12. Sınıf Tarih

12. Sınıf Tarih İki Savaş Arasındaki Dönemde Türkiye ve Dünya Testleri

İki Savaş Arasındaki Dönemde Türkiye ve Dünya konusundaki soruları çözümlü testlerle pekiştir.

İki savaş arasındaki dönemi barış arayışlarıyla öğren

I. Dünya Savaşı ile II. Dünya Savaşı arasındaki dönem, ekonomik bunalımın, totaliter rejimlerin ve barış arayışlarının birlikte görüldüğü bir geçiş dönemidir.

Bu çalışma; Milletler Cemiyeti’ni, 1929 Bunalımı’nı, totaliter rejimleri ve Türkiye’nin bağımsızlık ile barış temelli dış politikasını karşılaştırmalı biçimde ele alır.

Bu konuyu çalışırken kazanacağın beceriler

  • İki savaş arasındaki siyasi ortamı açıklar.
  • 1929 Bunalımı’nın dünya siyasetine etkisini yorumlar.
  • Totaliter rejimlerin ortak özelliklerini ayırt eder.
  • Türkiye’nin barışçı dış politika adımlarını değerlendirir.

Sık karıştırılan noktalar

Atatürk dönemi dış politikası yayılmacı değil, bağımsızlık ve barış temellidir.

Verimli çalışma yolu

Dünya gelişmeleri ile Türkiye’nin dış politika hamlelerini aynı zaman çizelgesinde eşleştir.

10. Test

12. Sınıf Tarih İki Savaş Arasındaki Dönemde Türkiye ve Dünya Testleri

İki Savaş Arasındaki Dönemde Türkiye ve Dünya konusu 10. test.

Her soruda doğru seçeneği işaretle.

10 Soru
0/10 Soru0 %
Doğru 0
Yanlış 0
Boş 10
1. SoruÇoktan Seçmeli

Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ne (1932) katılmasıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

Milletler Cemiyeti, savaşları önlemeyi hedefleyen kolektif güvenlik anlayışının bir kurumudur. Türkiye’nin 1930’lardaki barışçı-statükocu dış politikası bu üyelikle uyumludur.

  1. Çözüm: Milletler Cemiyeti, savaşları önlemeyi hedefleyen kolektif güvenlik anlayışının bir kurumudur. Türkiye’nin 1930’lardaki barışçı-statükocu dış politikası bu üyelikle uyumludur.

Milletler Cemiyeti, savaşları önlemeyi hedefleyen kolektif güvenlik anlayışının bir kurumudur. Türkiye’nin 1930’lardaki barışçı-statükocu dış politikası bu üyelikle uyumludur.

2. SoruÇoktan Seçmeli

1930’larda Avrupa’da revizyonist devletlerin güçlenmesi Türkiye’yi bölgesel ittifaklara yöneltmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu revizyonist dalganın bir sonucu olarak Türkiye’nin doğu sınırlarında güvenliği artırmak amacıyla attığı adımdır?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

Sadabat Paktı (1937), Türkiye’nin İran, Irak ve Afganistan’la doğu sınırlarında güvenlik ve iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen bir bölgesel düzenlemedir. 1930’lardaki revizyonist tehdit algısı bu tür paktları teşvik etmiştir.

  1. Çözüm: Sadabat Paktı (1937), Türkiye’nin İran, Irak ve Afganistan’la doğu sınırlarında güvenlik ve iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen bir bölgesel düzenlemedir. 1930’lardaki revizyonist tehdit algısı bu tür paktları teşvik etmiştir.

Sadabat Paktı (1937), Türkiye’nin İran, Irak ve Afganistan’la doğu sınırlarında güvenlik ve iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen bir bölgesel düzenlemedir. 1930’lardaki revizyonist tehdit algısı bu tür paktları teşvik etmiştir.

