı anlamına gelir.
80 sayısının ’ü kaçtır?
Sonuç: 60
Bir sayının ’ü 50 ise sayı kaçtır?
Eğer kesir verilmiş ve sonuç biliniyorsa, bütünü bulmak için kesir ters çevrilerek çarpılır.
Bir miktarın önce bir kesri alınıp sonra kalan üzerinden yeni kesir alınan çok adımlı problemlerin mantığını öğreneceğiz.
Çok adımlı kesir problemlerinde kritik nokta, ikinci adımda “bütün”ün değişmesidir. İlk adım sonunda kalan miktar artık yeni bütündür. Bu sayfada art arda kesir uygulama mantığını şablon haline getireceğiz.
Başlangıç miktarı x olsun. Bir miktarın önce bir kesri alınırsa, kalan “1 eksi o kesir” kadar olur. Sonra kalan üzerinden tekrar kesir uygulanırsa, işlem “kalanın kesri” olarak devam eder.
Eğer ikinci adımda kalan miktarın ’i alınıyorsa, geriye kalan oran “kalanın” gibi yazılmaz; bu tür “1” yazımlarına gerek yoktur. Mantık şu: ikinci adımda “kalanın” ’i alınırsa, geriye kalan “kalanın” kadarı olur.
“Kesir henüz hazır değilse matematiksel ifade yazma” kuralı gereği, ara adımlarda parça-bütün netleşmeden kesir yazmak yerine cümleyi netleştir: “kalan miktarın üçte ikisi” gibi.
Bir sayının önce ’i çıkarılıyor. Kalanın ’ü 60 ise sayı kaçtır?
Sayı x. Önce beşte biri çıkarılırsa kalan, bütünün beşte dördüdür.
Kalanın dörtte üçü 60 ise:
Sonuç: 100.
Kesir problemlerinde “eşit parçalara bölme” ve “birim kesir üzerinden bütünü bulma” tekniklerini, özellikle hızlı çözüm sağlayan modelleme yaklaşımıyla işleyeceğiz.
Birçok kesir probleminde “bütün” doğrudan verilmez. Bunun yerine bir parçanın değeri verilir ve bütüne ulaşman istenir. Bu tür soruların en güçlü yöntemi, birim parça (yani “1 parça”) üzerinden ilerlemektir.
Bir kesir, bütünü eş parçalara böler. Payda “kaç eş parça” olduğunu söyler. Eğer payda 8 ise, bütün 8 eş parçaya ayrılmıştır. Bu durumda 1 parça, bütünden “sekizde bir” kadardır.
“Sekizde bir”: demektir. Eğer bu birim parçanın değeri bulunursa, aynı bütüne ait her kesir hızlıca bulunur.
“Pay kadar parça” = “1 parça” × “pay”. Bu yüzden önce 1 parçayı bulmak, sonra pay ile çarpmak en güvenli stratejidir.
Bir miktar suyun önce ’sı kullanılıyor. Kalan suyun ’i de kullanılıyor. Geriye 40 litre kalıyor. Başlangıçta kaç litre su vardı?
İlk adımda altıda biri kullanılırsa kalan altıda beştir. İkinci adımda kalan suyun beşte üçü kullanılırsa geriye beşte iki kalır. Yani başlangıcın “altıda beşi”nin “beşte ikisi” 40 litreye eşittir.
Sonuç: 120 litre.
Kesir problemlerinde “paylaştırma” ve “eşit bölüştürme” sorularını, denklem kurmadan hızlıca çözmeye yarayan oran-model yaklaşımıyla işleyeceğiz.
Kesir problemlerinin önemli bir türü, bir miktarın farklı kişiler veya gruplar arasında belirli kesirlere göre paylaştırılmasıdır. Bu tür soruların çözümünde ana fikir, bütünü eş parçalara bölmek ve her payın kaç parça aldığını belirlemektir.
Bir miktar farklı kesirlerle paylaştırılıyorsa, her kesir o kişinin aldığı payın bütüne oranını gösterir.
Bir miktarın ’i bir kişiye, kalan kısmı başka kişiye veriliyorsa, ikinci kişinin aldığı pay bütünden kadardır.
Tüm payların toplamı bütünü oluşturur. Bu nedenle payların kesir toplamı ’e eşittir.
Bir miktar paranın ’ü Ahmet’e, ’si Mehmet’e veriliyor. Geriye 60 TL kalıyor. Başlangıçta kaç TL vardır?
Verilen kesirlerin toplamı:
Geriye kalan pay:
Bu pay 60 TL olduğuna göre:
Başlangıç para: 240 TL
Kesir problemlerinde “artan–azalan miktar” ve zamanla değişen kesirlerin nasıl modellenip çözüldüğünü öğreneceğiz.
1 / 4 sayfa yüklendi