Cümlede anlam soruları nasıl çözülür?
Önce cümlenin ana yargısı bulunmalı, sonra seçenekler bu yargıya göre elenmelidir.
KPSS Ortaöğretim Cümlede Anlam konu anlatımı; özet anlatım, önemli noktalar ve konuya bağlı testlerle KPSS hazırlığını tamamla.
KPSS Ortaöğretim Cümlede Anlam konusu, verilen cümlede anlatılmak istenen düşünceyi doğru yakalama becerisine dayanır. Neden-sonuç, amaç-sonuç, koşul, karşılaştırma, öznel-nesnel yargı, çıkarım ve kesin yargı soruları bu başlıkta sık görülür. Sınavda bu konu genellikle kısa cümlelerle gelir; fakat seçeneklerde anlamı küçük ayrıntılarla değiştiren ifadeler bulunur. Bu sayfadaki anlatım, ortaöğretim adayının cümlenin yüklediği ana yargıyı, yardımcı düşünceyi ve ilişki sözcüklerini ayırt etmesini hedefler. Cümlede anlam sorularında en sık hata, cümlede söylenmeyen ama doğru olabilecek bir bilgiyi cevap sanmaktır. Bu yüzden sadece verilen cümleden çıkarılabilen yargılara odaklanmak gerekir. Konu iyi öğrenildiğinde paragraf soruları da daha hızlı ve doğru çözülür.
Cümledeki temel yargıyı bul; seçenekleri bu yargıyla karşılaştır.
Çünkü, için, -se, ancak, fakat gibi ilişki kuran sözcüklere dikkat et.
Kesin yargı sorularında yorum değil, cümleden zorunlu olarak çıkan bilgiyi ara.
Seçeneklerde cümlede geçmeyen genellemelere ve abartılı ifadelere karşı dikkatli ol.
Önce cümlenin ana yargısı bulunmalı, sonra seçenekler bu yargıya göre elenmelidir.
Neden-sonuç gerçekleşmiş bir gerekçeyi, amaç-sonuç ise hedeflenen durumu anlatır.
Cümlede verilen bilgiden zorunlu olarak çıkarılabilen yargıdır. Yorum veya tahmin kesin yargı sayılmaz.
Evet. Paragraf sorularında cümleler arası anlam ilişkilerini görmek için bu konu temel oluşturur.
Cümlede söylenmeyen ama mantıklı görünen bilgiyi doğru seçenek sanmaktır.
1. Sayfa: Cümlede anlamın temeli: ana düşünce ve bağlam
Cümlede anlam; bir cümlenin ne söylediğini, hangi mesajı verdiğini ve bu mesajı hangi dil ipuçlarıyla kurduğunu inceler. sınav’de temel anlam ilişkileri, sınav’de ise yorum ve ince anlamlar daha belirgindir.
İPUCU
Aynı kelime ve yapı, farklı bağlamlarda farklı anlam katmanları kazanabilir. Bu yüzden cümleyi, amaç (bilgilendirme, eleştiri, öneri) ve tonla birlikte okumak gerekir.
ÖRNEKLER
“Bu yaklaşım, sorunu kökten çözer.”
Övgü ve kesinlik var: “kökten” + “çözer”.
“Bu yaklaşım, sorunu kökten çözer mi?”
Soru ekiyle kesinlik gider; kuşku/araştırma anlamı gelir.
“Bu yaklaşım, sorunu kökten çözse de yeni sorunlar doğurabilir.”
Karşıtlık var: olumlu yargı dengeleniyor.
Uzun cümlelerde önce yüklemi bulup ana yargıyı yakalayın; ardından neden-sonuç, koşul, karşıtlık gibi ek bilgileri ayıklayın. En sonda tüm parçaları tek mesajda birleştirin.
DİKKAT
2. Sayfa: Temel anlam: gerçek, mecaz ve terim anlam
Kelimenin sözlükteki temel anlamıdır. Genellikle somut ve doğrudan kullanımda görülür; yine de karar bağlama göre verilir.
ÖRNEKLER
“Soğuk su içti.”
Gerçek anlam: sıcaklıkla ilgili.
“Soğuk bir tavırla konuştu.”
Fiziksel soğukluk yok; mecazlaşma var.
Kelimenin gerçek anlamından uzaklaşıp çağrışım/aktarma yoluyla kazandığı anlamdır. Duygu ve değerlendirme içeren cümlelerde sık görülür.
ÖRNEKLER
“Bu sözler içimi ısıttı.”
Sevinç/rahatlama çağrışımı.