3. SoruÇoktan Seçmeli

1929 Dünya Ekonomik Bunalımı’nın Türkiye’de devletçilik politikalarının benimsenmesini hızlandırmasında aşağıdakilerden hangisi en doğrudan etkili olmuştur?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

Bunalım, ihracat gelirlerini düşürüp dış ticareti daralttı; özel girişim yatırımları finansman bulmakta zorlandı. Bu ortamda sanayileşmeyi devletin üstlenmesi zorunlu görüldü.

  1. Çözüm: Bunalım, ihracat gelirlerini düşürüp dış ticareti daralttı; özel girişim yatırımları finansman bulmakta zorlandı. Bu ortamda sanayileşmeyi devletin üstlenmesi zorunlu görüldü.

Bunalım, ihracat gelirlerini düşürüp dış ticareti daralttı; özel girişim yatırımları finansman bulmakta zorlandı. Bu ortamda sanayileşmeyi devletin üstlenmesi zorunlu görüldü.

4. SoruÇoktan Seçmeli

Lozan’dan sonra Türkiye’nin 1930’larda izlediği dış politika yaklaşımının “statükoculuk” niteliğini en iyi gösteren gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

Statükoculuk mevcut sınırların ve düzenin korunmasını savunur. Balkan Antantı, Balkanlarda sınırların korunması ve revizyonist tehditlere karşı ortak tutum alma amacına dayanır.

  1. Çözüm: Statükoculuk mevcut sınırların ve düzenin korunmasını savunur. Balkan Antantı, Balkanlarda sınırların korunması ve revizyonist tehditlere karşı ortak tutum alma amacına dayanır.

Statükoculuk mevcut sınırların ve düzenin korunmasını savunur. Balkan Antantı, Balkanlarda sınırların korunması ve revizyonist tehditlere karşı ortak tutum alma amacına dayanır.

5. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ne 1932’de üye olmasının sonuçlarından biri olarak değerlendirilemez?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

Boğazlar rejiminin değiştirilmesi 1936 Montrö Sözleşmesi ile gerçekleşmiştir. 1932 üyeliği ise daha çok uluslararası saygınlık ve diplomatik etkinlik sağlamıştır.

  1. Çözüm: Boğazlar rejiminin değiştirilmesi 1936 Montrö Sözleşmesi ile gerçekleşmiştir. 1932 üyeliği ise daha çok uluslararası saygınlık ve diplomatik etkinlik sağlamıştır.

Boğazlar rejiminin değiştirilmesi 1936 Montrö Sözleşmesi ile gerçekleşmiştir. 1932 üyeliği ise daha çok uluslararası saygınlık ve diplomatik etkinlik sağlamıştır.

6. SoruÇoktan Seçmeli

1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin Türkiye açısından sağladığı kazanım aşağıdakilerden hangisidir?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

Montrö ile Türkiye Boğazlar üzerinde egemenlik yetkilerini genişletti ve bölgeyi askerileştirme hakkını aldı. Böylece güvenlik açısından Lozan’a göre daha avantajlı bir statü oluştu.

  1. Çözüm: Montrö ile Türkiye Boğazlar üzerinde egemenlik yetkilerini genişletti ve bölgeyi askerileştirme hakkını aldı. Böylece güvenlik açısından Lozan’a göre daha avantajlı bir statü oluştu.

Montrö ile Türkiye Boğazlar üzerinde egemenlik yetkilerini genişletti ve bölgeyi askerileştirme hakkını aldı. Böylece güvenlik açısından Lozan’a göre daha avantajlı bir statü oluştu.

7. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdaki gelişmelerden hangisi, iki savaş arası dönemde “revizyonist” devletlerin uluslararası düzeni zorlayarak II. Dünya Savaşı’na giden süreci hızlandırmasına örnek gösterilemez?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: A

Revizyonist tutum, mevcut antlaşma ve sınırları değiştirmeyi amaçlayan saldırgan politikaları ifade eder. Balkan Antantı ise statükoyu korumaya dönük savunmacı bir girişimdir.