“Sınavda batmış.”
Başarısızlık anlatılıyor.
İPUCU
Bilim, sanat, spor gibi alanlarda özel bir kavramı karşılayan kullanımdır.
ÖRNEKLER
“Şiirde ölçü ve kafiye önemlidir.”
Edebiyat terimleri: ölçü, kafiye.
“Üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir.”
Geometri terimleri: üçgen, iç açı.
3. Sayfa: Yan anlam ve çağrışım
Kelimenin temel anlamına bağlı kalarak benzetme yoluyla kazandığı yeni anlamdır; gerçek anlamla bağ tamamen kopmaz.
ÖRNEKLER
“Masanın ayağı kırılmış.”
Ayak: somut parça (yan anlam).
“Dağın eteği sisliydi.”
Etek: dağın alt kısmı (yan anlam).
Bazı kelimeler duygu ve kültürel çağrışım taşır; sorularda bu ton ölçülür.
ÖRNEKLER
“Yuva”
Güven, aidiyet, sıcaklık çağrışımı.
“Issız”
Yalnızlık, hüzün çağrışımı.
“Gösteriş”
Eleştirel bir ton çağrıştırır.
Yan anlam somut bir parça/özellik anlatırken; mecazda anlam daha soyut ve duygusal bir alana kayar.
KISA ALIŞTIRMA
1. “Köprünün ayağı sağlam.” ifadesindeki “ayak” hangi anlamda?
Çözüm: Yan anlam. Köprünün somut taşıyıcı kısmı.
2. “Sözleri çok ağırdı.” cümlesindeki “ağır” hangi anlamda?
Çözüm: Mecaz. Fiziksel ağırlık değil; kırıcı/sert söz.
4. Sayfa: Neden–sonuç, amaç–sonuç, koşul ve karşılaştırma
Bir eylemin hangi sebeple gerçekleştiğini ve bunun hangi sonucu doğurduğunu bildirir. “çünkü, -dığı için, bu yüzden” ipuçlarıdır.
ÖRNEKLER
“Hava yağışlı olduğu için maçı ertelediler.”
Neden: yağışlı hava. Sonuç: erteleme.
“Çok çalıştı; bu yüzden hedefini yükseltti.”
Neden: çalışma. Sonuç: hedef yükseltme.
Eylemin hangi hedefle yapıldığını belirtir. “-mek için, amacıyla, diye” gibi ifadeler görülür.
ÖRNEKLER
“Daha iyi anlamak için not aldım.”
Amaç: daha iyi anlamak.
“Dinlenmek diye erken yattı.”
Amaç: dinlenmek.
DİKKAT
Koşulda bir durum başka bir duruma bağlanır: “-se/-sa, takdirde”. Karşılaştırmada benzerlik/farklılık vurgulanır: “daha, kadar, gibi”.
KISA ALIŞTIRMA
1. “Düzenli tekrar yaparsan hızlanırsın.” cümlesinde koşul nedir?
Çözüm: Tekrar yapmak; hızlanma buna bağlanmış.
2. “Bu yöntem, önceki yöntemden daha açıklayıcı.” cümlesi ne içerir?
Çözüm: Karşılaştırma: üstünlük.
5. Sayfa: Karşıtlık, çelişki, örtük anlam
İki düşünce zıt biçimde kurulur. “ama, ancak, oysa, buna karşın” gibi bağlaçlar ipucu verir.
ÖRNEKLER
“İyi hazırlandı ama heyecanına yenildi.”
Olumlu hazırlık; olumsuz sonuç.
“Bunu istemiyorum; buna karşın denemeye değer.”
İstemezlik ile değer verme karşıt.
Mantıksal olarak bir arada bulunamayacak yargıların verilmesidir. “hangisiyle çelişir?” soruları bu mantıkla çözülür.
ÖRNEKLER
“Herkes geldi.” / “Bazıları gelmedi.”
Bir arada doğru olamaz.
“Asla vazgeçmem.” / “Bugün vazgeçtim.”
Kesinlik çelişkiyi büyütür.
Cümlede açıkça söylenmeyen, ipuçlarından zorunlu olarak çıkarılan anlamdır. “bile, artık, yine, yalnız” gibi sözcükler örtük anlam üretir.
ÖRNEKLER
“O bile bu soruyu çözdü.”
Örtük: Başkaları da çözdü; o genelde zorlanırdı.
“Yine geç kaldı.”
Örtük: Daha önce de geç kalmıştı.
İPUCU
1 / 4 sayfa yüklendi