  1. Çözüm: Revizyonist tutum, mevcut antlaşma ve sınırları değiştirmeyi amaçlayan saldırgan politikaları ifade eder. Balkan Antantı ise statükoyu korumaya dönük savunmacı bir girişimdir.

Revizyonist tutum, mevcut antlaşma ve sınırları değiştirmeyi amaçlayan saldırgan politikaları ifade eder. Balkan Antantı ise statükoyu korumaya dönük savunmacı bir girişimdir.

8. SoruÇoktan Seçmeli

1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin Türkiye açısından en temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: B

Montrö ile Türkiye, Boğazlar üzerinde egemenlik ve güvenlik yetkilerini güçlendirdi. Boğazlar bölgesini askerîleştirme (tahkim) hakkı elde etti.

  1. Çözüm: Montrö ile Türkiye, Boğazlar üzerinde egemenlik ve güvenlik yetkilerini güçlendirdi. Boğazlar bölgesini askerîleştirme (tahkim) hakkı elde etti.

Montrö ile Türkiye, Boğazlar üzerinde egemenlik ve güvenlik yetkilerini güçlendirdi. Boğazlar bölgesini askerîleştirme (tahkim) hakkı elde etti.

9. SoruÇoktan Seçmeli

Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin 1930’lu yıllarda izlediği güvenlik politikalarının bir sonucu olarak ortaya çıkan bölgesel ittifaklardan biridir?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: C

Balkan Antantı (1934), Türkiye’nin Balkanlarda statükoyu koruma ve güvenliği sağlama hedefiyle kurduğu bölgesel bir iş birliğidir. Diğerleri Türkiye’nin öncülük ettiği bölgesel ittifak niteliğinde değildir.

  1. Çözüm: Balkan Antantı (1934), Türkiye’nin Balkanlarda statükoyu koruma ve güvenliği sağlama hedefiyle kurduğu bölgesel bir iş birliğidir. Diğerleri Türkiye’nin öncülük ettiği bölgesel ittifak niteliğinde değildir.

Balkan Antantı (1934), Türkiye’nin Balkanlarda statükoyu koruma ve güvenliği sağlama hedefiyle kurduğu bölgesel bir iş birliğidir. Diğerleri Türkiye’nin öncülük ettiği bölgesel ittifak niteliğinde değildir.

10. SoruÇoktan Seçmeli

1932’de Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ne (Cemiyet-i Akvam) katılmasında aşağıdakilerden hangisi en belirleyici etkenlerden biridir?

Lütfen önce bir cevap seç.

Doğru cevap: D

Türkiye, 1930’larda barışçı ve statükocu dış politika izleyerek uluslararası sistemde yer edinmeye çalıştı. Milletler Cemiyeti’ne katılım bu çizginin ve güvenlik arayışının sonucudur.

  1. Çözüm: Türkiye, 1930’larda barışçı ve statükocu dış politika izleyerek uluslararası sistemde yer edinmeye çalıştı. Milletler Cemiyeti’ne katılım bu çizginin ve güvenlik arayışının sonucudur.

Türkiye, 1930’larda barışçı ve statükocu dış politika izleyerek uluslararası sistemde yer edinmeye çalıştı. Milletler Cemiyeti’ne katılım bu çizginin ve güvenlik arayışının sonucudur.

İki Savaş Arasındaki Dönemde Türkiye ve Dünya Sık Sorulan Sorular

1929 Dünya Ekonomik Bunalımı neye yol açtı?

İşsizliğe, ekonomik sorunlara, devlet müdahalesinin artmasına ve siyasi radikalleşmeye yol açtı.

Atatürk dönemi dış politikasının temel özelliği nedir?

Bağımsızlık, barış, gerçekçilik ve ulusal çıkarları koruma anlayışıdır.

Bu konu nasıl çalışılmalı?

Dünya gelişmeleriyle Türkiye’nin dış politika hamlelerini aynı kronoloji üzerinde çalışmak gerekir.